evde
anahtarla kapıyı açtı,gerçekten heyecanlanmıştım,gerçekten pek çok zor ve imkansız gibi gözüken şeyi,kısa bir süre içinde halletmiş ve engellere rağmen,beraber olmayı başarmıştım,Almanyadayım.Saat 19,00 olmuştu ev küçüktü,bir yatak odası,mutfakla beraber salon ve banyo tuvaletten oluşan kırktbeş metrekarelik aşk yuvamızdaydım,ev de nerdeyse hiç eşya yoktu,salonda modern bir koltuk,yerde eski bir halıflex,mutfağı ayıran bir amerikan bar ve iki adet bar taburesi...recep bana evi göstermek için,yatak odasının ışığını açtı,yerde çift kişilk bir yatak,dolap yoktu,recep,eşya almak için beni beklediklerini,reyhanın benimle beraber seçmek istediğini söyledi.Umurumda değil di hiçbirşey,sadece reyhanı görmek istiyordum,gerisi umurum da bile değil.abisi reyhanın işten çıktığını ve az sonra evde olacağını söyledi.Artık kalbimin atışını duyabiliyordum.Bir sigara daha yaktım,on dakika sonra kapı çalındı,yerimden fırladım,kapıyı açtım,çok güzeldi...Sadece çok güzel kocaman gözlerimiz ile şaşırmış birşekilde birbirimize bakıyorduk,başarmıştık saniyelerce mi sürmüştü,yoksa saatlerce mi?kapıdan sanki üzerime atladı,yoksa benmi sıçradım birbirimize deliler gibi sıkıca sarılmıştık.İlk tanışmamızdan sonra birbirimize aşık olmuş.onbeş gün için de daha birlikte bile olmadan,onun hayatımı birleştirmek için beklediğim kadın olduğunu anlamıştım,gece kumsalda içtiğimiz efes extralar,ve tütün paketinden çıkartıp sardığı cigaralık,yeni çıkan metallica "black"albümünü duyduğumda,150metreden görmüştüm onu ilk kez,yüzünü seçemiyordum ama.uzun siyah saçları,ve metallica dinlemesi,onunla tanışmam için yeterliydi,neden bilmiyorum ama çok güzel olduğuna emindim.Gece yazlık sitenin ortasındaki valeybol sahasında.ateşin yanında oturan gençlerden biri olduğunu hemen fark ettim,pek hazzetmediğim,doktorun oğlu bülent,almanyadan gelecek birkızın sevgilisi olduğunu söylüyordu,yoksa?Engel,benim için motivasyon demek ti ve o zaman ki gençler arasında ben ve aykut çok daha cool takılıyorduk,elektro gitar çalıyor,bira ve rakı içiyor ve entellektüel muhabbetler ediyorduk,kızlar,arabalar,ve futbol dan bahseden sıradan yaşıtlarımızdan farklıydık,lise yi bitirdiğimden beri saç uzatıyor ve o zamanlar için oldukça marjinal sayılacak şekil de giyiniyordum ve küpe takıyordum,farklıydım,her şekilde.Kalabalığa yaklaştık ça yüzünü daha net görebiliyordum,iri silah gözleri,uzun siyah saçları,hafif gothic makyajı,siyah taytı ile daha adçekici bir hale gelen bedeni ve yaydığı enerji beni bir mıknatıs gibi kendine çekti,flrt etmeyi beceremezdim,fazla atılgan olduğum da söylenemezdi ama onunla tanışmam gerektiğini biliyordum iç güdüleriyle avlanan bir hayvan gibi yanına giderek merhaba dedim,çok tatlı bir gülümsemesi vardı ve almancı 3.jenerasyonda olan aksanı yoktu tane tane ve çok düzgün türkçe konuşuyordu,herşeyi beni inanılmaz etkiliyordu ve onunda benimle ilgilendiği belli olyuor du,zaman çok kısıtlıydı,sadece üç haftalığına gelmişler di.Ve gymnasium da okuduğunu,almanca ingilizce ve matematik abitur,bir çeşit olgunluk sınavı,u yapacağını ve üniversitede matemetik ve ingilizce okuyacağını,bir çırpıda anlattı,genellikle,almancıları pek sempatik bulmazdım,için için bir kıskançlıkla beraber;elbiseleri,sonradan görmelikleri,dinledikleri müzik,aksanları ve tavırları bana çok itici ve komik gelirdi,bunu onada söyledim,oda paralel düşündüğünü söyledi,farklıydı;entelleküel di,rock dinliyordu çok sade ama parlayan bir güzelliği vardı,çok hoş giyiniyordu yani her molekülü iyi beni kendine doğru çekiyordu,ve doktorun