11 Mart 2007 Pazar

siz hiç,amonyakta koka pişirdinizmi?

İğne otomatı'(spritzen automat) nedir?bilirmisiniz?Bende,günde yirmi tane iğne yapana kadar bilmiyordum!Şimdi resmini de bulamadım,ama neyse anlatmaya çalışayım;Şöyle bir olgu,ya aslında başından başlamam lazım.1995 sonları yada 96 başlarıydı!Tam olarak hatırlamamı beklemeyin,bunları yazabilmem bile mucize.Bir gün Reyhanla kavga ettim,nedenini de hatırlamıyorum,ama,büyük olasılıkla boktan bişeydi.Neyse,ablamı arayıp,bana Türkiye^ye bir bilet yollamasını söyledim.Zaten,Almanya'ya gitmemi de pek istememişlerdi.Reyhan telefonu kaptı,ve ağlayarak,sadece kavga ettiğimizi,önemli bişey olmadığını söyledi.Aslında,bende dönmek istemiyordum,O'nu çok seviyordum,bir sene boyunca rahip hayatı yaşamıştım,onun için.Neyse,telfonu kapattık,Reyhan,özür dileyip duruyordu,bende,Türkiyeye dönmekten vazgeçmiştim,ama kızgınlığım geçmemişti,eskiden çok kızgın bir adamdım-şimdi de öyleyim ama içime atıyorum-vede tehlikeli.Çok kavga eder,genelde döverdim,ama bazende dayak yediğim oluyordu.Yaptığı heykellerden,en sevdiğini kırdım,sonrada,en sevdiği çiçeği kestim.Ya heykelle çiçeğin ne suçu vardı?Evden çıktım.Doğru benim torbacıya sürdüm,Almanyada kaldığım dört sene boyunca,hep arabamız vardı,yada beleş tren bileti.Şehir içinde acele işim yoksa arabayı kullanmazdımTrafik bazı saatlerde felaket oluyordu.Arabayı kullanmaya bayılırdım,ama,Trafik beni,tiksindiriyordu.Torbacıyı bulmam zor olmadı,Almanya da, her köşe başında torbacı vardır,ve bazen alkol için harcadığınız zamanın yarısında,ihtiyacınız olan herşeye ulaşırsınız,ot,kokain,hap,eroin ne isterseniz.Bazen evlere servis bile yapar,torbacılar.Eve gelmeden önce bir eczaneye uğrayıp,onlu paket insülin şırıngası aldım.Kendime,eroin iğnesi yapacaktım.Ben miydim,küçükken eve gelen iğnecilerden kaçıp,koltuğun arkasına saklanan?Aslında bu korku bizi üç sene iğneden uzak tuttu!Ama şimdi,eroini döktüğüm ve içine(filmlerde gördüğüm gibi)limon suyu sıktığım eroinin,erimesini seyrediyordum.Aslında hiç bir fikrim yomku,iğne hakkında,junky leri hep aşağılamış ve uzak durmuştuk,Reyhanla beraber.Ama şimdi,hayatımdaki en büyük meydan okuyuşlardan birini yapmak üzereydim,yada salaklık!Ama er yada geç bu olacaktı,diyorsanız yanılıyorsunuz.Reyhan ve ben uyuşturucu için fazla taşşaklı çıkmıştık!Hasta olmayacak kadar kullanıyorduk,parasal sorunlar yaşamıyorduk,ikimizde üniversiteye gidiyorduk,ve yakın çevremizden kimse bunun farkında değildi.Oysa bataklığı daha çok gömülüyorduk.Kotaine de başlamıştık.Ama sadece burundan çekerek.Bu,insanın hayatında;kırılma noktası,denen durumlardan biriyidi.Ama kendime ve Reyhana,birbirimize,o kadar çok güveniyorduk ki;kimse ve hiçbirseş,bizi yenemez,birbirimizden ayıramazdı!Aslında,gerçekten de öyleydi.Sınır tanımaz ve güvenin,bizi nereye götüreceğini,tahmin edemiyorduk.Ayrıca önemi de yoktu,son nokta ölümse ve ölümden.kanundan,cennet ve cehennemden,korkmuyorsanız?Sizi ne durdurabilir?Amotörce kaynattığım eroini,zar zor şırıngaya çektim.Çok koyuydu!Sonrada koluma ittirdiğim iğnenin,pompasına bastım!İnanılmaz bir acıydı!Ve hiçte kafam olmamıştı.Aynı malı,uzun süredir yaptığımız gibi alümünyum folioyu,altına çakmak tutup ısıtarak,içtim.Mal iyiydi.Uygulamada bir hata vardı!Ve iğneyi yaptığım yer,kırmızı,mor arası bir renge dönüşmüş,sızlıyordu.Kesin birşeyler yanlıştı.Beş gramlık paketi kapıp,hemen evin önündeki,bağımlıların,iğne yaptığı,yemek yediği,sıçtığı(direkte evmizin önünüde,baştan kaybetmek diye buna rerim.) ve uyudukları parka koştum.Orada,daha tedavi olmadığı her halinden belli,bir eroinmana takıldı gözlerim.Yanlızdı.Ona bana iğne yapmasını,bunun karşılığındada ona;bir gram age(eroin)vereceğimi söyledim.Birden o sönük gözleri alev aldı.Age in,ismini bile duymak,bir bağımlıyı canlandırmaya yeter.Ve bir gram onun için çok büyük bir miktardı!Bu miktar için,bütün gün tren istasyonunda mütşeri beklerdi.Ve üç babıl(0,3gramlık paket)sattığında,ona sadece bir babıl verirleridi,bu onu sadece tedavi ederdi.Kullanmayanlar bilmez,hasta hasta(krizde)saatlerce soğuğun altında beklemek,bir bağımlı için ölümden daha kötüdür.Ama başka yolu yoktur.Bu insanların çoğu sokakta yaşar(Almanya soğuk bir ülkedir).Sosyal yardım alamazlar,ve gittikçe artan doz yüzünden,daha çok paraya ihtiyaçları vardır.Sadakalar da yetmez.Çoğu zaman günde bir öğün ucuz birşeyler yer ve tuvaletten su içerler.Bir gram onun için iki gün dilenmeden,aşağılanmadan,tedavi olmak,karnını doyurmak deketi.O'na malı gösterdim.Bu insanlar,(zaten kendisi hasta olan)bir toplumun kanserli hücreleri olarak görüldükleri için,çoğu zaman mağzalara,iyi restaurantlara alınmaz.Hatta isviçrede bir parka toplandıklarını ve günlük uyuşturucunun devlet tarafından dağıtıldığını duymuştuk.Topluma karışmamaları,hırsızlık yapmamaları vesaire için.Kimseye de güvenmezler!Malı görünce,sordu;sağlammı olsun?Tamam nasıl hazırlanacağını bilmiyordum,ama iğnenin sizi on saniye içinde öldürebileceğinide biliyordum,-Evet dedim,sağlam olsun!aMA ÖLDÜRMEYECEK KADAR!Kıkırdadık.Sonra yarım gramdan fazla malı kaşığa koydu,sonra cebinden çıkardığı paketteki,beyaz,askorbik asidi de ekledi(c vitaminin toz hali!)Ve su ekledi.Bol miktarda,su!Sonra,iki iğneyede(iğneleri yanımda getirmiştim,temiz,HIV,sifils yada hepatit kapmak istemiyordum,ama bu hepatit c yi engellememiş sadece geciktirmişti!)Sonra kolumu,belinden çıkarttığı kemeriyle,üst tarafından iyice sıktı(bunu ben de yapmıştım ama...)Daha sonra.ufak olan iğnenin metal kısmını.iyice morarmış olan damarlarımdan birine soktu,azbişey canım yanmıştı.Ve sonra benim yapmadığım şekilde;pompayı geri çekerek,damarın içinde olup olmadığını kontrol etti(ben kan alınırken yada doktor iğne yaparken,başımı öbür yana çevirdiğim için,bunu hiç görmemmiştim)emin olduğunu anladı ve yarısı dolu olan şırıngayı,damarıma enjekte etti.Hakkaten sağlamdı.Vücudumu,daha önce olmadığı kadar hızlı bir şekilde,bir sıcaklık kapladı.Sıcaklık yavaşça,damarlarımı takip ederek,bütün vücuduma yayıldı.Ben de aynı miktarda,belkide fazla kullanıyordum,ama bu çok daha etkiliydi.Zaten,ilk seferin heyacanıyla,beynim,adrenalin pompalıyordu.Age in teskin edici etkisi,adrenalinin;uyarıcı,enerji verici etkisiyle birleşmişti.Sanırım,yüz metreden daha az olan eve,uçarak ulaştım.Reyhan evde yoktu,teybi açtım,manovar çalıyordu.Saatler sürdü etkisi.Reyhan eve geldiğinde,hergece olduğu gibi,sevişmek için Üstümdekileri çıkardığımda,kolumdaki kendi icadım,morluğu gördü.Geri çekildi ve yüksekle,bağırma aarsında bir ses tonuyla,bu ne?diye sordu.O'na,bütün olanları anlattım.Birlikte olduğumuz beş sene boyunca,bu inanılmaz,ama,doğru;birbirimize hiç yalan söylemedik!Bağırıp,çağırdı.Ve o gece beni,seks ile(bu benim için çok büyük bir cezadır.)cezalandırdı.Daha sonra konuştuk.Bana,nasıl bir his olduğunu sordu.Hep uzak durmuştuk,iğneden,ama,içten içede merak ediyorduk.Ben cesaretimi toplamış,denemiştim!Ama,cehaletimiz ile beraber;iğnenin,bizi götürebileceği noktaları da,tam olarak bilemesek bile,tahmin ediyorduk.-Aslında,dedim,o kadar da farklı değil.Aslında çok farklıydı!Aynı miktarda mal ile on kat,hemde farklı,bir kafaydı.Ama onu uzak tutmak istiyordum.O zamanlar,o nun hayatı,benimkinden önemliydi,ve bu onunda dayanamayacağı kadar kötü olabilirdi.Yanlız,birbirimize yalan söylemememizin bir sebebide;bir birimizi çok iyi tanıyor,ve yalan söylediğimizde anlıyor olmamızdı.Hemen anladı tabii.Söyle,dedi.Nasıldı?Daha fazla kaçamazdım.Tamam dedim,biraz farklı,yani biraz daha kuvvetli demek istiyorum!Nasıl?yani,dedi.Bu,gerçektende,hayatımızın kırılma noktalarından,belkide en şiddetli olanıydı.Ve tabiiki,denemek istediğini söyledi.Reyhan,benim kadar kuvvetli,benden çok daha güzel ve iradeliydi.Ben ne yaparsam,oda yapmalıydı!Hatta beni düzmek istediğini bile söylemiş,bende arkama bişey sokturmayacağımı,kesin bir dille,ifade etmiştim.Ama bu onu durdurmamış;araya yastık koyup,beni arkadan ittirir gibi yapmış,hatta rgazm bile olmuştu.Bazen,o nu ödüllendirmek istediğimde,buna izin veriyordumBazen benim bile hoşuma gidiyordu.İşte,şırnganın,hayatımıza,sonrada,kollarımıza,kasıklarımıza ve hatta boynumuza girmesi,böyle olmuştu.İğne otomatıyla tanışma ise daha geç cereyan etmişti.Yavaş yavaş,maddi zorluk çekmeyede başlamıştık.Dozaj,sürekli artıyordu.İlk başladığımızda,bir gram ikimize,bir hafta yetiyordu.Fakat Almanyadakı malların kalitesi(saflık oranı)düşüktü.Türkiye de kullandığımız mal,yüzde onlukken,Almanya da bu oran yüzde ikiye kadar düşüyordu.Hesaplı olsun diye,beş gramlık paketler almaya başlamıştık.Fakat,dolma hissi olmayan balıklar gibi kullanıyor,gözlerimiz kapanmadan(taklaya düşmeden)duramıyorduk.Zaten bir level atlamı,burundan çekmekten,alümünyum folyo ya geçmiştik. Ama buda yeterli değildi.Beş gramı,bir-iki günde bitiriyorduk.Buda;pakete ödediğimiz,ikiyüz marktan,ayda 4000-6000 mark arası birşey yapıyordu adtı kokain.Ama giyim,kuşam,beslenme,okul masrafları,elektrik-su,ısınma gibi bir sürü önemsiz,ama yaşamak için gerekli,masraf demekti.Buna yasal yollarla para yetiştirmemizin imkanı yoktu.İğneye geçme.geçici bir rahatlama yaratmakla beraber,daha kötü sonuçlarada yol açabilirdi.Ve artık,kontrolümüzüde kaybetmiş,hasta olmaya başlamıştık.Aslında iyi bile dayanmıştık.Ama zaman gelmişti!Bırakmaya karar verdik.Ama bu sandığımız kadar kolay dlmayacaktı.Bende torba koymaya(ufak satıcılık)karar verdim.Her gün,öğrenci kartıyla Düsseldorf'a gidiyor,orada tanıştığım Bingöllülerin evinde yarısını,ufak paketler yapıyor ve orada satıyordum.İyi para kaldırıyordum.Kendi kullanacağımız;2,5-3gramı ayırdıktan sonra,geriye kalandan,on paket yapıyor,sekizini satıyor,ikisinide,ilk elamanım olan,Deniz'e veriyordum.Malın parasın çıkardığım gibi,kır ila yüz mark ta artıyordu.Kendi paramızda cebimizde kalıyordu.Bir balayı dönemiydi.Uyuşturucuyla beraber.Deniz,Türk tü.Tam olarak nereli olduğunu bilmiyorum ama,şivesi düzgün,iyi bir çocuktu.İğne yapmazdı Deniz.Yani,en azından,eroini çakmıyordu!Folyodan içiyor,ama Kokaini,iğne yapıyordu.İşleri büyüttük!Günde on,onbeş gram alıyor,eğer iyice beklersek,günde(kendi kullandığımız hariç)500mark a kadar kazanıyorduk.Bu deli paraydı,o zamanlar(halada büyük para)!Deniz kendi payıyla,beyaz(kokain)alıyor,bense sadece bir iki fırt çekiyordum.Eğer ben kullanmışsam.kesin Reyhana da götürüyordum.O na yalan söyleyemezsiniz.Daha sonra(insan aç gözlüdür,ama artık düzeldim!Umarım.)Bu,kokain dünyasıyla içli dışlı olduk.Bizim Bingöllülerde beyaza başlamıştı.Ama sorun yine aynıydı;artan maliyetler!Bu arada,beyaz(kokain)işleri,genellikli zencilerin,kahverengi(EROİN)Türklerin(çoğu PKK için çalışan Kürt!)Afganların,iğranlıların elindeydi.Alman eroinmanlar acınası ama acımasız durumdaydılar.Bizim yada zenciler için komisyonculuk yaparlardı.Çoğunlukla.Bingöllüler iki kişiydiler.Almanyaya kaçak yollardan girmiş.Her nasılsa yakalnmadan,yanlarında,iki kiloda saf kahverengi getirmişlerdi.Bense,yasal olarak,bir seneyi aşkındır burada olduğum halde;çalışma izni bile alamıyordum.Aslında fiili olarak çalışıyordum ama biraz riskliydi,iş!Bu arada,aşıyı almış,kokainin hastası olmuştuk.Ama fiziksel bağımlılığı yoktu.Gerçi;çok fena bir psişik bağımlılığı vardı.Yani içtikçe içesin gelir cinsinden,ama esas tehlikenin farkında değildik;Kokain iğnesi!Bi gün bingöllülerden alışveriş yaparken,biraz yaşlı olanı girdi içeri.Para boldu lavukta.İki kilo saf,en az on kilo veya400.000(dörtyüzbin)demekti!Eroinde kullanmıyorlardı,iki üç ayda parayı buldular.Millete,özellikle kızlara,Jack DANIELS ve çukulata ısmarlıyor,.a. üstündü g,t zkiyorlardı.İki hafta önce beyaz a başlamışlardı.Ama dedim ya;para boldu.Ve herkes,kendine çok güvenir!Ben bağımlı olmam.istediğim zaman bırakırım!falan filan.Ve ben bıkmıştım,bu geyiklerden.Alkoliklerde,kendilerini ve etrafı aynı hikayelerle kandırır ve esrarkeşler,aşırı şişmanlar;yakında bırakıcam!Ama ben artık,bizim bağımlı olduğumuzu kabullenmiş,kendimize bir süre koymuştum.Ama bu hiçte kolay değildir.Bırakmak,uzaklaşmak,maddi manevi kayıplar,fiziki ve ruhsal acılar demektir.Neyse,lavuk üç dört gram koka yı masaya koydu.Ben acaba bi fırt da bize düşermi=diye beklerken,masanın altından bir paket çıkardı.İçinde;iğne amonyak,ufak birde çakı.Kendi kendime;bunlar,dedim,kopmuş.Ama ortada bir terslik vardı!Eğer iğne yapılacaksa,iğne nerdeydi?ve amonyak.Ne ilgisi vardı iğneyle?Daha önce görmüştüm,koka iğnesinin nasıl yapıldığını,soğuk suya döküyorlardı,kokaini,ve hiç ısıtmadan ve bişey karıştırmadan,iğnenin arkasıyla ertiyor ve filtrede süzüp;BOM,evet sadece bom,yani ben okadar biliyordum.Ama amcam,kokaini,daha önce amonyakla doldurduğu kaşıa boşalttı.Ve alttan çakmakla ısıttı,kaynayana dek!KOKAİN KAYBOLMUŞTU!YANİ GÖRÜNMÜYORDU!Sonra,çakının ucunu içeri soktu.Soğukla temas eden,yağ halindeki kokain,tekrar koyulaşıyor ve soğudukça beyazlaşıp,kristalleşiyordu.

Hiç yorum yok: