25 Temmuz 2008 Cuma

Az önce...

Az önce Zeytinköyden geldim...
Evet,öğlen yazdıklarıma ek;her şehrin belli yerleri vardır,uyuşturucu satış ve temininin yoğunlaştığı,o nun mukabilin de illegalitenin,(hayat kadınları,uyuşturucu satıcıları,silah çalıntı mal ve benzeri...),bol miktarda bulunduğu ve yaşam tarzı haline geldiği!Hollanda da 'Red light street',Almanya'nın pek çok şehrindeki,'Hauptbahnhof':Ana tren garları,İstanbul da Taksim,Gaziosmanpaşa sarıgöl gibi,londra da picadelli line gibi!Antalyada ise bu Zeytinköy'dür.Burası,avrupada ki emsalleri ile kıyaslandığın da küçük,de olsa Türkiye ve özellikle Abntalya için oldukça büyük bir illegalite merkezidir.Eee tabii ki ben de oraya salamura sarma yaprağı alamaya gitmedim!Bu arada bu utanç verici eylemleri yazmamda ki amaç bundan gurur duyuyor olmam değil başta oğlum ve yiğenlerim olmak üzre beni okuyan,örnek alma ihtimali olan kişilere gerçekleri olabildiğinçe açık anlatmam ve insanların benim ve gayrı meşru hayatın gerçeklerini öğrenerek aynı saçamalıkları tekrarlayarak hayatlarınını mahvetmelerinin önüne bir nebze olsun geçebilmek...(umarım)!
evet,sanırım benim için artık çok geç,1993 te ters yola girdim...o tarihten beri savaşıyorum bazen çok yol alıp kazandığımı zannetmeme rağmen sanırım aslında sadece sonumu geciktirmişim!oysa bazen gerçekten kazanmak üzere olduğumu zannetmiştim.Ve bi türlü büyümeyi başaramadım çocuksuluğun masum ve iyi bi şey olduğunu zannederdim!Ama maalesef hayat safların ve çocukların dayanabileceği tarz bi oyun değil...Ben sadece basit bi hayat istedim 17 yaşından beri hayatı çabuk keşfettim ve anladım bu da beni üzdü...Ben çok para ve mal istemedim
annemi babamı
sizleri ve arkadaşlarımı özledim onlarla beraber olmak istedim.Sevdiğim şeyleri yemek ve içmek,seyretmek öğrenmek görmek istedim!Ama bana hep tersini dayattılar çevrem ve hayat...
Babam öldü ama kimse bana bunun aslın da normal bişi olduğunu ve çok kötü de birşey olduğunu anlatmadı...baban babaannen halan bunu bana anlatmadılar anlatamadılar...Kötü değillerdi sadece cahillerdi ve önyargılıydılar....
şim di,ben de bunu anlayamadığım ve de kabullenemediğim için üzülmeye başladım...
Ve bu arada dinlediğim müzik sayesinda ingilizce öğrenmeye baaşladım.ama bazen herşeyi bilmek insanı mutlu etmez hatta tam tersi rahatsız eder.Matrix filminin birincisinda morpheus keanu rieves a biri mavi biri kırmızı iki hap göserir ve mavinin gerçeği göstereceğini,kırmızının ise gerçekleri unuttururak sanal olan matrix dünyasında yaşamasını sağlayacağını söyler...O da tabii ki insanın en temel iç güdüsü olan merak ve gerçekleri öğrenme isteğiyle yanarak mavi hapı alır (yani hapı yutmıştur=)).Fakat gerçek hayat zor ve tadsızdır...İçinde bütün ihtiyacı olan mineral ve vitaminler olmasına rağmen yemekler bulamaç şeklinde tatsız kokusuzdur...elbiseler sadece sıcaktan ve soğuktan koruyacak şekkilde basit ve renksizdir...Bir süre sonra pişman olmaya başlar gibi olur morpheusa şikayet eder.Ama morpheus ona:Ben sana bül bahçesi vaad etmedim sadece gerçekleri vaad ettim der,;=)).İşte hayatta böyledir,bütün hayaatın boyunca gerçekleri ve bilinmeyini bilmek istersin ama öğrenince çoğu zaman hayal kırıklığına uğrarsın...Ve işte bu yüzden gerçeği öğrenen insanlar ne kadar zengin ve güçlü olsalarda,kurt cobaib,janis joplin,einstein,jimi hendrix,eminem,atatürk,soner tüter gibi,gilgeleştikçe ve gerçekleri öğrendikçe,alkole uyuşturucuya,yanlızlığa ve öüme yaklaşırlar.Çünkü hayat onlara artık heyecanlı ve zevkli gelemek yerine,kalanılması gereken bişey haline gelir.Hatta peygamberler filozoflar ve bilgeler dahi,sürekli ölüm isteğiyle yaşamaya başlarlar.çünkü asıl gerçek hayatın ölümden sonra geleceğini,herşeyin başladığı yere,hayatın ve insanın temeline,allah'a,nura sevgiye ulaşmak için ölmek gerektiği gerçeğine nail olmuş(ulaşmış ve anlamış)lardır...Mevlananın dediği gibi;'Her gün şölen her gün şarap,ne değeri var?değeri düşünde içtiğin su kadar.Bir gün uyanır(ölür)ve anlarsın susuzluğunu!Düşün de içtiğn suyun ne anlamı var'?
Yani gerçeği anlamaya başlamış insanlar,Atatatürk gibi,hacı Bektaşi veli gibi,Freud(froyt) gibiKurt cobain gibi,nice yazarlar sanatçılar bilgeler gbi,alkol ve uyuşturucuyu,acıyı ve yanlızlığı,zevk için değil hayata katlanmak için içerler.yine bu yüzden acı çekeceklerini bile bile kullnmaya devam eder ve miktarını arttırırlar.Yanlızlığa ve acı çekmeye devam ederler,uykusuzluk çekerler.bakınız,hz.muhammed,isa,budha vb.gerçeği anlayamayan insanlar ise(yada anlamamazlıktan gelenler ise),yine uyuşturucuların en güçlüsü olan paraya sekse ve güce bağımlı hale gelirler.Para onlar için artık harcayıp zevk alınacak halden çıkmış bir bağımlılık haline gelmiştir,hırslarının esiri haline gelirler...yedi sülalerine yeticek kadar paraları olmasına rağmen hep daha fazlasını isterler,insanları yönetmeye ve satın almaya çalışılar...eğer parasız kalırlarsa kimsenin onları istemeyeceklerini düşünürlerki haklıdırlar da!Ne acı değil mi?
oysa tamamen hayali,sanal bi dünyada yaşarlar.Parayla sahip oldukları kişiler onlara aslansın kaplansın,büyüksün derlerken içlerinden de,'ulan ne şerefsiz,soysuz,mına koduğum çocuğu,parası olmasa bi dakka yanında durmam,yüzüne bakmam derler!
bunlarda bunu bilirler ama yapacak bişeyleri de yoktur paraya ve güce daha da sıkı sarılırlar.Sekste böyledir,kadınları erkekleri onlarla para için yatar,o nunla seviirken başkasını düşünüp fantezi yaparlar...Bu yüzden ben iki senedir seks yapmıyorum çünkü öyle seks yapacağıma mastürbasyon yaparım,gerçekten sevdiğim ve sevildiğim insaları düşünerek!














8

Diasetil Morfine dönüş ve ölüm!

17 yaşındayken öğrendim,sırtımda bıçak yaraları vardı.Kimseye güvenme!Niyeki?Diye soracak kadar aptalım!Neyse sonunda öğrendim:'İnsan ihanet eder sonunda'
Tamam aziz değilim,melek te değil.Ama hiç istemedim ki bunları olmayı.İnsan olmak bu kadar zormu?!7 yaşında Diasetil morfin,iki kere asit anhidrit ile asetile edilmiş morfin,'Eroin',kullanmaya başlamam sadece benim hatam yada zayıf kişiliğimin sonumuydu...sanmıyorum seneler sonra WHO bağımlılığın bir hastalık olduğunu ilan ettiğine ve heryerde tedavi merkezleri kurulduğuna göre...Hayır hayırkimseyi suçlamıyorum!Ne erken yaşlarda ölüm evlilik gibi 'Ciddi' kavramlarla tanışmam ne dinlediğim heavy metal müziğin depresif alt yapısı nede üniversitede istemediğim bölümde okumak zorunda bırakılışım nede bi bilge büyüğün etrafımda olmayışı ve hayatla ilgili sorularıma cevap veremeyişi!Sadece önüme çıktı ve denedim ve lanet şey hoşuma gitti!Zaten beş yaşından beri aile toplantılarında sulu rakı içmem sonucu alt yapı da oluşmuştu!Teyzem ile annem (ikisinide çok severim) fiskos masasının başında tüttürdükleri çorap kokulu maltepe sigarasının sonunu içmeme izin vererek alt yapıyı hazırlamışlardı!Bilmeden tabiiki cehalet herzaman insanın sonunu hazırlar...Neyse,18 yaşında evlenmek,daha sonra tekrar ve tekrar evlenmek ki eroin den bile ölümcüldür!Benim hata tekrarlamak konusunda bir ekol olduğumu gösterir...
sonuç olarak hatalarımdan ders almayı bilmiyorum,tekrar ve tekrar deniyorum.Bi umut belki busefer iyi olur diye ama olmuyor!O yüzden cidden kendimi bu dünyadan ayırmaya karar verdim...Ama cidden baya bi para gerekiyor domuz gibiyim...Yükseklik korkumm yüzünden falezlerden atlama seçeneğini geçiyorum...En az 100 ytl lik diasetil morfini damardan çakıp,tabii damar bulabilirsem,üzerinede 180 tane hap içmem gerekiyor.Çünkü zaten 13 yıldır alkol,eroin,metadon,subutex,diazepam,alprozalam,meprobamat,difenoksilat,codein vb.den oluşan ölümcül kombinasyonları kullanıyorum bırakın ölmeyi midem bile bulanmıyor.bu arada trafik kazaları ve beyin ameliyatlarını,tsunami ve depremleri saymıyorum.Ama sabreden derviş muradına ermiş bende sanırım bu aralar kendimi öldürmeyi başaracağım aslında ernesti ve sevgili ailemi bir daha göremeyecek olmam bu kararı almamda etkili oldu!Aslında silahla ölümde makul ama hem pahalı hem organ bağışında bulunmak istiyorum o açıdan ama ne yapayım yine başaramazsam son çare bi 14 lü nyadabi 44'lük!

18 Temmuz 2008 Cuma

İnanamıyorum

Evet,yine biriyilik yapma denememin üzerinden üç yıl geçti o zaman 2000 dolar kaptırmıştım şimdi ki miktar daha küçük ama yıkıcı etkisi daha büyük oldu!
fikir aşaması dahil,isim bulma finansal yardım dahil her aşamasında kurucu olarak yeraldığım bir projede daha çırak çıkarılıp tek başıma kaldım!sanırım oğlum ernesrt'in annesi Agnieszka'nın beddualarının etkisi yada 'Karma' nın vücud buluşu!Kesinlikle hatalıydım!ama ben miyim sadece hatalı olan?evet kesinlikle O'na vurmamam gerekiyordu!Ama aklım başımdan gitmişti ve bu !gidiş'in' tek sorumlusu ben değildim'!
Olayları baştan 1 kez daka katırlayalım:Ben Tayland tayım,telefonum çalıyor...ve Tsunami olayını öğreniyorum.Türkiye^ye dönüyorum.Annem pankreas kanserinin terminal döneminde metastaz gerçekleşmiş,kanser bütün vucuda yayılmış ölüm bekleniyor...:Ben,eroin bağımlısı olarak gittiğim Tayland'tan tramadol(bir opium-afyon-alkoloidi) bağımlısı olarak dönüyorum.agnieszka doğum yaptı,oğlum Ernest üç aylık,baba oldum,oğlumu resimlerden görüyorum,annem ölmek üzere,param yok.Eve girmemi bile istemeyen bir abim ve yengem,benden nefret eden bir ablam ve eniştem,bana kızgın bir karım ve ailesi ve yine benden pek hazetmeyen bir dileğim var!Yani iyice boka battım:Evde annemin dayanılmaz acılarını azaltamaya çalışan,sentetik morfin aldolan.uyku ve depresyon ilacı remeron var.Bi kaç ampulü alıp kendime kalçadan yapıyorum.-pek tavsiye etmem beliniz tutlabilir-benim de manevi acılarım var ve biraz iyi geliyor.Bir kaç gün sonra ramazan bayramının üçüncü günü annem beden terki yapıyor.Abimden 40,000 dolarlık eve karşı 1000 dolar alıp evi ona veriyorum tek amacım oğlumu görmek ve karımın yanında olmak!Polonyaya gidiyorum ama daha yeni başlıyor...Son yaptığım morfin iğnesini iki kere kullandığım için apse yapan kalçama anestezisiz bir operasyonla 6cm delik açılıyor./param yok anestezi için)bir ay böyle geçiyor...Sonra dişim ağrıyor parasızlıktan çektiriyorum ama yanlış diş çekiliyor...Tekrar çekiliyor ce 1000 ytl lik proez köprü dişimi kaybediyorum!Manevi acılar fizksel acılarla birleşiyor harmanlanıyor...Acılarımı dindirmek için reçetesiz kodeinli preparatlaarı interneten öğreniyorum...efferalgan kodein deki 30 mg kodein yeersiz...10 15 tablet alıyorum anca ama parasızlıktan onlarada ulaşamıyorum..eşimin ruh hastası annesine verilen imnovane isimli ilaçları aşırıyorum insomni de kullanılan bu ilaçlar uyumama yardım ediyor bu arada annesinse tramadol damla da olduğunu öğreniyorum...Bunlarda tükeniyor günlerim bütün aileye yemek yaparak,oğluma part time bakarak alını değişirerek ve radyo dinleyip ingilizce kitap okuyarak geçiyor! Hava soğuk kar yerden hiç kalkmıyor...Alışverişten artan bozukluklarla vodka ülkesinde 100ml lik vodka alarak uyumaya ve depresyona dayanmaya çalışıyorum ve spor yapıyorum...bir gün yemek için baharat ararken annesinden kaldığını tahmin etiğim okzazepam tabletleri buluyorum.İçkiyle karışırınce konrolümü kaybediyorum...Ve alakasız bir şekilde Agnieszka'ya yumruk atıyorum...Aile birbirne giriyor!Kısa bir süre sonra Türkiye'ye dönüyorum...Bir dilek tutuyorum dileğim gerçekleşiyor...Beraber Tayland'a gidiyoruz rusça tercümanım Narvin de orada sahaya ülkeye giremiyor büyük trajedi...Merdivenlerden düşüyorum...Beyin ameliyatı,omzum çıkıyor...Narvin kaçıyor Dilek yanımda bir aydan fazla hastanede yatıyorum,orada verilen narkotik ağrı kesiciler yüzünden bağımlılığım nüksediyor...Sonuç:binlerce dolar borç,çıkık bir omuz ortadan kaarpuz gibi ikiye ayrılan kafa tası,beni silen bir hatta üç kadın,Saf acı...kalıyor!Annem karım,oğlum ailem ve param yok!
tekrar baştan başlıyorum...uyuşturucu ile mücadelem,ailemle mücadelem,parasızlıkla mücadelem...Ve dış görünüşüm ve farklı düşünsel yapımın doğal sonucu olarak topumla mücadelem tekrar başlıyor...Eee ne oldu şimdi?1993 ten beri devam eden ki /(o zaman 17 yaşındaydım ilk eroin ve ilk aşk!).yani hiç mesafe alamadım...Şimdi paramı kaptırdığım kişi tarafından sokağa atıldığım için internet parasıda yok gitmem lazım parkta yattım dün gece telefonum kimlğim çalındı karakola gidip haber vereyimde daha da köü şeyler olmasın!hwehehe delirdim ben!...