oğlu!doktor adayı bülent i çok itici bulduğunu,söylemiş ve kalbimde taht kurmuştu.Zaman su gisi geçiyordu ve birşeyler yapılması gerkiyordu hem de çok hızlı...Geziyor.müzik dinliyor,içiyor sevişiyorduk,tutcu bir ailesi vardı,sakaryanın bir köyünde yaşayan,minyatür tyzsinin kızı bize yardımcı oluyor,zaman ayarlıyor ve birbirimize gün geçtik çe daha çok bağlanıyorduk.Zaman azalıyor gündüzler yetmiyordu,sağdan soldan gerizekalı dedikodular duyuyor,pekte sağlam pabuç olmadığını.esrar içtiğini ve o zamanlarda bir türk kızının olamayacağı kadar açık düşünüyor ve konuşuyordu,ama bütün bunlar beni ondan uzaklaştırmak bir yana daha da aşık ediyordu,bu arada,ben üniversiteyi kazanmış olmamın verdiği rahatlıkla,yazlık ta tek başıma kalıyor,her ğece bira içiyor ve maddi olarak ta çok rahat davranıyordum.Evlerimiz arasında 150 metre vardı ama ailesi yüzünden gece davetlerimi geri çeviriyordu ama artık onu inanımaz derecede arzuluyordum ve gece evden kaçıp gece gizliçe bana gelemesi için bastırıyordum,kabul etti o akşam anne ve babasına demlediği çayın içine,almanyadan tankası olan klaudianın cerrah babasından arakladıkları,rhopynol ü krmış ve annebabasını uyanılması imkansız bir uykuya yatırarak,evin ikinci katından bahçeye atlamış ve arka kapıdan benim eve gelmişlerdi,Yanıda teyzesinin kızı.benim yanım da ise aykut vardı.Altınci biramı açtım kapı çalında ve sabah a kadar yanlız kalacak,müzik rakı ve...Birbirimize sarıdık öpüşmeye başladık duracak gibi değildik,çek yatın üzerin de sevişmeye başladık.dudaklarını açlık tan ölmek üzere olan bir bebeğim mamaya saldırması gibi emiyor,ağrımaya başlayan testislerim zonkluyordu.tabiki bakir değildim ve aslında yaşıma ve sosyal statüme göre oldukça renkli bir cinsel hayatım vardı on altı yaşımdan beri...Ve oda hiç tecrübesiz değildi.Allerim,inanılmaz bir hızla vücudunda ustaca hareket ediyor,işimi iyi yaptığımı ispatlayan zevk iniltileri evi dolaşıyordu,parmaklarımkalçalarına oturmuş 501 in düğmelerini açmak üzere harekte geçtiğinde çok sahroş olmasına ve ateş gibi yanmasına rağmen,bunu yapmamamız gerektiğini söyledi,biraz keyfim kaçmıştı ama onubbir gecelik birşey uğruna kaybedemeyecek kadar çok seviyordum.Beklemem gerekecekti ve bekleyecektim...zaman inanılmaz bir hızla geçmiş,gitme vakti gelmişt ama bunun bir son olamayacağıçok açıktı ama 17 yaşında bir çocuktum ve almanyaya kendi imkanlarımla seyahet etmem de imkansızdı,ağlamak ta fayda etmedi ve arkasından bakakaldığım halde,mazdaya binmişler ve almanyaya gitmek üzere yola çıkmışlardı artık cebeci de kalmamın da bir anlamı kalmamıştı,ilk otobüsle adapazarına doğru yolaçıktım,tahmini olarak edirnede olmaları gerekiyordu ve cep telefonlarının.internetin olmadğı bir çağda yaşıyorduk,ve elyazimnin üzerine dalmayan gözyaşlarım mürekebi dağıtırken yazdığım mektubu posta ya vermek üzere evden çıkmak üzereyken,telefon çaldı.bu,oydu tanrım inanamıyordum ama,hala adapazarındaydılar,bu gece eniştelerin de kalacak.daha sonra ananesine,köye gidecek ve tam üç koca gün daha türkiyede kalacak ve daha sonra yolaçıkacaklardı,bu bir işaret olmalıydı,bir saat sonra,üçüncü sınıf bir pastanede oturmuş konuşuyorduk geri zekalı kız kardeşleri ve kuzenleriyle beraber ve onlardan kurtulmamız gerekyordu,bir aat sonra evdeydik deli gibi öpüşüyor ve sevişyorduk,bu kız benim olmalıydı,bir sene,evet bir sene sonra 18 olacaktım o saten bu sene onsekiz olacak tı ve sonra ailelerimiz karşı bileçıksa birbirimizin olacaktık,kesin kararlıydık,bir sene boyunca,eskişehirdeki postaneden,adapazarından istanbul poztanesinden sürekli mektup atıyor ve alıyor dum belli saatlerde bütün paramı yatırdığım telefon kartlarıyla telefon da görüşüyor kalan zamanlar da birbirimize mektup yazıyorduk ucuz şarap içiyor,ve sadece onu düşünüyordum,çevremde bir sürü kız vardı ama gözüm kimseyi görmüyor,günleri sayıyordum,tekrar geleceği zaman yaklaşıyordu evet başaracak tık bütün dünyayı karşımıza alacak ve evlenecektik...sonsuza kadar birbirimizin olma üzere,söz verdik ve masa ve sandalyelerin şahitliğinde nikah kıydık,kedi kendimize kimseye ve hatta tanrı ya bile gerek yoktu,biz birbirimize yeterdik,okan ve aykutla beraser İTÜ kimya mühendisliğinde,derslere giriyor ve eskişehirde,çok az zaman geçiriyordum,anneme de anlatmıştım ve tanıdığm herkese ama sanırm iki çocuğun düşleri olarak ciddiye bile almıyorlardı bir hafta sonu,istanbuldan,okanın arabasıyla cebeciye gelmiş mangalı yakmış,aşağından ekmek almış dönerken cebecideki yazlğımızın,yanındaki evin camının açık olduğunu gördüm.koşarak eve geldim,aykut ve okan evde gitar çalıyorlardı hafta sonları taksim balıkpazarındaki Caravan rock barda çalıyorduk gurubun ismi juliaces voices te,aykuta bağırdım.olm hazine buldum hazine,bir saat sonra evin içindeydik bir telefon vardı ve açıktı!Aykutta aadapazarlı bir ailenin almanyada yaşayan kızları bengüden hoşlanıyor ama bu imkansız aşk için birşey yapamıyordu(Aykut ve bengü şu anda evliler ve istanbul anadolu yakasında oturuyorlar)çünkü bengü aykutun uzaktan akrabasıydı,ve babası kızını almanyada okutacak ve asla bir türk le hele hele aykutla evlendirmeyecekti,ama aykut benim de gazımla o gece bengüye telefonda evlenme teklif etti ve bengüde kabul etti!bir saat ben bir saat aykut konuşuyordu,tam 48 saat telefola konuştuk bir eve yasadışı lollardan girmiş ve inanılmaz yüklü miktarda fatura getirecek bir telefon konuşması yapmıştık aykut ayrıntılı fatura gelince foyamızın ortaya çıkacağını ve hapse gireceğimizi söylüyor ve bana küfür ediyordu ama ben onun şu anda devam eden bir evlilik yapmasına sebep olmuştum ve ne ben ne aykut hapse girmedi kızları,bu konuda uyardık ve o ailede gelen 2800 marklık faturayı ödemedi.YAZ GELMEK ÜZEREYDİ,REYHANA EVLEN ME TEKLİFİNİyaptığım GUİTAREST cafede oturuyor kahvemi içerken,stairway to heaven ı dinliyordum,evet gerçekten de cennete merdiven dayamış ve merdivenleri ağır ağır çıkıyordum...yada cehenneme.öZCAN iLHAMİNİN sahibi olduğu cafede çalışıyordu,kafası sürekli iyiydi ama alkol değildi içtiği,peki neydi,94 yazının başlarıydı ve reyhan temmuz sonunda gelecekti,ünivensite tetile girmiş ama benim için çoktan bitmişti.Ve özcana sordum.doztum ne kullanıyorsun,esrar?Daha önce bir kez reyhanla birkez de istanbul da manken sibel gökçenin kardeşi ile,bin travestiyi becermeden önce,etiler de akmerkezin karşısında,seneler sonra tanışacağım sevgili Dileğin ablasının,evinin bulunduğu sitenin yanın da,şarkıcı Ozan orhon'un kayınçosu muratın evinde içmiştim tecrübeliydim yani ve reşittim!Hayır dedi esrar değil,ama söylemek te istemiyordu biraz ısrar yetmişti,eroin di kullandığı!N,dedim?Eroin mi/?iğnemi yapıyorsun?Hayır dedi,sakin di.Burun tava yapıyorum.Nasıl yani dedim kokain değlmiydi o burna çekilen beyaz toz?Az sonra tuvaletteydik.zarf şaklinden ağıt bir paket çıkardı!Toz klozetin kapağına döküldüğn de bütün tarih yeniden yazılıyordu,eroin;kahve rengiydi,iğne yadılmıyordu ve burun dan çekilebiliyordu,,,,asiydim,metalciydim.alkolik bir aileden gelen babasız bir çocuktum,korkusuz dum,ve burnuma hayatımı çektim
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder