işte böyle
insan yazabilirmi?sadece düşündüğü gibi,içinden geldiği gibi,sansüre uğrama korkusu olmadan,başkaları ne der ne düşünür korkusu olmadan yazabilirmi?bence çok zor,belki de charles bukowski yi bu kadar sevmemin,saygı duymamın sebebi bu dur,tabi ki kurgu yazının olmaz sa olmazıdır.Çünkü yazı yı diğer sanatlardan ayıran en büyük özellik;hayal dünyanızı olabildiğince çalıştırması-tabii ki başkaları tarafından tecavüz edilmedik bir yeri kaldıysa-ve sizi içine çekmesidir,bence bir yazının içine girmeden,ve o anı ve olayları yaşamadan anlamanıza ve eğlenmenizi imkan yoktur,ki burda başınızı belaya sokma ihtimaliniz de olmadığından,maceraperestler için inanılmaz bir şanstır,ben müzik e de bu açıdan bakarım,ve liriklerin müzik içindeki payı benim için%50 dir ve enstrümanlar tabiiki arada sırada dinlemme rağmen elektronik müziğin benim için pek çekici olmadığını da bu yüzden söyleyebilirim.bu arada doğuştan ve genlerinizin ve çevresel faktörlerle oluşan karakterinizin ve de bazı sıra dışı zevk ve alışkanlıklarınız da çevreden tepki görmese durumund iyi bir kaçış yoludur,müzik ve yazı!Her hangi bir tepki di kolayca ya bu sadece yazı,kurgu yani yada müzik veya karikatür!diyerek tepkileri göğüslersiniz mesela marshall matters ın eminem ve silim shady olarak üç kişilğe bölünürek iç dünyasını yansıtması,galip tekin ve diğer bir çok karikatüristin çizimlerinde ve yazarların bilinç allarını bu şekilde dışa vurarak tepkileri azaltmaya veya göğüslemeye çalışmaları ki genel de inanılmaz suçlar işleyen insanların da genellikle hayatlarının bir döneminde sanatla uğraşmaları buna güzel bir örnektir.Sürekli yadsıdığımız,eleştirdimiz;hatta engellemeye çelıştığımız;pornografi ve şiddet,acaba hayatında sadece bir bölüm bile olsa porno seyretmemeş yada en azından bunu merak etmemiş olanınız varm?Hiç zannetmiyorum-ki ben çok severim,ve mastürbasyon yaparım ama sonunda o zevkin doruğuna çıkmam gereken anda ne yazıkki sürekli bir pişmanlık duygusu beni yakalar ve mahveder,bu tamamen sosyal ve toplumsal seçmalıkların sebep olduği bir bilinç altı hezayanıdır.oysa kötü bir şey yapmamışımdır,kimsenin canını yakmamış,parasını çalmamış,hakkını gasp etmemişim dir.Bu vicdan azabı ve pişmanlığın tek sebebi beynime erken yaşta kazınmış olan saçma sosyal statülerdir!Oysa erkek ve kadının her ay-patalojik bir bozukluk yoksa-belirli bir miktar yumurta ve sperm üretmesi gerekir ki bu eğer kullanılmazsa regl yoluyla atılmaktadır,erkekte isi böyle bir mekanizma yoktur ve eğer erkek bunu mastürbasyon yoluyla atmazsa,"rüyalanma dediğimiz"vücud bunu genellikle uyku da atmak zorundadır,ayrıyetten her canlının en temel ve birinci içgüdüsü ve yaşam nedeni olan,üreme dürtüsü eğer cinsel birleşme zevk veren bir hisolmasaydı çeşitle sebelerle engellecek ve insan ırkinin devamlılığıda tehlikeye girecek ti.Hal böyle iken sürekli belirttiğim bu en önemli ve birinci dürtümüzün insanların kendi yarattıkları saçma sosyal sebeplerle engellenmeye çalışılmak ta ve bir nevi insan,kendi türünün sonunu getirmeye çalışmaktadır.İkinci bir olayda zeki yada normal zekaya sahip her insanın hayatın da en az bir kere düşündüğü;ne için yaşıyoruz?sorusudur.Buna çeşeitli inanç,ülke veya bbölge sistemlein de yaşayan insanlara sorduğumuz da onlarca değişik cevap almamamız olasıdır,ahiret için,para için,güç için,diğer insanların mutlulğu için,ailese için, çocukları için,yaşadığını söyleyecek birçok insan olduğu gibi ilginç ama;ne için yaşadığını bilmeyen büyük bir topluluk söz konusudur,ben ise-zaman zaman değişmekle birlikte-mutluluk ve huzur için yaşadığımı düşünüyorum ki bu da aslında muğlak,zaman ve mekan için de kolaylıkla,ifade ettiği şeyler bakımından değişebilecek bir kavramdır.Bazıları mutluluğun içsel bir huzur ile sağlanabileceğini söyleselerde pek çokları için para,sex,güç,iktidar,din,vb.dir,ben ne nasıl kavramlarına girmeyeceğim,çünkü bu çok kişisel ve değişken olabilir.ama bildiğim birşey varsa mutluluğun uzun sürmediği ve herzaman ağır bir bedelinin olduğudur.Ve bu bedelin cehenneme kadar beklemediği ve yaşam süreciniz içinde size ödettirildiğidir.Eğer beni tanıyorsanız yada yazılarımı okuduysanız;hala sürmek te olan ağır derecede bir alkol ve madde sorunumun yıllardır süre geldiğini bilirsiniz.Burda söylemek isterim ki normal olarak;çok pişmanım.lanet olsun,keşke hiç başlamasaydım gibi normel ve patronumun sevgilelerimin yada aile ve toplumun beklediği şeylere söylemem gerekiyor ama ben maalesef bunu yapamayacağım!Çünkü artık dürüst olmak istiyorum gerçekten,yerleşek düşünce olarak bunu söylemem gerektiğini biliyorum ama maalesef değilim,ne alkolikliğimden ne eroin kokain bağımlılığımdan nede pek çok kadına aşık olmaktan dolayı pişman değilim!Ve artık yalan söylemekten sıkıldım,çünkü dürüstlük olmadıktan sonra hiçbir faziletin değer taşımadığına inanıyorum.Bu tabiiki benim düşüncem,ama sonuç olarak söylediğim gibi her mutluluğun ve iyi geçen anın bir bedeli var ve bu ödenmek zorunda.tabii bu söylediklerim ve düşündüklerim hiç kimseye öneri veya tavsiye olarak düşünülmemelidir,çünkü herkesin hayattan beklediği ve ödeye bileceği,katlanabileceği farklıdır,ben;seni öldürmeyen,seni güçlü kılar felsefesine inanıyorum ve hernekadar ağlansamda acılaırımla gurur duyuyorum ve barışığım,içtiğim litrelerce alkolün,yuttuğum binlerce hapın,zerk ettiğim binlerce eroin kokain vb. madinin karaciğerim dahil bütün organlarını yok ettiğinin,parasızlik çekmeme sebep olduğunun,terk edilmelere yol açtığının,kısacası fiziksel ve ruhsal olarak,katlanılması çok zor olan acılara sebep olduğunun ve olacağının ve hatta belki de sonsuz hayatı cehennemde geçireceğimin farkındayım ama,bunu bahane olarak yada acındırmak için söylemiyorum,bende ruhsal ve bedensel birtakım eksiklik veyahutta farklılık olduğunu düşünüyorum,Yani siz karnınız acıktığında yemek yiyiyorsunuz bende ruhum acıktığın da birine aşık oluyorum yada,sağlam bir eroin dozuna,kokein karıştırıp damarıma enjekte ediyorum.!kulağa çok mu garip geliyor?yada iğrenç?Aslımda üretim ve uygulama sürecinin zevkli olduğunu söyleyecek değilim,ama daha sonrasında yaşanaları ve hissedilenleri size,siz normal insanların tanımlayacağı benzetmekle anlatmak imkansız,ama yinede deneyeceğim.sanırım hepiniz en az birke orgazm olmuşsunuzdur?yada çok ama çok sevdiğiniz bir yemek yada piyangodan büyük ikramiyeyi kazandığınızı düşünün,yada evlenmek-tabiki sevdiğiniz biriyle,yada hızı seviyorsanız,bir ferrari ile geniş bir yolda ilerlediğinizi düşünün,ve bunları onla yo yo 100 ile çarpın!bu enjeksiyon sonrası yaşadıklarınızın yanına bile yaklaşamazsınz¹bu arada ve tabiki bunun doğru bir şey-doğru ne demekse?-kolay yada özenilecek birşey olduğunu söylemiyorum hatta ben ce denemye bile kalkmayın mecala ben cam yemeye yada kılıç yutmaya kalkışmıyorum,ama bungie yapmayı isterdim,herneyse burda olay biz junkie lerin.doğru yada özenilecek birşey yaptığını ispat etmek değildir hatta çok ta risklidir birkaç miligram fazla doz sizi anında öldürü yada hepatit c hiv vb.kapmanıza ada neden olur iktidarsızlık yapar,falan filan,anlatmak istediğim;bunu yapan,bunu bir hayat tarzı haline getirip,bunun için yaşayanların cahil,gerizekalı,iradesiz,korkak olmadığını bilmenizdir,çünkü bunu yapmak.hayat tarzı haline getirmek ki ben 4 sene kesintisiz bu şekil de yaşadım ilk karım reyhan la birlikte,neredesiyse imkansızdır,zayıf,korkak ve aptal bir insan için;öncelikle,inanılmaz fiziksel ve ruhani acılar çekersinizki bu gerçekten katlanılmazdır,sürekli aç kalır,üşür ve aşağlanır ve paranoyak olursunuz,bir süre sonra gerçeklikle hayal dünyası birbirine geçmeye başlar,çok uyumak yada günler ce uyuyamamk vardır ve allahım lütfen artık canımı al!dayanamıyorum artık dediğin zamanlar gelir,ve en büyük sorun isi vücudunuzun maddeye geliştirdiği tölerans sonucu madde miktarını sürekli arttırmanız gerekmektedir ki bu bulmanız gereken para miktarının da artması demektir,ölmek için dua etmeye başlarsnız ama intihar etmek için çok geçtir,onlarca hap artı sağlam bir vuruş bile,bırakın sizi öldürmyi,uyumanızı bile sağlamaz bazen,sokaklarda yatmak,günlerce aç kalmak daha sonra kusmak tan yemek yiyememek günlerce sıçamamak daha sonraları bir kola şişesini klozete bırakmakyedikleriniz den tad alamamak hayatınızın rutinleri oluverir,ve para bulmak gerçekten çok zordur,hırsızlık dolandırıcılık ve borç almak geçici çözümlerdir,evdeki eşyaları satmak ta öyle ayrıca risklidir de bu yüzden malan alım satımlarında komisyonculuk,fahişelere gözetmenlik yapmak(pezevenklik)ve şeytanın bile aklına gelmeyecek ticari numaralar bilmek gerekir ki bu gerçekten geri zekalıların ve iradesezlerin başarabileceği birşey değildir.Her ne kadar alkolün esrar kokain ve extacy nin beyin hücrelerini öldürüp insanı aptallaştığı söylense,ve kısmen doğru da olsa,eroini insan zekasına inanılmaz katkılar yaptığı düşüncesindeyim,çünkü şu anda bazı algılama problemleri yaşamakla beraber hala pek çok insandan daha zeki olduğumu biliyorum ve bunu başkaları hatta beni hiç tanımayan ve karanlık geçmişimi bilmeyen insanlarda onaylıyor.ve sanırım bu sebep ten doloyı bir dalış okulu bir pub işlettikten sonra şu anda bir otel işletmekteyim,...tam ondört yıl oldu...Evet ben bile inanmakta güçlük çekiyorum ama ilk eroini kokladğımdan bu yana tak on dört yıl geçti!ilk biramı on yedi ve ilk sigaramı da 16 yıl önce içtim amonyakta kaynattığım kokaini içmemin üzerinden onbir ve ilk eroini iğnemi yapmamdan bu yana ise on iki yıl geçti...Şu anda 31 yaşındayım,gür ve uzun saçlarım ve neredeyse hiç fazlası olmayan bedenimle genelde insanlar yirmili yaşların ortalarında göründüğümü söylüyorlar!Ve evet üniversiteyi bitiremediğim ve buna uyuşturucunun-kısmen-sebep olduğu doğru ama bundan sonra sağlikli ve bedenen tamamen temiz insanların bile başarmakta zorlandığı;tüplü eğitmenlik sınavını dereceyle bitirdiğim ki,bu aynı zaman da fiziksel sir dayanıklılığı gerektirirki,dereceyle başardığım da doğru.Bu arada pek de neşeli olmayan bir şekilde,şırınga paylaşımı ve korunmasız seks sonucu aptalca bir şekilde hepatit Bve C hastalığı kapmam ve ikisi benim hatam olmak üzere altı adet trafik kazası yapmam ve bir kezde merdivenden düşme sonucu iki kez-biri beyin.biri yüz ve çene ve biride omuzumdan olmak üzere,ameliyat geçirme durumum var!BUNU TEKRAR TEKRAR söylemek zorunda hissediyorum;bunların hiç birinin övünülecek şeyler olmadığını biliyorum,ama dediğim gibi,belki çok şanslıydım elimde can veren karım ve arkadaşlarım gibi bende şu anda doğaya geri dönmüş olabilirdim ama hayattayım,hiç hapise girmedim,hissedilir bir sağlık sorunum yok,ve bunları yazabilecek kadar hayattayım!Her ne idiyse,belki de tanrı beni çok seviyor,bilmiyorum ama hayattayım ve pişman değilim,belki de tayland da bir DİLEK'im yanım da bir iyilk meleğim olmasaydı şu anda bunları yazıyor olamayacak tım,sani demek istiyorum ki işte böyle bütün bunlardan sonra daha da çok inanıyorum daha da çok güveniyorum,ama hep bir DİLEK'im olsun istiyorum hayatta yada belki gerçekten periler var iyiki şikayet ve DİLEK kutuları var hayattan bir DİLEk in olduğu sürece DİLEK in hayatında oldu sürece DİLEK in hayatta olduğu sürece hayat çok ta acı değil çok ta zor değil çok ta adil değil-olması gerektiğini kim söyledi ki?-son olarak hayatta herkesin bir DİLEK i olmasını DİLERİM,işte böyle;bir DİLEK dilediğin sürece hayattan bir şey DİLEdiğin sürece hayat çok daha katlanabilinir oluyor ama ben de DİLMimi tutamıyorum ve heryere herşeye burnumu ve dilimi sokmak istiyorum,1sanırım çok yaramazım ve çocuğum,evet evet öyleyimdir sayın kendim!biraz çıkıp hava alsam iyi olacak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder