15 Mart 2007 Perşembe

Kötümserlik,içinde acı bir gerçekliği barındırmaktadır.maalesef.İşte böyle bir ortamda,iğne otomatını gördüm.Almanya'da pek çok şey beni şaşırtmıştı.Ama sanırım,iğne otomatı ençok şaşırtan şey olmuştu,beni.Şimdi şöyle açıklayabilirim,sigara otomatı,prezervatif otomatı görmüşsünüzdür,yada park otomatı.Bu konuya nereden geldim?Sanırım 2001 yılıydı.Biz;eroini bırakmışlar arasında,bayram tabir edilen,bir seferlik,kullanımlar olur.Bayram,bir seferliktir.Eğer daha fazlası olursa bu,uyuşturucuya tekrar başlamak demektir,ve inanın bana hiçte zevkli değildir.Çünkü biri,morfin,eroin tipi bir ilaç bağımlılığına bulaşmışsa,sadece bir kullanım bile o'nu tekrar krize sokabilir.Bu bütün çabaların boşa gittiği,bırakmak için aynı acıların çekilmesi gerektiği anlamına gelir.Neyse,bayram yapmak üzere,İstanbul,küçükçekmece'deki torbacıdan yarım gram a yakın peynir(eroin)almıştık,Ayı'yla beraber.Ayı'nın ismi;Murat dı.Ama ben onu tanıdığımdan beri,ayı derdim.Sadece,yakın adkadaşları ona ayı diyebilr,çünkü;kendisi gerçekten ayıdır.Sizi öldürmez,ama sizinle işi bittiğinde,ölmeyi yerlersiniz.Neyse,ben peynir'i iğne le kullanmaya karar verdim,bir yıl sonra,sağlam,tek seferlik bir vuruş.Genelde uyuşturucu bağımlıları,berduş gibi görünür,ki bir aralar bende öyle gözüküyordum.hatta hala öyle gözüküyor olabilrim.Ama bir senedir,temizdim.Eczaneye girdim ve,iki tane insülin şırıngası dedim.Eczacı yada kalfa,yada ikisi birden olan şahıs,hayır,dedi.Bu,genelde olur.Kendini üst tabakaya ait zanneden eczacılar,junky'lerle muhattap olmayı sevmez.Fakat ben,eroinman gibi gözükmüyordum.Daha sı eroinman değildim,yani iki senedir.dahası;benim ablam eczacı!Neyse bunu sorun yapmadım.Beş-altı tane eczane vardı,yanyana.Ama en sonuncusuna geldiğimde,çıldırmıştım.Hatta bir tanesi açıklama bile yapmıştı;"bu semtte(k.çekmece)çok eroinman olduğu için,dükkanlarımızda insülin iğnesi,dahası hiçbir tür,şırınga bulundurmuyoruz!Ulan,orası eczane.Yani;kasab'a giriyorsun,cevap;"et blundurmuyoruz!burada çok obez varda!?Çıldırmamla beraber,bak dostm dedim;eroinmanlara iğne satmazsan,onlarda buldukları eski yada kullanılmış şırıngaları kullanırlar.ve aids(HIV),Sifilis(frengi)hepatit-B,C(sarılık)bulaştırlar,kendilerine,hatta sizin değerli toplumunuz'a bile bulaştırabilir.(benim başıma geldi;temiz diye,bana kendi kullandığı iğneyi vermişti,birisi,AİDS'LİYDİ,Neyseki,başka bir eroinman beni uyarmış,hayatımı kurtarmıştı!?).Yani anlıyormusun dedim?İğne satmayarak,uyuşturucu kullanmasını engelleyemezsin birinin,bu obez birine kaşık vermemek gibi!Yok,dedi!Satmıyoruz!Küfürler edrek dükkandan çıktım.Nasılsa,herhangibir semtten alabilirdim,dahası;içebilir,burundan çekebilirdim,kolayca.Ayı beni sakinleştirdi.Bir araba kiralamıştık,ve sanırm Bakırköy'dü,BAŞKA BİR SEMTTEN İĞNEYİ ALIP YAPTIK.İşte buradan aklıma geldi,iğne otomatı.Almanya'da,bağımlıların etrafa ve kendilerine,virüs bulaştırmaması için,önce sabah sekizden,akşam yediye kadar açık,krise cafe,yada beratungs zentrum(danışma merkezi,dedikler)isimli yerlerde,eski iğnelerinizi yenileriyle,ücretsiz,değiştirir.Bağımlının hayatı,hep sınırlardadır.O yüzden,maddeyi yada parayı nezaman bulacağı belli değildir.İşte gavurlar,bunu da hasaplayarak,şehrin belli bölgelrine,İĞNE OTOMATI yerleştirirler.Otomat,demir,bir yada iki mark'la(şimdi euro'dur herhalde) çalışır.Parayı atıp,düğmeye bastığınızda,bir paket düşer.Paketin içinde,sadece şırınga yoktur,eroini çözmeye yarayan askorbik asit ve ıslak kolonyalı mendilde düşer.Ben genelde,otomatı kullanmazdım.Bir kaç çeşidi olmakla beraber,hiç insülin şırıngası olmazdı,otomatlarda.Ama,eski nesil hariç,bütün iğneciler insülin şırıngası kullanır.Bu şırınganın özelliği,iğnesinin çok daha küçük olmasıdır.Aslında,2'lik yada 5'lik denilen,büyük iğneler,damar açısından çok daha sağlklıdr.Fakat,küçük iğneli şırıngalarla damar bulmak,malzemeyi saklamak ve kasık,boyun,el gibi bölgeleri kullanmak daha kolaydır.Ben ilk iğnemi 1995 yılında yapmıştım.Ama aktif olarak iğne kullanmam,kokain'le başladı.Eroinden bir günde en fazla,dört yada beş iğne yaparsırınız.Kokainde ise,üst sınır yok gibidir.Paranız ve hayatta kalma şansınız ile ilgilidir herşey.Bazen bir yada iki günde,hiç uyumadan,"yirmi ile otuz"arası,iğne yaparıdk,ilk karım,Reyhan'la beraber.Buna,söylediğim pekçok kişi inanmıyor,salldığımı düşünüyor.Ama bütün iğneciler,özellkle,"Almanya'dakiler biliyordur,atmadığımı.İlk defa,bize eroin bulan çocuk yapmıştı,gözümün önünde,kokain iğnesini.Daha sonrada,Düsseldorff'da benimle çalışan,Deniz.Deniz,ufak tefek bir çocuktu.En fazla"onbeş,onaltı"yaşındaydı!Ben eroin içiyordum.O ise kokain iğnesini çakıyor,üstüne de,eroin içiyordu.Eroin'i "çakmazdı"!Nedenini sorduğumda;eroin iğnesinin hastalığı(bağımlılık,kriz)çok daha kötüdür!Dostum,derdi.Ben daha önce eroin iğnesi yapmıştım.Reyhan da.Ama,üniversiteye gidiyorduk,ayrıca,bir süre sonra,iğne izlerini saklayamazsınız.Kaynanamlar,her haftasonu bize gelirlerdi,biz onlara giderdik.Burundan çekiyorsan,yada içiyorsan çok daha zordur,etrafındakilerin bunu anlaması.Ve bizim,sosyal bir hayatımız vardı!Üniversiteye gdiyorduk,araba kullanıyorduk.Sanırım,Reyhan'ın ailesinin cehalitide buna yardımcı oluyordu.Kimse,kendi çocuğuna uyuşturucu bağımlılığını yakıştıramaz!Bu şekilde,üç sene,çoğu insan anlamadan,uyuşturucu kullanmayı sürdürdük.Deniz,Wuppertal'da bir doktordan bahsediyordu,ismini bilmiyordu ama,o bir kodein arzt idi,yani kodein,DHC saft tedavisi uygulayan bir doktor.Ama her gün kullanmaya başlamamıza rağmen,bırakmak istemiyorduk,henüz vakti gelmemişti!Zaten,daha öncede başarmıştık.İstediğimiz zaman bırakırdık!Hem iyide para kaldırıyordum.Her gün,Düsseldorf'a gidiyor,hem kendi kullandımız uyuşturucuya para vermiyor,hemde üstüne bir sürü para kazanıyordum.Bu böyle,birsüre daha devam etti.Bir gün,Essen-Düsseldorf treninden inmiş,adeta bir havaalanını andıran,Düsseldorf ana tren garında(hauptbahnhof-Hbf)yürüyordum.Denizin yanına gidecektim.Paketleri evde hazırlıyor,satacağım ve kullanacağım paketleri yanıma alıyordum.Reyhan'a da kullanıcağını veriyordum.Paketleri,yakalanmamak için,çoğunun yaptığı gibi,ağzımda taşıyordum.Paketleri,ustaca ağızdaki tükürük'den ıslanmayacak şekilde paketlemek gerekiyordu.Ben üç kat ince çöp poşeti kullanıyordum.Aslında,buda başka bir sorun yaratıyordu,ortalıkta,çok sayıda Abzicher(dolandırıcı)vardı.Ve benim de ilk seferimde tutulduğum gibi,içine kahve,sütlü kahve ve hatta kum koyanlar bile vardı.Parasız kalan bir eroinman,herşeyi yapabilir,hatta"öldürebilir bile"Ama,bizim müşterilerin çoğu tanıdıktı,ve enfazla kaçkez dolandırabilirsiniz,aynı yerde insanları?Ve o,dolandırdığınız insanlar,ki ben beni dolandırana yaptım,sizi dövebilir,bıçaklayabilir ve hatta öldürebilir!Amaçsız insanlardır eroinmanlar.Ve kaybedecek birşeyi olmayan insanlar,gerçekten en tehlikeli insanlardır!Ama yinede,ağızda taşımak,polisten korunmanın en iyi yoludur.Hatta bir süre sonra,o kadar ustalaşırsınız ki;ağzınızda yirmi paket varken,yemek yer,bişeyler içebilirsiniz.Ama bu konuda,Almanya'da kendilerine binbo denen,zenciler bir numaradır.Ağızlarında,yüzden fazla paket varken konuşabilir,döner yiyebilir,kola içebilirler.Ben en fazla yirmi paket taşıyabiliyordum.Zencilerin çoğu,kürtler,kaçaklar,Almanya'ya sırf bu amaçla geliyordu.Bir kaç senede parayı bulup,ülkelerine geri dönebilmek.Ama çoğu,kendi sattıklarına bağımlı olur,ya sınırdışı edilir yada hapse girerdi,yada hem hapse girer hem sınırdışı edilirlerdi.Ben ise karımla kendimin masrafları için satıyordum,ufak satıyordum.Ve şanslıydım,hapse girmeden,sınırdışı edilmeden,dahası ölmeden,dönebildim geriye!Deniz,çoğunlukla,gar'ın önündeki,parkı andıran yerde olurdu.Ama orada değildi.Tekrar içeri girdim ve arka bahçeye doğru yürümeye başladım.Arkada,çimenlik,oldukça büyük bir park vardı.Bağımlılar burada iğnelerini yapardı.Polis,iğne yapan bağımlılara dokunmaz.Onlar zaten bitmiştir.Kurtulmaları için hiç yol kalmamıştır!Toplumun ve polisin gözünde.Hapse atmaya bile gerek duymazlar.Çoğu parklarda dilenerek yaşar.Ve yine çoğu,Aids,HepatitB-C yada dalak büyümesi gibi,onları bir iki senede öldürecek hastalıklardan muzdariptir.Polis,satıcılarla uğraşır,büyük satıcılarla.Ve çoğu kendileri kullanmaz büyük satıcıların.Ben küçük bir dealer'dım(torbacı),ama sanırım iyi göründüğüm için,iki resmi giyimli polis beni durdurdu.İlk defa polisle muhattap oluyordum,ve yanımda pasaportum da yoktu."Ausweis"(kimlik)dedi,kadın olan.Tam olarak,ödüm bokuma karışmıştı.Ağzımda yirmi paket vardı.Nüfus cüzdanımı uzatırken,paketleri teker teker,yutmaya başladım.İkisi telsizle konuşurken,bana nereli olduğumu sordular.Bense yutkunmamı bitirmiştim,ve Essen dan geldiğimi söyledim.Türk olduğum,zaten kimlikte görünüyordu.Erkek olan,"bak";dedi,burada uyuşturucu bağımlıları takılır!Bilmiyormusun?""Hayır"dedim."Tamam"dedi,dikkat et,buralarda fazla dolaşma!Tamam dediğimde,benden uzaklaşıyorlardı.Lanet yirmi paketi,boşuna yutmuştum.Midemde yirmi tane eroin paketiyle kaldım.Tam ALTI gram.Ve neyapacağımı bilmiyordum,Denizi bulmalıydım,paketler,bir saat içinde patlayabilirdi ki buda,ölmem demekti.Sktiminin polisleri,beni durdurmuş,kimliğime bakıp bırakmıştı.Yutmam gereksizdi yani,ama çaylaktım,neyapacağımı bilmiyordum,Denizi bulmalıydım,hemen!On onbeş dakika sonra Deniz'i buldum.O'na heyecanlı ve cabuk bir şekilde olanları anlattım.Gülerek,sakin olmamı söyledi.Puşta bak,ben bir kırkbeş dakika içinde öleceğim ve bana sakin ol!Diyor.Hemen,en yakındaki ucuz marketler zinciri,Aldi'ye girdik.Bir buçuk litrelik su ve bir paket tuz alıp çıktık.Sote biryerde,çalıların arkasında(bu arada;sokakta,çalıların arasında ve portakal bahçelerinde sevişmeye bayılan bir sevgilim vardı,cinsel fantezi ufkumu çok açtığı bir gerçektir!)tuzu suyun içine döktü,iyice çalkalayıp,içmemi söyledi.Deniz benden ufaktı,bedenen ve yaş olarak.Ama sokaklarda yaşamak onu tecrübelendirmiş,güçlendirmiş ve sertleştirmişti.Beni sadece ortak olarak değil,bir abi olarak da görüyordu.Ama bir uyuşturucu bağımlısı ne kadar güvenilir olabilirdi?
Tuzlu su,etkisini çabuk göstermişti.Aslında bunu daha önce de görmüştüm,halamın kızı intihara kalkıştığında,oradaki hademe kusmasi için vermişti.Ama onda,intahar edecek göt yoktu,o başka.Ya herneyse,tuzlu suyu içtim,ve dakikalar geçmedi ki,şidettli bir şekilde püskürmeye başladım.Paketler,teker teker çıkıyordu.Bütün pakketler çıktıktan sonra,hepsini bir güzel yıkadık ve sattık.Ölümle yarıştan birkez daha galip çıkmıştım.Ama bu artık fazla oluyordu,ki daha yeni başladığımı bilmiyordum!Deniz,heryerde çakıyordu,iğneleri,bense tedirgin oluyordum.Telefon kulbesinde,tren tuvaletlerinde,kısaca heryerde çekinmeden çakıyordu.Bir gün,Deniz'le beraber,alüminyum folyo dan age içiyorduk,metro asansöründeydik.Her tarafı cam kaplıydı asansörün,ve biz gayet sakin,eroinimzi içiyorduk.Asansör,yerin üstüne çıktığında son fırtlarımızı içiyorduk.İki genç asansörü bekliyordu,muhtamelen.Asansör tamamen yukarı çıktı,cam kapı açıldı.Biz dışarı çıkmak için adımımızı atmıştık ki,gençler asansöre binmek yerine bize,kimliklerini gösterdiler,Polis.Ben,eroinin yarattığı kabızlık olmasaydı,altıma sıçabilirdim.Deniz ise çok sakindi.Almanya'da doğduğu için,almancası çok iyiydi.Polislerler yere attığımız alümünyum folyo yu alıp bize bu ne?diye sordular.Deniz yürütüyordu konuşmayı,ben anlıyordum muhabbeti,ama daha cevap verecek kadar almanca bilmiyordum.Üstümüzde hiç mal yoktu,o gün Denizin on beş yaşında olduğunu öğrendim!Bense daha on dokuz!Polisler,bidaha yapmayın falan filan bişeyler söyleyip,bizi bıraktılar.İnanamıyordum,bu Türkiye'de olsaydı?!Hayal bile etmek istemezsiniz!Günler böyle gelip geçiyordu,Deniz'i her iğne yaptığında gördüğüm de,içimde biyerler inciniyor,kanıyordu sanki.Elimden gelse gerçekten onu kurtarmak isterdim.Ama önce kendimizi kurtarmalıydım,kurtarmalıydık.O zamanlar,kurtuluşun Deniz de olduğunu bilmiyordum.Deniz'in bahsettiği,Wuppertal'deki kodein doktorundan bahsettim Reyhan'a.Fakat Reyhan,dşardan yardım almamıza sıcak bakmıyordu.Söylediğine göre;Doktor'a gidersek fişlenecektik.İkimiz de üniversiteye gidiyorduk,ve eğer fişlenirsek,iş bulamazdık,hatta sosyal yardım bile alamazdık.Ama denemelerimiz sürekli başarısız oluyordu.Önce kendi yaşadığımız olan şehirde,Essen de bir TÜRK kadın doktor a gittik.Benim türkçem daha iyi olduğu için,konuşmayı ben üstlendim.Kadına kısaca durumumuzu anlattım.Ve kadın yapabileceği tek şeyin,bize remidacin yazmak olduğunu söyledi.Remidacin her tablette 30mg kodein ihtiva ediyordu,bu hiç yoktan iyiydi.Başka bir doktordan Rhopynol,1mg,yazdırmıştık.Buda çok kuvvetli bir uyku ilacıydı,argo da tecavüz hapı olarak biliniyordu.Kara borsa da Fransız malı 2mg'lık tabletleri de satılıyordu,tanesi bir mark,ama doktor a yazdırırsak bedava idi.
Plan şuydu;gündüzler iki tablet,60mg Remidacin,gece uyumak için 1mg Rhopynol.Plan fena görünmüyordu.Ama kodein fosfat'ın etkisi dört beş saatte geçiyordu.Kadın herbirimize iki paket,yani kırkar tablet yazmıştı.Oysa bizim günde on tablet kullanmamız gerekiyordu,yine çuvallamıştık.Buarada,Deniz hırsızlık'tan içeri girdi,çocuk hapishanesine.Ben de artık Düsseldorf'a gitmiyordum.Bir gün,Essen da Serhat'la tanıştım.Bu arada üniversiteye ya gitmiyor,yada kafam iyi gittiğim için,bi bok anlamıyordum.Reyhan devam ediyordu okula,hiç değilse birimiz kurtulmalıydı!Ben kendimi feda ettim.Serhat,Alten Essen denilen,daha çok Kürtlerin yaşadığı bir bölgede oturuyordu.Evi fena sayılmazdı.O da Kürtlerden yüz,ikiyüz gram alıyor,beş gramlık paketler yapıp satıyordu.Paketler hiçbir zaman beş gram olmaz,üç buçuk eğer iyi ise,dört gramdır.Serhat ile baya bi samimi olmuştuk.Genelde onun evinde takılıyorduk.Bir sevgilisi yoku,ve Reyhan la ben kalıyordum,yataka odasında.Fakat,Serhat biraz garipti.Sanırım akli dengesi bozuktu.Ama bunu sorun yapmıyorduk.Bize ucuz bazande veresiye mal veriyordu.İğne ve burundan çekmede,kullanım çok kısa sürer.Dakikalar içinde işiniz biter,ama eğer alümünyum folyodan içiyorsanız,ve mal dandikse,bazen saatler sürer içme işlemi.Serhatın mal'ı çok dandikti.Bize yüz Marka beş gram veriyordu.Ama herakşam saatlerce içiyorduk.Ama dedim ya,neredeyse beleşe geliyordu.Bir gün Serhat ile beraber oturmuş,eroin içiyorduk.Kapı çalındı,gelen,ismini tam hatırlamadağım bir İtalyan dı.Hastaydı,çok kötü görünüyordu.Serhat ona biraz mal verdi,ve geçen seferki borcunu hatırlattı,İtalyan cevap verdi.Tam olarak ne dediğini hatırlamıyorum ama,galiba falan filan deyip,işi unutturmaya çalışyordu,Serhat iyi bir çocuktu.Ama dedim ye,biraz garipti.İtalyan'a vurmaya başladı.Bu genelde olur,yani bu ortamlarda kavga sıkça olur,aldatmalar,sahtekarlıklar,iyi kafayla söylenen saçma sözler.KAVGA İÇİN YÜZLERCE NEDEN VARDIR.Ama ben kavgayı sevmem,ellerim de narindir.Serhat vurdukça vuruyordu.Onu banyo ya götürmüştü,benim yanımda kimseyi dövmesini istemiyordum.İtalyan içerden,"HILFE"yardım diye bağırıyor,O bağırdıkça,Serhat daha çok vuruyordu.Diğer komşular duyabilir di,buda hiç iyi olmazdı.Zaten bir satıcının evinde kalarak yeterince risk alıyordum.Kalkıp banyo ya gittiğmde,durum sandığımdan daha vahimdi.İtalyan'ın ağzı burnu kan içindeydi.Serhat vurdukça vuruyor,İtalyan karşılık bile veremeden,sadece elleriyle yüzünü kapatıyordu.İtalyan'ı elinden aldığımda,bırak!Dedi,sen karışma."Oğlum dedim;bütün mahlleyi buraya toplayacamsın,tabii,polisleride"!Serhat durdu.Parandeler atan yeşil gözleri,devinimlerini yavaşlattılar.Sonra da,durdular.İtalyan'a;"git elini yüzünü yıka"dedim.Serhat'ı da kolundan tutup salona götürdüm.İtalyan,tuvaletten geldi,dedim ya Serhat gerçekten de garipti.Hiç birşey gibi,italyan'a biraz eroin verdi ve"git"dedi.İtalyan malı aldı,ve kanayan yüzüne,açılan kaşına aldırmadan,banyo ya gitti.Ben şaşırmış bir şekilde bakarken,"İğrenç"dedi,bu adamlar bitmiş!İğnecilerden bahsediyordu."Biz sanki iyibir bok yiyoruz"dedim.BİR SÜRE KONUŞMADIK.
Serhat'tan çekinmeye başladım.Tren garın da,şehrin orta yerinde,millete bıçak çekiyor,insanları yumrukluyordu.Bana hiç bulaşmadı,birkere beni soyan"bir Afgan mülteciyi"nasıl dövdüğümü,görmüştü.Bana diş geçiremeyeceğini biliyordu!Ama ortalık yerde saçma sapan haraketler yapması,başımızı polisle derde sokabilirdi.Bunu onada söyledim,aynı zamanda da sabıkalıydı,içeride birkaç yıl geçirmişti.Anlayışla karşıladı,yavay yavaş arayı soğutmaya başladım.
Zordur,"normal"yada"iyi"birilerini bulmak,uyuşturucu dünyasında.Yani özünde,hrkesin,"iyilik"taşıdığına inanırım.Ama uyuşturucuyla yaşamak,çok zordur.O yüzden;zayıf,iradesiz insanların,bağımlı olduğu tezine katılmıyoru.Tamam,uyuşturucu,bu dünya'ya ve insanalar'ına,dayanma gücü veriyor,olayları,bir yere kadar kolaylaştırabilir,bunu kabul ediyorum.Ama,onunla yaşamak,ona para bulmak,sanıldığı kadar da kolay değildir.Şöyle de söylenebilir;intihar yada bırakmak,kolay olan yoldur.Bu ara açıklamayla sizi yormak istemiyorm,gerekli olduğunu düşünüyorum.Deniz,Serhat,ikiside bana hayalkırıklığı yaşatmıştı,bir ara kendi başıma çalışmaya karar verdim.Bu çok daha zordur.Deniz de,Serhat'da,bana oldukça yardım etmişlerdi,ama çok da zararları olmuşlardı.Yanlız çalıştığım dönemde,Almanya'ya kaçak yollarla gelmiş,bir mülteciyle tanıştım,Diyarbakır'lı Kürt bir mülteci.O zamanlarda,o'nun gibi onlarcasıyla tanışmıştım.Almanya'ya,kaçak yollarla gelmiş,uyuşturucu satıp,para biriktiren,"KÜRTLER"Bu insanlar,PKK'nın yardımyla Almanya'ya kaçak olarak gelirlerdi,iş bulmaları imkansızdır.Değişik eyaletlere,genellikle de,benim de yaşadaığım,North Rhein Westfalen'e,gelirlerdi.Ben,Almanya'nın 6ıncı en büyük şehri olan;Essen da oturuyordum,ama bu eyaletin başkenti,Düsseldor,en büyük şehri ise,Köln'dür.
bu eyalette de,Bochum,Gelsenkirschen,Duisburg,Krefeld,Wuppertal,Leverkusen,gibi diğer büyük ve Türk'lrin ve Kürt'lerin yoğun yaşadığı şehirlerdi.Ben nerdeyse,bütün bu şehirleri dolaşıyordum,ama ençok,Düsseldorf,Duisburg ve kendi yaşadığım,aynı zamanda üniversitesine gittiğim,Essen'da.Ve kodein saft almak için gittiğim;Wuppertal.Almanya da,araba plakaları,şehrin büyüklüğüne göre;tek harf yada iki yada üç harf olurdu,yani ismi;"E"ile başlayan en büyük şehir olduğu için,"Essen'in plakası;E ile başlar,iki üç harf ve iki rakamla biter.Benim arabalarımdan,Mazda 626 model olanı,"E RS 655"idi,diğer arabmız,Citroen VİSA model olanı,Reyhanın annelerinin yaşadığı şehir olan;Wesel şehrine kayıtlıydı,Ve plakası,WES AZ 98'idi.Bir diğer kullandığım araç95 model bir Mercedes 500SEL olanı,Düssedorf'a kayıtlydı,ve plakası;"D GH 099'du.Biaralar da,güzel bir,BMW'im varıdı,plakası;HH EE 568,Honnover'e,kayıtlıydı.Aslında,Hannover oldukça büyktür.Ama,"Hamburg daha büyktür,bu yüzden,Hannover;HH'idi.Teork olarak;Hennover'in,"HA",olması gerekir,fakat,"HH";Hansastadt Hannover'in kısaltmasıdır.Benim de yaşadığım şehir olan,NRW'de'(kuzey Ren Westfalen)pekçok büyük şehir vardır,bunlar görece olarak,yüzölçümüyle değil,nüfuslarına göre büyüktür,yine bu eyalette,şehirler,neredeyse birbirine girmiştr.Pek çok zaman,tren'le yada otoban'da,arbayla ilerlerken,bir şehir biter,aynı yarden diğer şehir başlar.Yüzölçümü olarak,Konya şehri kadar bir alanda,Düsseldorf,Essen;Duisbrg,Bochum,Oberhausen;Krefeld;Botrop;Leverkusen,Gelsenkircen(Schalke),Rattingen,Wesel,Nuess gibi,şehirler birbirlerine geçmiştir.Herbiri,bir şehir büyüklüğündeki,devasa endüstriyel ve sanayi kuruluşları,bir şehirde başlar,diğerinde biter.Ve bu şehirlerin bulunduğu,"Rhein Rhur(Almanya'nın en büyük iki akarsuyu)Bölgesin de;dünyanın ve Almanya'nın en büyük kömür madenleri de bulunur.Aynı zaman da,yine;Almanya'nın ve dünyanın en büyük,demir çelik,İlaç vebenzeri sanayi firmalarının fabrikaları da bulunur.Bunlar arasında;"Bayer,neredeyse dünyanın bütün asansör ve yürüyen merdivenlerini üreten,"Babcock ile Thyssen'i sayabilirim.Bunlar gerçekten,daha önce Türkiye'de benzerini bile görmediğim,devasa fabrikalr da üretim yapıyorlardı.Bu şehirler,bazen"altı çift rayla"birbirine bağlanan tren yolları,ve isimleri;A-3,A-52,A-42,A-40 olan,binlerce kilometre asfalt,otobanla birbirine bağlıydı.Şu an bile,2007 yılında;Trkiye'nin,toplam tren ray'ı uzunluğunun,2000km'yi,otoban uzunluğu'nun ise,1000km'yi geçmediğini,anlattığım yıllar olan,"1994-1998 arasın da"sadece,Essen ile Köln arasındaki,toplam ray uzunluğunun;4000'den ve toplam otoban uzunluğunun;10.000(on bin)'den,fazla olduğunu söylersem,sanırım ne demek istediğimi anlarsınız!Bir başka olay ise,benim Almanya'ya gittiğim"1994 yılnda,Türkiye'nin toplam araç sayısı;beş milyon adet çivarındayken,Almanya'da,trafiğe kayıtlı araç sayısının;35(otuzbeş)milyon'dan fazla olduğudur,ki bu;iki Almanyanın birlşmesinden önceydi!
İşte,bu büyük sanayi toplumunun ve kapitalizminin doğal sonucu,"milyonlarca insanın,eroin,alkol,esrar,kokain,vallium(diazem,rhopynol),bağımlılığıdır.Maalesef,zenginleşme ve modernizm,sadece alım gücünün arması,refah toplumunu değil,apartman sakinlerinin birbirini tanımaması,komşuluk ilişkilerinin kaybolması,madde ve alkol bağımlılığının patlaması,depressyon ve stressten kaynaklanan;psikiatrik hastalıkların da,tavan yapmasına neden olmuştur.
Almanya,bir yandan beni büyülüyordu.Neredeyse herkesin,sağlık sigortası ve sosyal hakları vardı,ama sokakta yaşayan bir evsize araba çarptığın da kimse bakmaz.Oysaki,herhangi birisi"ambulans çağırsa beş dakikada gelirdi!Ama bir yanda,zenginlik ve işin adresiydi orası,ama aynı zamanda da;bağımlılar,çocuk parklarında yaşıyor,ama maddi olarak çok iyi durum da ve önemli görevlerdeki insanlar bile"asker,polis,doktor,savcı,avukat,politikacı,sanatçı",uyuşturucu yada alkol'ün esiri oluyordu.İnsanlar sistemden ve düzenden sıkılyor,kendine ve diğerlerine yabancılaşan insan,alkol ve madde'ye tutuluyordu.Olayın birde"diğer"boyutu vardı!Sanayi devrimi ile beraber,"cinsel devrim"de olmuştu,insanlar sekse kolayca ulaşıyordu.Cinsellik br tabu olmaktan çıkmıştı,ulusal televizyonlar,porno-grafik sayılacak,şeyleri yayınlıyordu.Seks müzeleri vardı!porno filmler ve yayınlar,normal video'ların yanı da satılıyordu.Ama buna rağmen,cinsel suç ve sapkınlıklar artmış,Cinsellik,alınıp satılan bir sermaya'ye dönüşmüş,yollar ve parklar"uyşturucu kullanan hayat kadınları,onları pazarlayan ve uyuşturucu da satıp kullanan"insanlarla dolmuştu.Maalesef,daha önce şahit olduğum olaylar,Türkiye'nin de gelişmesiyle!Tam"on yıl önce şahit olduğum"gibi tekrar yaşanmaya başladı,günümüz de!İşte,kapitalizm'in,parayı;"tanrılaştırmanın sonucu!!!
Bu toplum ve ülke(Almanya)beni sıkmaya başlamıştı.Bir erkeğin isteyeceği herşeye,neredeys,sahiptim.İyi bir arasbam,bolca param ve çok güzel bir kadın!Ama,birşeyler tersti!Neden sürekli uyuşturucuya yada alkole ihtiyaç duyuyordum?Eğer bu maddi olgular,bir erkeğin isteyebileceği"herşey"idiyse,neden,sürekli uyuşturucu,alkol ve nikotin'e ihtiyaç duyuyordum?
***1997 Mart ayıydı.Semra,Reyhan'ın iyi arkadaşlarından birisi,neşeli ve hoş bir hatun'du,kısacası;beni rahatsız etmiyordu!O'nu da,Klaudia ve Aykut'u uyurdığım gibi uyarmış,bizden,uyuşturucudan,uzak durmasını söylemiştim!Fakat,Semra da cahil cesareti vardı,sanırım.Her şeye rağmen,sürekli bize geliyor,sürekli para getirip,uyuşturucu almak istiyordu.Yani yaptığı,bir çeşit "ötenazi"yada intihardı!
"Benim için hava hoş"dedim,kendini öldürmek istiyorsan,tamam!Semra,bizim ilk zamanlarımza benziyordu;cahil,cesaretli,kendine çok güvenen!Beni asıl rahtsız eden,Reyhan'ın kardeşi"Canan'dı"henüz onaltı yaşındaydı,ve bizimle beraber,eroin kullanmak istiyor,o'na izin vermezsek,bizi anne babasına şkayet etmek'le tehdit ediyordu,benim için hava hoş,dedim,ama Reyhan korkuyordu ve"ver,ne hali varsa görsün"dedi.Reyhan'la sürekli olarak,Canan yüzünden tartışyorduk.ARTIK NERDEYSE,SÜREKLİ BİZDE KALIYORDU.Zaten,bizim yanımız da içki ve sigara içiyor,bazen de,takıldığı"Punk"lardan aldığı kubarı getiriyor,yanımızda esrar içiyordu.Ben,uzunca bir süre izin vermedim,eroin ve kokain kullanmasına!
Bir sabah,Reyhan'ın üniversite'ye gittiği bir sabah,odama geldi.Ben kesinlikle odama kapım çalınmadan girilmesine çok sinirlenirim.Ama,Reyhan gittikten sonra,kapıyı kilitlememem den yararlanan Canan,yatak odama geldi!Orası,benim hem çalışma,hem de yatak odamdı.Resim,heykel yapıyor,resm çiziyor,uyuşturucu paketlerini.düzeniklerini,kullanımını,aynı odada yapıyorduk.Orası,bizim gizli yerimiz,kirli çamaşırlarımızla doluydu!Yatak'da doğruldum,altımda sadece bokser külotum vardı.Afyonum patlamamış,tam uyanamamış bir şekilde,sakarca sordum"ne istiyorun"?Aslın da,nu severdim,o da beni.Cevap vermeden yanıma uzandı.O'nun da altında bir şort,üzerinde de,sütyensiz göğüslerini ortaya çıkaran,askılı bir penye vardı!Görüntü,çok tahrik ediciydi,ama ben de zokayı yutmak için fazla ayık,fazla akıllıydım.Reyhan'ı,beş sene süren birlikteliğimiz de.sadece birkez,o'nun bilgisi,dahilin de aldatmıştm.Canan,ateş gibi yanan diri vücudunu,benimkine değdirdiğin de"eyvah"dedim,kendi kendime.Ne istediğini tabiki anlamıştım,benimle beraber eroin ve kokain kullanmak istiyor,karşılığın da ise bakir ve yanan vücudunu,
bana sunuyordu!"Bak"dedim,eğer gerçekten benden hoşlansaydın,bunu sorun yapmazdım,ama,"kendini uyuşturucu için bana sunman"adil ve doru değil!Yani,etik,ahlak,kork falan değil,"seni seviyorum"bu yüzden de san bunları vermiyorum"
çok genç ve güzelsin,kendini mahvetmek mi istiyorn?"Eğer"dedi,bu kadar kötü birşeyse,neden sen ve ablam kullanıyorunz?Bak dedim,"yavrucuğum,bırakmaya çalışyoruz!Görmüyormusun?Bu kadar çabuk olayı anlamam,o'nu reddetmem,sanırım,o'nu etkilemişti."Bırk deneyeyim"dedi,bunun kötü olduğunu kendim yaşayarak öğrenmeliyim!O'nu anlayabiliyordum,ama sevdiğim birinin,hemde"on altı"yaşında birinin,bu acılar çekmsin istmiyordum.Fakat nladım ki,kararlıydı,başka biryerden de bulabilir,gerçekten zarar görebilir,para için vücudunu pazarlayabilr,dah da kötüsü;"ölebilirdi""tamam"dedimyatığın altına zulaladığım paketi çıkardım,şerit halinde kestiğim,alümnüyum folyoları da!O'na ufak bir çizgi kokteyl(eroin-kokain,karışımı)yaptım,bende iri bir çzgi çektim ve sigaramı yakarak,yatağa gömüldüm.
Sigara bitene kadar konuşmadık bir daha,o da bir sigara yaktı.Yanıma uzandığın da,hayatlar film şeritleri'ydi artık,kendi yok oluşuma üzülmek ile,Reyhan ve Canan'ın yok oluşna üzülmek arasın da kararsız,"film kareleri".Canan,elini kamışıma attığın da,"Reflekssel olarak;doğruldum".Ne...
Sonra da gazete küpürleri gördüm;"on dokuz yaşındaki karısının,on altı yaşındaki kız kardeşiyle yatan,Yirmi yaşında ki,uyuşturucu bağımlısı ve satıcısı genç,intihar etti"
Kulağa pekte hoş gelmyiordu,enterasan?Belki!!Yatak'dan çıkıp,duş almaya gittim.Ev'den çıktığım da saat;14;30'u gösteriyordu,Tekrar bir koşuşturmacanın içine girmek için,Altenessen'a doğru giden,metroda'ydım.Suçluluk?Olabilir,ama kesinlikle,Canan'la yattığım için değil di!Başka birşey vardı,ben tam olarak adlandıramadım.birşey vardı!
İsmini hatırlamadığım,insan isimleriyle sorunlarım var,hatırlayamıyorum,"kaçak KÜRT"satıcıyla bulştum.Yürümeye başladık,iyi bir olduğu kanaatinde olduğum şahıs,sürekli olarak,o'nun Almany'da yasal olarak kalmasına yarayacak bir Alman ile evlenmek istiyordu!Fakat,yüzne söyleyemesem de pet yakışıklı değildi,Almanca bilmyordu,kimse nunla sahip olduğu"bir kaç kilo eroin"için evlenmezdi!Bun o'na söylemiştim,ısrarla hergün soruyordu;!benim'le evlenecek birni bulabilirmisin?"hayır"dedim,bu günde yok!Bir saat kadar sonra,beraber şehir merkezine geldik.Yarın satacağı malları,beşer gram halinde(tplam 200gram)bir çocuk parknın içine,çiçeklerin dibine,zulalamıştı,bana çok güveniyordu.Günlerdir beraberdik,ben,bana yanlış yapılmadığı sürece,"güvenilir"biriyim!Merkez tren garındaki gazeteciden,bir"Hürriyet"gazetesi alıp eve döndüm,iki tanede"beş gramlık"eroin paketi almıştım.Fakat,yolda konuştuğumuz bir konu,aklımı karıştırmıştı,eve dönerken de,Almanya'daki Kürtler'in,büyük bir demostrasyon(gösteri)
Yaptığını görmüştüm.Satıcıya sormuştum,"nasıl geldin Almanya'ya?"PKK"dedi,onlar ayarladı,kamyon kasasın da,krayolu ile üç günde geldik,aç!Sadece kuru ekmek ve su vermişlerdi,üç gün!Aynı zamanda'da,ya"4000 Alman markı ödersin yada bizim için eroin satarsın"Şeklinde"bir antlaşma"yapılmıştı!gazeteyi açtım,lk haber,büyük puntolarla,"PKK güneydoğuda,OTUZ ASKERİ ÖLDÜRDÜ",devamın da haberin ayrıntıları varıdı.Terör örgütü PKK,Güneydoğudan izne gelen içinde otuz askerin bulunduğu otobüsü durdurdu,kısa saçlarından ve kimliklerinden,"Asker olduğu anlaşılan"otuz genci,kurşuna dizerek ketlitti.Geçen hafta da,batıdan gelen ikisi kadın,ikisi erkek"dört öğretmeni"katleden PKK,devletin yolladığı işmakinaları ve dozerleri de kundaklamıştı!Büyük bir hışımla yerimden kalktım,Reyhan'la anlaşmadığımız"birkaç"konudan birisi de;Kürtlerin durumu,Güneydoğu daki sosyal durumdu.Reyhan'ın,Almanya da hukuk okumuş,Avukat olmuş bir arkadaşı vardı.Ben"sosyalızm'e"sempati duymakla beraber,"Apolitik"birisiyimdir.Fakat,bu son olaylar,beni bile çileden çıkarmıştı,Bunu Reyhan'a göstermeliydim,O'o.rspu çocuğu avukata da!O kadar sinirlenmiştim ki;Reyhan'ın gelmesini bekleyemezdim,birşeyler yapılmalıydı,hemen!
Öfkeden deliye döndüğüm zamanlar,gözüm hiç birşey'i görmez,kontrolümü kaybetmiştim,ama hastaydım,gönüllü olarak Türk ordusu'na katılmak istemiş,geri çevrilmiştim.Yaptığım saçmalıktı,her zaman savaşa karşıydım,Anarşizm'e inanırdım,"birey olarak kurtulmalısın"yoksa,toplumsal devrim,Komünizm hikayeleri,aç karnımı ve boş damarlarımı doyurmuyordu!Romantik devrimcilerden sıkılmış,karımın"Reşit olmayan kızkardşini becermiştim!"Taksi'ye atlamış,Altenessen'a doğru demiştim,bireysel birşeyler yapılmalı!Aklıma,kendime göre bir çözüm bulmuştum,bu satıcı belki suçsuzdu,belki olaylardan bile habersizdi,ama"o bir KÜRT'tü ve PKK için çalışıyordu!Bunu kendisi itiraf etmişti,belki yaşamak için,mecburdu,belki hayatta kalmak için"ÖLDÜRÜYORDU"ne olursa olsun,çok öfkelenmiştim.Taksici'yi,torbacının zulasına elli metre kala durdurdum,kalan yolu yürüdüm,çalıların arasına,acemice zulalanmış,200 gramlık paketi aldım,çevrede kimse yoktu!İlk geçen taksiyi durdurdum,"Essen Zenturum,LAZERETT strasse"dedim.İkiyüz gram,
Tam kırk paket(8000Deutsche Merk)benimdi artık,bir şekil de,PKK'yı da cezalandırmıştım.
Ertesi gün,hiç birşey olmamış gibi,satıcının yanına gittim,aksi şüphelenmelerine,hatta beni cezalandırmak için"Öldürmelerine" neden olurdu.Torbacı,bana da on gram vereceği zulasıne eğildi,Doğrulduğun da yüzünde,"Dördüz doğrmuş"bir kadının ifadesi vardı"Bittim ben"dedi.Mallar,"ne olmuş?Dedim,mallara!"Gitmiş"dedi,"hepsi gitmiş"ekledi;"beni bitirecekler".Sakin br ifadeyle"bak dostum"dedim,"anlıyorum ama,fena halde mala ihtiyacım var".Suratının rengi,kırmızıdan sarıya,maviden yeşile dönüşyordu!Ve bu o kadar çabuk oluyordu ki;neredeyse O'na acımıştım."gel"dedim,"Bn şahitim!Bizi takip edn bir junky yürütmüştür,bu bazen olur,patronuna,kısaca PKK,açıklayabiliriz.Bir daha,"O'nu"görmedim,hayatıma girip çıkan yüzlerce yüz gibi,yavaşça silinip gitti!
Ayıkladığım,iki yüz gram mal,bana bir ay kadar yeterdi.Sanırım,umarım!Malları evde tutmak,riskli olabiliridi.O yüzden bodrumda bir zulam vardı.Almanya'nın enterasan kurallarından biri de;eviniz yeteri kadar büyük değilse,evinize çamaşır,bulaşık makinası koyamamanızdı!Bizim çok paramız vardı,fakat kurallar gereği,çamaşırlarımızı,aşaığdaki bodrum da bulunan çamaşırhane de,yada kaynanamların,Wesel deki evinde ykıyorduk.Bulaşık yıkamayı sevmediğimizden de,kağıt tabak,plastik çatal kullanıyor,yada dışarıdan yiyiyorduk.Bodrum da,tuğlalaların arasındaki boşluk,zula çin idealdi.Reyhan da biliyordu yaptığımı,ama sanırım,uyuşturucu bağımlılığı,politik görüşlerin önüne geçmişti.Bu arada,ikimiz birden,ağır bir hastalık geçiriyorduk,nedenini,tam olarak bilmiyorduk,eroin'in,morfinden on kat fazla analjezik(ağrı kesici)etkisine rağmen ağrı çekiyorduk,sürekli ateşimiz vardı,kusuyorduk,fakat semptomları çok ağır olan bu hastalığın ne olduğunu tam olarak bilemiyorduk.Bir iyileşir gibi oluyor,sonra tekrar başlıyordu.Altı ay kadar sürdü bu!Yıllar sonra öğrendiğim gerçek,kanım dondurdu,Aynı anda,hem,HepatitC hemde HpatitB geçirmiştik!Tam anlamyla,direkten dönmüştük,sadece yüzde,%2 olan şansımzı kullanmştık,tanrlar"henüz"ölmemiz gerekmediğine karar vermişlrdi.
Hepatit C olduğmuzu,"metadon terapisi" sırasnda öğrenmiştik,ama o zaman,biz dahil,hiç kimse,bu hastalığın tam olarak ne olduğunu ve nekadar tehlikeli olduğunu bilmiyordu.Şimdi ise,bu hastalıktan kurtulma ihtimalinin,yüzde%2 olduğunu,genel de virüs'ü kaptıktan altı ay dan,on yıl'a kadar bir sürede,sizi karaciğer sirozu yada karaciğer kanseri yaparak öldürdüğünü biliyorum,Hepatit B'de en az onun kadar tehlikeliydi,ikisinin kombinasyonu ise,"gerçekten"ölümcüldür. Ve HIV'den 100 kat daha bulaşıcıdır!Hiç başkasının iğnesi kullanmamıştık,ben Reyhan'ı aldatmadığıma emindim'canan hariç"ki o nun bu virüs taşımas neredeys imkansızdı,ama kim bilebilr ki?Belki de,hastane yatarken aldığım"yirmi"ünite kandan bulaşmştı.O zamanlar,buna fazla önem vermedik.Cehalet,çocukluk,ne derseniz deyin.Zaten uyuşturucudan ölecektik,damar bulamaz hale gelmiştik,kolumuzun kesilme ihtimali bile vardı.İnsülin şırıngaları,damarlarımızı mahvetmişt.Metadon trapisine başlamamız,bir keresin de Reyhan'ın kalb'inin durmasıyla olmuşutu.Reyhan kendine damar içi(intervenöz)iğne yapamıyordu,bütün karşı çıkmalarıma ramen,sürekli o'na iğne yapmamı istiyordu.Ben ne yaparsam,O'da aynısı yapacaktı!Bir kersin de,genellikle aynı zenciden aldığım kokain'i,başka bir siyahi'den almıştım,malın görünüşünden bile,kalitesini anlayabiliyordum.Zenci de beni uyarmış,elindeki malın kalitsinin çok yüksek olduğunu söylemişti.Eve geldim,paketi açtım,tanesi yarım gramlık,4 paket,ikisi bana ikisi Reyhan'a.O'na zenci'nin söylediklerini söyledim,önce kendime yapmamın daha iyi olacağını,çünkü fiziksel olarak,ondan daha büyük olduğumu,eğer fazla gelirse tehlikeli olabileceğini söyledim.Şiddetle karşı çıktı,bana trip yapmaya başladı;"zaten hep sen önce kullanıyorsun,kendn daha çok düşünüyorsun",vır vır vır!
Tamam dedim"lanet olsun,sana yapacağım önce"!Soğuk suya döktüüm kokaini eritp,filtreledim.Bir paketin yarısı,ikimzi de eşit miktarda.İşte kokain insanı böyle yok ediyor.Fiziksel bağımlılığı yok,eroin gibi kriz,hastalık falan yapmıyor.Fakat korkunç derece de psişik bağımlılığı var.Ta ki uyuyana kadar,eğer paranız varsa,uyumadan,günlerce çakarsınız!Bir keresinde üç gün üç gece kullanmış,"beş bin"mark'lık,59 gram,kokaini,iki kişi üç gün üç gece içmiştik.Neyse,nefesini tutmasını söyledim.İkimiz de çok zayıftık,Reyhan;1.70 boyunda ve kırk kilo,bense;1.80 boyunda ve altmış kilo!Kolumuz daki damarlar ellerimiz bitmiş,mosmor olmuştu.Yazın bile,uzun kollu giyiyor,boynumuz daki iğne izlerini saklamak için de,"fondoten sürüyorduk"Reyhan boynunu bir eşarpla gizlemeye çalışyordu,birkaç sene önce iğrendiğimiz insanlar gibi,"Junky"hurda olmuştuk.Reyhan nefesini tuttu,eşarbını çıkardı.Şah damarının belirginleşmesi içn,nefesin tutuyordu,bir kaç saniye için de,delik deşik olmuş,mor boynundan,şah damarının attığını gördüm!Şah damarı omuzlara inerken ikiye ayrılır,nispeten daha ince olan damarlardan birisi,arteriyal(atar damar)damardır!Ve eğer arteriyel olana yaparsınız,vücudunuz yanmaya başlar,inanılmaz bir acı çekersiniz ve mal kafa yapmaz"boş'a"gider.Bunu yapmaktan nefret ediyordum ama,o'nu da çok seviyordum,eğer yapmasam ondan mal kıskandığımı,O'nu sevmediğimi düşünüyordu,akli dengemizi,"tamamen"yitirmiştk.
Şırınganın,3/1(üçte biri)seffaf kokain sıvısıyla doluydu,önc damar da olup olmadığımı kontrol için,iğnenin pompasın geriçektim,"koyu,siyah,kan şırınganinçine yayıl dı.Doğru yerdeydim,garip bir his vardı içimde,kötü birşeyler olacaktı."yirmi saniyeyi geçmek üzereydi,nefesin daha fazla tutamayacaktı,"çaktım".Eğer kokain fazla gelirse,oturamaz,konuşamaz,kımıldayamazsınız.Bu beş dakika kadar sürer,"kick"denilen,inanılmaz bir kafa yaşanır,kısa bir süre içn.Fakat Reyhan'ın gözleri kapandı!Kafası yavaşça bacaklarımın arasına düştü!"Lanet olsun"dedim,yüzyıllar gibi geçen bir kaç saniye,"şok olmuştum".Toparlanıp ayaa kalktım."Reyhan"diye bağırdım.Bayılmıştı,yada ölmüştü!Bilemyorum."Reyhan"diye bağırdım tekrar","şaka yapma,tanrım,bu olamaz!şaka yapma""kalk"İncecik bileğini elime aldım,nabzı atmıyordu!Kalbi durmuştu.Odanın için de,yürümeye başladım!Deli gibi dolanıyordum,saniyeler için de,milyonlarca düşünce,"HAYIR"dedim"Beni bırakamazsın!""daha çok erken"Tanrım ben ne yaptım?Düşnmey başladım,O'na iğneyi ben yapmıştım!"En çok"sevdiğim varlığı öldürmüştüm!Ambulans çağıramazdım!Üç yıllık sırrımız açığa çıkardı,zaten ambulans gelene kadar"kesin olecekti"Beni de hapse atacaklar,atmasalarda,ailesi öldürürdü,zaten onsuz yaşasm da N'olucaktı?En iy yol;"iNTİHAR"etmekti,kendi şırnamı alıp,ik şırınga daha alıp,banyo'ya gitmek için kalktım;sadece aynada,kendi boynunuza çakabilirsinz!Bir an tereddüt ettim,"ehliyet kursn da ve daha pekçok yerde,ilk yardım görmüştüm,byin hücrelerinin beş dakika sonra,diğer hücrelerin de,sekiz dakika içn de "öldüünü biliyordum" henüz bir dakika bile olmamıştı!Yani daha "dört"dakikam varıdı,Reyhan'ın EX olması için!
Sarsmadan yere yatırdım.Önce,iki kez hayat öpücğü-suni solunum-verdim.Sonrada CPR(kalp masajı)yapmaya başladım,"onbeş'e bir"Acemice,zaten zayıf olan bedenin'de,göğüs kafesini buldum"iki parmak altına ölçü aldım,sol avucumu,üzerine de,sağ avucumu koyup,yeterince hızlı,ama kaburgalarının kırılıp kalbine batmaması için de kontrollü
Bir biçim de,on beş kez bastırmaya başladım,sonra da üfleme.On beş baskı ve bir üfleme!İlk on beş bittiğin de,kulağımı ağzına dayayaıp dinliyor,gözlerimle de göğsüne bakıyordum!İlk sefer,"başarısız oldu",devam ettim!On beş baskı,bir nefes,dur bak dinle!Zaman hızla tükeniyordu!Sanırım üçüncü sefer de,göğsü inip kakmaya başladı,"yaşıyordu"ir süre daha solumasına yardım ettim,CPR(kalb masajı)çok dikkat ister.Eğer kalbi,çok yavaş bile atıyorsa,CPR yapamazsınz!Çünkü;çalışan bir kalbi durdurursunz,yada fazla bastırp,kaburga kemiklerin kırar,kalb'in delp,kanama başlatabilrsnz.Ama başarmıştım,saatlr gib süren birkaç dakika içn de kndine geldi!N'olu bana?iye sordu,"ÖLDÜN"ddim,beni de korkudan öldürüyordun!"Hiç birşey hatırlamıyorum!Dedi!Lanet lası sktiğimn şırıgasını,tuvalet'e atıp sifonu çektim.
Ertesi gün,Essen'ın sir semti olan;Rattingen de,bir metadon doktor'unun muayenehane'sindeydik.Doktor,bir süre,bir sürü sorular sordu,"ne kadar kullanıyorsunus?""Eroin mi diye sorduk?""Başka şeyler?"dedi doktor.Yalan söylememiz anlamsızdı.Tedavi olmaya karar vermiştik,bağımlydık,hastaydık ve kurtulmak istiyorduk.Bağımlılık tdavsinin ilk şart;Bağımlı olduğunuzu,hasta olduğunuz kabul etmektir. doktor'un da şartları zardı!"Öncelikle",dedi,her hafta idrar tahlili."Eğer idrarınız da eroin çıkarsa,programdan direkt olarak uzaklaştırılırsınız"Ve kan tahlili(HIV,HepatitsC,HepatitsB,Sifilis(frengi),ultrason,EKG,tomografi,"buraya gelmdn önc eroin kullandınız mı?"dedi.Tabiiki,"Evet".O zaman"yarın gelceksiniz"dedi,temiz olarak ve sabah erken geleceksiniz,Nazi SS subaylarına benziyordu,Doktor"ZİMMERMAN"!Eve gidip"SON"dozu çaktık.
Sabah saat,09:00 da oradaydık.Bir senedir,her yolu denemiştik,"kodein(dihydrocodein)DHC saft,şurubu,Vallium(diazem,oksazepam,Xanax,Rhopynol)"Esrar,alkol,lithium,barbitüratlar'fenobarbital,allobarbital...)"Hiçbiri işe yaramamıştı,sürekli tekrar tekrar başlıyorduk!Bu yetmezmiş
gibi,br de kokain ve haplar...Doktor,"Test sonuçlarınız da,maalesef HCV+reative(sarılık virüsü) çıktı"Dedi.Çok hastaydık,krize girmek üzereydik,pek'te umursamadık."biz"dedik,HIV'den korkuyorduk!"Hayır"dedi,"AIDS değilsiniz"sevinsek mi üzülsek mi anlamadık?Biz,Doktor'un son kabul ettiği hastalardık!Essen'daki bütün doktorların,"metadon kapasitesi,kotası"doluydu!Bir doktor,en fazla"yirmi kişiye" metadon veriyordu.Sizden önceki hastalar dedi,bir çiftti,"sizin gibi"Erkek olan,Aids'den öldü,kız olan yaşıyor ama"kolların kestik ve siroz hastası"
Damarlarımz"dedim,ne zaman?iyileşecek."En az iki yıl"dedi,"hiç iğne yapmazsanız"!
Yine de"iyi"dedi,tam zamanın da gelmişsinz!Bir yada iki hafta"kolunuzu kesmek"zorun da kalacaktık!Yine de,"damarlarınz,kıkırdaşlaşmış!damar sertliği ve tıkanması olacak!

Hiç yorum yok: