27 Şubat 2007 Salı

unutulmuş yazilar

Evet annesi iyi bir insandı,sanırım,fakat babası kafayı yemişti,ama o da iyibiriydi,sanırım,o an anladım ki cerrahlık insanı delirtiyor.Bu arada,babası,işinin stresinden olsa gerek,hergece bir şişe fransız şarabı içiyor,ve yatmadan öncede,oldukça güçlü bir halüsünatif olan;Rhopynol isimli ilaçtan içiyordu.Bu ilaç tahmininizden kat kat daha kuvvetlidir,bir boğayı bile saatlerce uyutabilir.Yemek güzeldi,annesi biz domuz yemiyoruz diye,ki aslında hayvan gibi yiyiyorduk,tavuk yapmıştı,günler hızla geçiyordu,bir şeyler yapılması gerekiyordu.AMA NE?29/0207

Oh BU GÜN kendime ilk eroin i enjekte ettiğimden beri tam on yıl geçmiş daha sonra kullandığım uyuşturucu ve uyarıcarıda hesaba kattığımım da ve geçirdiğim kaza vede ameliyatları da düşündüğümde hala hayata kalmamın bir mucize olduğunu daha iyi görüyorum yaşadığım onca maceredan sonra senelrdir çalıştığım halde diploma alamasamda iyi bir üniversite(ler)de eğitim gördüğüm ve çok iyi derecede almanca ve ingilizce bildiğim halde karın tokluğuna kömür taşımak ve temizlik yapmak zorunda kalmak hayatta başarısız olduğumu mu gösteriyor?Tam olarak emin değilim ama bazı şeyleri yanlış yaptığımdan eminim!Neyse asla çok geç değildir felsefesine inanmış biri olarak,yanlışlarımdan elde ettiğim tecrübeyle yaşamaya devam edeceğim kesin ama şimdi bi cigaralık olsaydı iyi giderdi be!

hostel de başla bir gün daha acaba ne yapsam edindiğim engin kimya tecrübesiyle-çevrem de doktor olarak anılacak kadar-kafayı mı kırsam yada siz normal insanlar gibi mal mülk hırsını kapılıp kendimimi mahvetsem aslında ikisininde sonu aynı eninde sonunda ölecek olan beyin hücrelerimin ölüm hızını arttırıp çan eğrisini dikleştiriyorum o kadar,şu anda metallici dan and justice 4 all ı dinliyorum az öncede tatu ile rammstein dan wo bist du you dinlemiştim... gerçi bunu hergün yapıyorum neyse şimdi msn de online olup kelly den gelen meseji okuyacagım.

Posted by sonertuter@eminem.com at 7:33 Never free
Never me
'cause you're unforgiven too
OhEcet uyuşturucudan,dalış a başlamak ve onu meslek haline getirmekle kurtuldum,Sadece kurtulmakla kalmadım,az bir para ile içlerinde tayland,kamboçya,bahreyn dubai polonya umman gisi ülkelerin bulunduğu pek çok güzel yeride gördüm tabiiki türkiyenin cennet koylarında dalmak ve yaşamakta cabası, aslında çok şanslı ve aynı zamandada extrem şanssız bir adam olduğumu düşünüyorum...başıma iki büyük depdrem bir tsunami iki büyük ameliyat birik ağır olmak üzere 4 trafik kazası geçirdim.ama sanırım hiçbirinde almanyada 96 da bir doktorun uyuşturucuyu bırakmak için başladığım metadon terapisi öncesinde koyduğu hepatit c teşhinden sonraki kadar hayatımı mahvetmemiş ve beni ölüme yaklaştırmamıştı,aslında şu an hayatta olmak bile allahın bana en büyük lütfu ve bu hastalıktan ciddi hiç bir tedavi görmeden kurtulmam ve içtiğim hektolitrelerce alkol binlerce hap ve sayısın ve miktarını çoktan unuttuğum eroin ve kokain iğnesinden sonra hala güçlü ve sağlıklı olmam inanılmaz!bu arada dünya talısı bir oğlum var bana bu en büyük hediyeyi veren tanrıma ve çok özel sevgililerimden Agnieszka ya çok teşekkür ediyorum bu arada üç karıma vediğer sevgililerime çok şey borçluyum hayatıma giren bütün kadılara,özellikle iki sene önce pankreas kanserinden kaybettiğim anneme bu dünyada ve ötesinde...minnetarım.Ve tabiiki 86 da çok genç yaşta kaybattiğim babam a,tüm aileme,tayland ta hayatım kurtaran dileğe,en büyük aşkım ve ilk karım reyhana,tüm arkadaşlarımada öyle.Ama ne kadar ironik şu anda ynımda olmasını istediğim pek çoklarını bir daha göremeyeceğim,bu yazdıklarım biraz asker mektubuna benzemiş olabilir belkide gerçek anlamda askerlik yapamamış ve elli gün sonunda pisikolojik sebeblerden çürük raporu almış olmamdandır,yada sadece yazarak duygularımı dışavuruyor olabildiğim içindir bilemem,tek bildiğim;bunun bir veda değil tam tamına bir başlangç yazısı olduğudur,bu arada uzun ve komplike cümleler kurarak anlaşımayı ve okunmayı zolaştırdığımın ferkındayım,ama-tabiiki istiyor-olmama rağmen bu yazdıklarımın okunmaması yada bana maddi bir getirmemesi halindede hayal kırıklığına uğramayacağım biliyorum çünkü aslında tamamen egoist sebelerle yazıyorum,Ha birde yazdıklarımın anlaşılmasını umuyorum,artık mütavazi olmayacağım oldukça zeki akıllı ve ahlaklı olduğumu biliyorum ama kimsesin mükemmel olmadığını da tabiiki yanlış ve kötü şeyler yaptım ama kimseyi incitmek istemezdim insanın çok tehlikeli ve zararlı bir canlı olduğunu düşünüyorum ve dünyaın sonuna sebep olacağımızıda,ürettiğimiz kimyasallarla küresel ısınmaya sebep oluyoruz,ürettiğimiz nükleer kimyasal biyolojik ve konvansiyonel silahlar teknoloji ve modernleşme adına enerji,su,gıda kaynakların tüketmemiz,hesapsızca çoğalmamız zevk için avlanmamız,hertürlü canlıyı katletmemiz-kendi türümüz dahil-aslında matrix te ajan smith in söylediklerini doğruluyor çok tehlikeli bir virüs gibiyiz ve sonunda kendi türümüzüde yok edeceğiz.Buna ispat olarak sürekli peygamberlere,liderlere-ki çoğu pisikopattı-psikloglara,pisikiyatristlere-ki çoğu delidir-ihtiyaç duymamız yterlidir,neden penguenlerin peygamberleri yok?çünkü ihtiyaçları yok,neden orman sakinlerinin,bizim gelişmişlik olarak gördüğümüz kanunları ve mahkemeleri yok?çünkü çalmayı tecavüz etmeyi cinayet işlemeyi ve dolandırıcılığı kısacası suç işlemeyi bilmiyorlar.Bizse önce hastalık yaratıp sonrada tedavi buluyoruz ve buna seviniyoruz...önce savaş çıkartıp sonrada barışmaya çalışıyoruz tatmin olmaz zevklerimiz ve sınıdsız hırsımız yüzünden sürekli tüketiyoruz dünya ve evrene ciddi hiçbir katkımız olmadığı halde sürekli istiyoruz,herbiri iyiliği ve güzelliği tavsiye eden dinler ve peygamberler üzerinde kavga edip bunun için çoluk çocuk yaşl demeden kendi türümüzü yok ediyoruz ve bunlara sebep olan papalar şeyhleri hocaları katil diktatör ve askerleri sürekli yüceltiyor,para ve şöhrete boğuyoruz,namaz kılmıyor ama camiye gitmeyenlere kızıyoruz,tanrıdan sürekli birşeyler istiyor ama acizlere yardım etmiyoruz,bizim gibi olmayan yada düşünmeyenlerden nefret ediyor,ama onların ürettiği ilaçlarla tedavi oluyoruz onların gelmesini istemiyoruz ama onların yaşadıkları yerlere taşınmak içn can tıyruz çevremde brçok erkek erkeğe ilişkiye giren olduğu halde trvestileri dövüyoruz birçoğumuz;elinden gelse,bütün dşilerle ilişkiye girmek isterken.kız kardeşinin erkek arkadaşının olmasın stemiyr,tanrım biz ne yapıyoruz? cehaletten kıvranıyoruz ama üniversitelrin suç ve günah yuvası olduğunu söylüyoruz,güncel bir konu olduğu için söylüyorum etrafımda nobel ödüllü tek türk kişi si orhan pamuk un ölmesini isteyen ve hatta ciddi ciddi planlayan pekçok insan var.Ve bu arada sayelerinde truzimden direkt yada dolaylı olarak karınlarını doyurdukları halde rus alman ve diğer milletlerin kadınlarının iffetsizlik ve hastalık sebebi olduğunu söyleyen ama onlarla birlikte olmak içn yüklü miktarda para ödeyen,esas kendileri şerefsiz,bir çok insan var alkole,kumara,sex e para bulan ama çocuk ve eşlerinin temel ihtiyaçlar ve eğitimleri için fakir olan!Bir çok insan tanıdığnıza eminim ve ben,tabiiki ben de sizden biriyim!ama beni sevmiyorsunuz çünkü ben sizin gibi sadece iyi yanımı gösterip iğrenç ve zavallı yanımı saklamaya çalışmıyor aksine bunu bir tokat gibi yüzünüze çarpıyorum,kendim gibi olmaya çalışıyorum,bana aşık kadınlar bir süre sonra benden korkuyor ve nefret ediyor çünkü ben,benden içerideki beni perdelemiyor ve korkularımı,ihtirasarımı.zaaflarımı pervasızca neşrediyorum.Siz beni sevmiyor,benden korkuyor,tiksinyorsunuz...sebebini anlıyorum...ben sizin içinizi yansıtan bir ayna oldukça bendek uzaklaşıyorsunuz.oysa aynı yalanlara kanıp aynı hukuktan kaçarken,aynı cigaryı içip aynı eroini çekerken ve ve aynı pornoyu seyredip aynı kadını severken herşay nekadarda güzeldi,aynı takımı tutp aynı ipten atlarken ve aynı tanrıya inanırken herşey ne kadar da masumdu!Ya da aynı filmi izleyip aynı şarkıyı dinlerken,aynı yatağa girip aynı yatakta inlerken ne kadar zevkliydi!şimdi siz büyüdünüz ben aynı şekilde,yıpranmış vücudum,güdük kalmış aşklarım ve incinmiş ruhumla bir köşede ölüm kalım savaşı verirken,tükenmiş hayatımı andıran sigaramdan ve tatlı sarhoşluğuma meze şarabımla bir köşede oturmuş azrailimle hesaplaşmayı beklerken herşey daha net gözüküyor,sabahleyin üzerine çiğ yağmış bir yaprağın öne eğilmişliği gibiyse halım,bu bilgeliğin ve büyümenin omuzlarımı çökermesendendir.Ve suskunluğum;cahil ve kötülerin,söz dinlemezliğindendir.Ve onlar ne olduğunu bilmeselerde karşıdırlar devrimciliğe,ve sizler anlamasanızda sarılırsınız milliyetçiliğe,dersinizki;din anlaşılmaz,yaşanır,sizin gibi giyinmeyen sizin gibi düşünmeyen,sizinle aynı şehirde yada ülkede yaşamayan sizinle aynı takımı tutmayan KISACASI FARKLI OLAN HERŞEYE karşısınızdır,bü dünya üzerindeki egemenliğinizden emin birşekilde,hiç ölmeyecekmişçesine pervasızca yaşarsınz ve kirletirsiniz dünyayı,hep ihtiyacınızdan fazlasını tüketip obezleştikçe...hep daha azını öğrenip ruhunuzla bir ölüm orucu tutarcasına zayıflarsınız,çocuklarınıza seks yapmamalarını salık verirken,kadınlarınzdan;mutfakta aşçı,sokakta hanımefendi,yatakta profesyonel seks işçisi,erkeklerinizden;iyi geliri olan,anlayışlı ve modern maço,güçlü sevecen dövmeyen,iktidarlı ama sadık,romantik,espirili ama ciddi olmasını istersiniz,maçlarda yada televizyonda insanların kutsallarına küfür ederken birinin annenizle cinsel münasebette bulunacağını söylemesini cinayet sebebi sayar,millatin karısına kızına bakarak mastürbasyon için done toplarken,ailenizden bir bayanla evlenmek isteyen her erkekte para namus gibi faziletler arar,çocuklarınızı döver,karı gibi gülmemesini,o....pu gibi sakız çiğnememesini söyler,ağzınzda sigarayla neden içmemesi gerektiğini anlatırsınız...Şimdi anlıyorum insanların neden hem doğarken hem ölürken ağladıklarını!Olsa olsa halimize,halime,kaderimize ve kederimize ağlıyoruzdur...Tanrı varsa ki var gerçekten sabırı,bağışlaması çok bol olandır!Çünkü ben olsaydım,helak etmek için-kendim dahil-hiç şüphe duymazdım!işte o yüzden ben tanrı dğilim,değilsiniz değiliz!Ve yine tanrı biliyorki melek olmak istemediğimi!Tanrım lütfen beni ailemi ve sevdiklerimi sonsuz affından ve sabrından nasiplendir ve beni ve tüm insanlığı cahillikten koru,ve doğru yola iletmek için sonsuz bilginden nasiplendir


Thursday, February 15, 2007
bu gün yaptığım çalışmalar sonucunda,yeni bir deneye başladım bağımlılık yapmayan bir opium alkoloidi olan dekstrometorfan ve bir anti depressan olan meptobamatn,insan mizacı,motor beceriler ve ruhsal durum üzerindeki etkilerini deniyorum,burda sorun bu maddeleri kendi üzerimde denediğim için ki;freud ta böyle yapmıştı,sağda solda hapçı yada junkie olarak tanınmama ama artık insanların ne dediği hiç umurumda değil tek istediğim bilgiye ulaşmak onun aydınlık ışığında yürümek ve bilginin nuruyla yanmak,tanrıya ulaşmanın tek yolunun bilgiden geçtiğini anlamak için çok ağır bedeller ödedim,ağır fiziksel acılar,travmalar yaşadım,sevdiklerim den ayrıldım ve her ayrılık tarifi imkansız manevei acılar çekmeme,asabi bir ruh hali husule gelmesine sebep oldu amarım bir gün ki,ben hayatta olmasam da önemli değil,bir nebze olsada anlaşılabilmiş olmaktır,yani bir takım insanlar alkol ve droglara neden daha kolay tölerans gösteriyor yada daha kolay dependence oluyorya,nasıl anlatıyım,doğada bulunan,maddelerin drug özelliklerini araştıran bir bilim
soner:yani bide beyinde bulunan mü,alfa delta MDMA NDMA deseptörlerinin bağımlılık euphoria ve analjezi.disfori atkilerini araştırıyorum,umarım araştırmalarım günün birinde insanlığın gelişimine bir nebzede olsa katkı sağlar

Friday, February 16, 2007
Siz,insanlar;normal olduğunu iddaa eden herşeyin ve herkes için NEyin iyi olduğunu neyin kötü olduğunu bilen,kendinde başkası için de neyin doğru olduğuna karar yetkisi verme hakkı bulan sizler!Artık gerçekten yeter,siz kimsiniz ki?neyin doğru neyin yanlış olduğunu biecek,buna adeta tanrı gibi karar verecek kadar kibirlisiniz,kendini zi yok edecek sera gazlarını fütursuzca doğaya salarsınız,avlanmak adı altında zevk için can alırsınz,birbölümünüz açlıktan ve ilaçsızlıktan ölürken;birbirinizi yok etmek için dört jenerasyonunuzu besleyecek paraları silahlanmaya harcarsınız.Ve inanılmaz bir şekil de sadece size uymuyor diye esrar eroini ve fiziksel bağımlılığı olmadığı halde kokaini yasaklar içenleri hapse atarken fiziksel ve psişik bağımlılığı bilimsel olarak kanıtlanmış bir şekilde yüksek olduğu halde sigarayı alkolü ve mafeini tiamini-çay-tuluonu-bali ve tineri ucuza ve yasal olarak içer içtirir satar ve sattırırsınız.kurtlar vadisini ki;hiç sevmem ve seyretmem,sansürler ve bahane olarak şiddet içerdiğini söyler ama her iki dünya savaşını anltan filleri oskara boğar amerikanın ve diğer emperyalistlerin gerçek şiddet ve katliamlarını.naklen verirsiniz,belgesel adı altında amipten,memelilere kadar hertürlü cinsel münasebeti umarsızca çocuklarınıza seyrettirirken,kendi türünün idamesi için gerekli olan,cinselliği görmemesi ve öğrenmemesi için onları eve kapar porno ve erotizmede sansür uygulayarak,sapkınlığa ve cehalete itersiniz,çıtır,taze,lolita adı altında yaş orantısız seksi ballandıra ballandıra anlatır ve düşlerken;tıbbi bir rrahatsızlık olan çocukçuları-pedofili ve hayvancıları-zoofili-ve bağımlıları-emotional failure,dependence sickness-linç etmek istersiniz tedavi etmek yerine!Ve ben utancımdan ölüyorum ve uyuyamıyorum geceleri,nasıl hesap vereceğimi düşlerken ahireti!her dinin ve hümanist düşüncenin en büyük günahlardan ve ayıplardan saydığı açgözllülük hırs şehvet ve kibir esir almış nefislerimizi ve tek istediğimiz daha fazlası-ask for more-!Ve bunu gururla slogan yaptı kapitalizm,insan hakların dan bahsederken uğuruna öleceğimiz ve öldüreceğimiz peygamberimiz bile,komşusu açken tok yatan bizden değildir derken,dinimiz zekatlarınızı,ki dini bir vergi türüdür,önce ailenizdeki sonra çevrenizdeki ihtiyaç sahiplerine intikal ettirmemizi emrederken,sadece bizim gibi düşünmüyor,giyinmiyor,davranmıyor ve dahası oüşünmüyor derken abi abla ve küçük kardeşlerimizden.bizi servet sahibi yapan işçilerimizden kıskanır ve saklarken göstermelik ibadetler le uydurduğumuz,akli ve dini hiçbir kurala uymayan saçmalıklara dayanarak mahrum ederken,hala;utanmaz arlanmaz bir aymazlıkla kendimizi,diğerlerini ve hatta tanrıyı bile kandırmaya cüret ederken ve dahada acaısı buna inanıdken ve şehrin zengin semtlerinin çöplükleri bütün fakir mahalleleri doyuracak kapasitedeyken hala cennet den bahsetmek ve hatta ve hatta oraya gideceğimizi düşünmek,naıl bir utanmazlıkahlaksızlık ve sahtekarlıktır?gerçekten inanamıyor ve anlamakta zorluk çekiyorum.Ve ne acı ki bende bu gürühun,bu popülasyonun bir parçasıyım ve maalesef evet itiref ediyorum;zaman zaman ben de böyle düşünüyor ve davranıyorum amma allahıma binler ce kez sükürler olsun ki,bir alkolik,bir eroinman hapçı,hırsız yalancı ve sahtekar olsamda zaman zaman düştüğüm bu utanç verici durumdan kurtuluyor durup etrafıma bakıyor,ve tanrıdan af diliyorum,kendim adına ve tüm insanlık adına!Yalan mı?çok fazla asla yeterli değildir!şu anda üstümdeki kıyafetlerden,aklımda ki bilgimden ve bana kazandırdığırız tecrübelerden başka hiç birşeyim yokken,anlıyorum çok fazla aslayatmez!bir evin varsa,bir yazlık istersin o da varsa bir arasba,oda varsa bankada biraz para!yetmez!büyük ekran bir tv,bir üst model cep telefonu,kariyer de bir terfi,bir helikopter!uçak,ikinci ev,üçüncü tv,daha hızlı bir araba,sağlıklı bir kız çocuk?erkek olsa daha mı iyi olurdu?gzel bir eş,...dört e kadar yolu var dimi?sağlıklıyım ama,bunun değerini hasta olana kadar bilemem,hmm bide biraz daha çok saçım olsaydı!biraz boyum uzun olsa ne hatunlar götürürdüm!herkesin herşeyini merak ederim,görmek duymak,öğrenmek isterim ama insanlar benim özelime saygı göstermeli!ben içerim ama sigara yasaklanmalı,ben sarhoş um ama alkol içenler cehennemde yanmalı,ben çok korkarım o zaman eroin yasaklansın!Ben cahil kaldım,kitepler yakılmalı,düşünce özgürlüğü sadece benim ve benim gibi düşünenler için olsun.ya nasıl bukadar terbiyesiz,yalancı ve yabancı olabiliyoruz,olabiliyorsun,oluyorsunuz,sizin le birlikteyken dünyanın en akıllı güzel ve bir rahibe kadar namuslu kızı,nasıl oluyorda onursuz-ki aslında onlar kadar onurlusu yoktur-bir fahişe olabiliyor?Tanrım sana bütün bu olanları bana acı ve zorlu bir şekil de yaşatarak gösterdiğin için çok teşekkür ederim!öğren dim!gerçeği biliyorum ama mutlu değilim!?Ama kim demiş ki bilmek,öğrenmek mutlu edecek diye?ve yine kim iddaa edebilirki hayat adildir diye yada adil olmak zorundamı?Sonun da anladım ki nasıl aşağlık,zayıf,korkak,.aç gözlü ve parazit bir tür olduğumuzu!tanrının bizi donattığı yetenekleri kötüye kullanmakta nasıl ustalaştığımızı,zayıfı ezmedinmi?kendinle hiç çelişmedin im birkezde olsa ölümlere kayıtsız kalmadın mı?bana dokunmayan yılan bin yaşasın demedin im?yükselmek için başkalarını ezmedin mi?arkadaşlarının arkasından konuşmadın mı?pembede olsa yalanlar söyledin mi?Ben yaptım!içgüdüsel çoğalma dürtüme engel koymadan çok kadını arzuladım,çıkarlarıma ters düşenler zara görsün istedim,yardımıma ihtiyacı olanlardan başım belaya girmesin diye kaçtım,giymek istediklerimi başkaları beğenmiyor diye attım,zaralı olduğunu bile bile hapı yuttum cigarayı içtim,iyi niyetli olsamda,olayları manüpüle ettim yalan söyledim,sakladım.abarttım,korktum!hem de belli ettim,salladım hiç durmadı,kötüledim,utanmadım,sevdim,ama beli etmedim!utandım,kaçtım,sakladım.Ama YETER.artık dayanamıyorum ve biliyorum orada birileri beni duyuyor ve anlıyor,ve birgün,.umarım bir gün,övünmeyi,dövünmeyi,söğüşlemeyi bırakacak bir insan toplulğu veya canlı türü olmalı bu şekil de olamaz,eşyanın tabiatına aykırı,tüm canlılar içgüdüsel olarak hayatlarını devam ettirmeye çalışırken,en azından öyle olması tabiatıyla gerekirken bizim sürekli kendi türümüz de dahil canlı hayatını yok etmemiz ve bunun için teknoloji adı altında sürekle yeni taktikler geliştirmemiz,sadece üşendiğimiz için kendi ayakkabılarını bağlamaktan bile aciz ve çocuk pornosu yapımcılarından bile daha ahlaksız insanları,siyasetçi ve general adı altında para ödeyerek bizi yönetmeleri ve savunmaları için tayin etmemiz,bizi mutlu etmesi düzenlemesi gereken din,örf,adet,hukuk,aile,slale ve toplum gibi kavramları uyulması ve uygulanması imkansız,zorluk ve eziyetler silsilesi haline getirmemiz,akla,manktığıa bedene bilime ve içgüdülerimize tamamen ters ve alakasız ve ben artık bu toplum dediğiniz guruba dahil ve ortak olamayacak kadar bittim ve bıktım.sizi düşünenleri,yargilayabilenleri de yorum yapmaya ve yeter demeye çağırıyorum lütfen artık hiç srşekilde kavrayamadığım bu çılgınlık ve delilik haline şeter deyin,tamam çok fazla asla yeterli değil ama inanın bu yaptığım,yaptığınz YETER.Siz,insanlar;normal olduğunu iddaa eden herşeyin ve herkes için NEyin iyi olduğunu neyin kötü olduğunu bilen,kendinde başkası için de neyin doğru olduğuna karar yetkisi verme hakkı bulan sizler!Artık gerçekten yeter,siz kimsiniz ki?neyin doğru neyin yanlış olduğunu biecek,buna adeta tanrı gibi karar verecek kadar kibirlisiniz,kendini zi yok edecek sera gazlarını fütursuzca doğaya salarsınız,avlanmak adı altında zevk için can alırsınz,birbölümünüz açlıktan ve ilaçsızlıktan ölürken;birbirinizi yok etmek için dört jenerasyonunuzu besleyecek paraları silahlanmaya harcarsınız.Ve inanılmaz bir şekil de sadece size uymuyor diye esrar eroini ve fiziksel bağımlılığı olmadığı halde kokaini yasaklar içenleri hapse atarken fiziksel ve psişik bağımlılığı bilimsel olarak kanıtlanmış bir şekilde yüksek olduğu halde sigarayı alkolü ve mafeini tiamini-çay-tuluonu-bali ve tineri ucuza ve yasal olarak içer içtirir satar ve sattırırsınız.kurtlar vadisini ki;hiç sevmem ve seyretmem,sansürler ve bahane olarak şiddet içerdiğini söyler ama her iki dünya savaşını anltan filleri oskara boğar amerikanın ve diğer emperyalistlerin gerçek şiddet ve katliamlarını.naklen verirsiniz,belgesel adı altında amipten,memelilere kadar hertürlü cinsel münasebeti umarsızca çocuklarınıza seyrettirirken,kendi türünün idamesi için gerekli olan,cinselliği görmemesi ve öğrenmemesi için onları eve kapar porno ve erotizmede sansür uygulayarak,sapkınlığa ve cehalete itersiniz,çıtır,taze,lolita adı altında yaş orantısız seksi ballandıra ballandıra anlatır ve düşlerken;tıbbi bir rrahatsızlık olan çocukçuları-pedofili ve hayvancıları-zoofili-ve bağımlıları-emotional failure,dependence sickness-linç etmek istersiniz tedavi etmek yerine!Ve ben utancımdan ölüyorum ve uyuyamıyorum geceleri,nasıl hesap vereceğimi düşlerken ahireti!her dinin ve hümanist düşüncenin en büyük günahlardan ve ayıplardan saydığı açgözllülük hırs şehvet ve kibir esir almış nefislerimizi ve tek istediğimiz daha fazlası-ask for more-!Ve bunu gururla slogan yaptı kapitalizm,insan hakların dan bahsederken uğuruna öleceğimiz ve öldüreceğimiz peygamberimiz bile,komşusu açken tok yatan bizden değildir derken,dinimiz zekatlarınızı,ki dini bir vergi türüdür,önce ailenizdeki sonra çevrenizdeki ihtiyaç sahiplerine intikal ettirmemizi emrederken,sadece bizim gibi düşünmüyor,giyinmiyor,davranmıyor ve dahası oüşünmüyor derken abi abla ve küçük kardeşlerimizden.bizi servet sahibi yapan işçilerimizden kıskanır ve saklarken göstermelik ibadetler le uydurduğumuz,akli ve dini hiçbir kurala uymayan saçmalıklara dayanarak mahrum ederken,hala;utanmaz arlanmaz bir aymazlıkla kendimizi,diğerlerini ve hatta tanrıyı bile kandırmaya cüret ederken ve dahada acaısı buna inanıdken ve şehrin zengin semtlerinin çöplükleri bütün fakir mahalleleri doyuracak kapasitedeyken hala cennet den bahsetmek ve hatta ve hatta oraya gideceğimizi düşünmek,naıl bir utanmazlıkahlaksızlık ve sahtekarlıktır?gerçekten inanamıyor ve anlamakta zorluk çekiyorum.Ve ne acı ki bende bu gürühun,bu popülasyonun bir parçasıyım ve maalesef evet itiref ediyorum;zaman zaman ben de böyle düşünüyor ve davranıyorum amma allahıma binler ce kez sükürler olsun ki,bir alkolik,bir eroinman hapçı,hırsız yalancı ve sahtekar olsamda zaman zaman düştüğüm bu utanç verici durumdan kurtuluyor durup etrafıma bakıyor,ve tanrıdan af diliyorum,kendim adına ve tüm insanlık adına!Yalan mı?çok fazla asla yeterli değildir!şu anda üstümdeki kıyafetlerden,aklımda ki bilgimden ve bana kazandırdığırız tecrübelerden başka hiç birşeyim yokken,anlıyorum çok fazla aslayatmez!bir evin varsa,bir yazlık istersin o da varsa bir arasba,oda varsa bankada biraz para!yetmez!büyük ekran bir tv,bir üst model cep telefonu,kariyer de bir terfi,bir helikopter!uçak,ikinci ev,üçüncü tv,daha hızlı bir araba,sağlıklı bir kız çocuk?erkek olsa daha mı iyi olurdu?gzel bir eş,...dört e kadar yolu var dimi?sağlıklıyım ama,bunun değerini hasta olana kadar bilemem,hmm bide biraz daha çok saçım olsaydı!biraz boyum uzun olsa ne hatunlar götürürdüm!herkesin herşeyini merak ederim,görmek duymak,öğrenmek isterim ama insanlar benim özelime saygı göstermeli!ben içerim ama sigara yasaklanmalı,ben sarhoş um ama alkol içenler cehennemde yanmalı,ben çok korkarım o zaman eroin yasaklansın!Ben cahil kaldım,kitepler yakılmalı,düşünce özgürlüğü sadece benim ve benim gibi düşünenler için olsun.ya nasıl bukadar terbiyesiz,yalancı ve yabancı olabiliyoruz,olabiliyorsun,oluyorsunuz,sizin le birlikteyken dünyanın en akıllı güzel ve bir rahibe kadar namuslu kızı,nasıl oluyorda onursuz-ki aslında onlar kadar onurlusu yoktur-bir fahişe olabiliyor?Tanrım sana bütün bu olanları bana acı ve zorlu bir şekil de yaşatarak gösterdiğin için çok teşekkür ederim!öğren dim!gerçeği biliyorum ama mutlu değilim!?Ama kim demiş ki bilmek,öğrenmek mutlu edecek diye?ve yine kim iddaa edebilirki hayat adildir diye yada adil olmak zorundamı?Sonun da anladım ki nasıl aşağlık,zayıf,korkak,.aç gözlü ve parazit bir tür olduğumuzu!tanrının bizi donattığı yetenekleri kötüye kullanmakta nasıl ustalaştığımızı,zayıfı ezmedinmi?kendinle hiç çelişmedin im birkezde olsa ölümlere kayıtsız kalmadın mı?bana dokunmayan yılan bin yaşasın demedin im?yükselmek için başkalarını ezmedin mi?arkadaşlarının arkasından konuşmadın mı?pembede olsa yalanlar söyledin mi?Ben yaptım!içgüdüsel çoğalma dürtüme engel koymadan çok kadını arzuladım,çıkarlarıma ters düşenler zara görsün istedim,yardımıma ihtiyacı olanlardan başım belaya girmesin diye kaçtım,giymek istediklerimi başkaları beğenmiyor diye attım,zaralı olduğunu bile bile hapı yuttum cigarayı içtim,iyi niyetli olsamda,olayları manüpüle ettim yalan söyledim,sakladım.abarttım,korktum!hem de belli ettim,salladım hiç durmadı,kötüledim,utanmadım,sevdim,ama beli etmedim!utandım,kaçtım,sakladım.Ama YETER.artık dayanamıyorum ve biliyorum orada birileri beni duyuyor ve anlıyor,ve birgün,.umarım bir gün,övünmeyi,dövünmeyi,söğüşlemeyi bırakacak bir insan toplulğu veya canlı türü olmalı bu şekil de olamaz,eşyanın tabiatına aykırı,tüm canlılar içgüdüsel olarak hayatlarını devam ettirmeye çalışırken,en azından öyle olması tabiatıyla gerekirken bizim sürekli kendi türümüz de dahil canlı hayatını yok etmemiz ve bunun için teknoloji adı altında sürekle yeni taktikler geliştirmemiz,sadece üşendiğimiz için kendi ayakkabılarını bağlamaktan bile aciz ve çocuk pornosu yapımcılarından bile daha ahlaksız insanları,siyasetçi ve general adı altında para ödeyerek bizi yönetmeleri ve savunmaları için tayin etmemiz,bizi mutlu etmesi düzenlemesi gereken din,örf,adet,hukuk,aile,slale ve toplum gibi kavramları uyulması ve uygulanması imkansız,zorluk ve eziyetler silsilesi haline getirmemiz,akla,manktığıa bedene bilime ve içgüdülerimize tamamen ters ve alakasız ve ben artık bu toplum dediğiniz guruba dahil ve ortak olamayacak kadar bittim ve bıktım.sizi düşünenleri,yargilayabilenleri de yorum yapmaya ve yeter demeye çağırıyorum lütfen artık hiç srşekilde kavrayamadığım bu çılgınlık ve delilik haline şeter deyin,tamam çok fazla asla yeterli değil ama inanın bu yaptığım,yaptığınz YETERLinks to this post



işte böyle
insan yazabilirmi?sadece düşündüğü gibi,içinden geldiği gibi,sansüre uğrama korkusu olmadan,başkaları ne der ne düşünür korkusu olmadan yazabilirmi?bence çok zor,belki de charles bukowski yi bu kadar sevmemin,saygı duymamın sebebi bu dur,tabi ki kurgu yazının olmaz sa olmazıdır.Çünkü yazı yı diğer sanatlardan ayıran en büyük özellik;hayal dünyanızı olabildiğince çalıştırması-tabii ki başkaları tarafından tecavüz edilmedik bir yeri kaldıysa-ve sizi içine çekmesidir,bence bir yazının içine girmeden,ve o anı ve olayları yaşamadan anlamanıza ve eğlenmenizi imkan yoktur,ki burda başınızı belaya sokma ihtimaliniz de olmadığından,maceraperestler için inanılmaz bir şanstır,ben müzik e de bu açıdan bakarım,ve liriklerin müzik içindeki payı benim için%50 dir ve enstrümanlar tabiiki arada sırada dinlemme rağmen elektronik müziğin benim için pek çekici olmadığını da bu yüzden söyleyebilirim.bu arada doğuştan ve genlerinizin ve çevresel faktörlerle oluşan karakterinizin ve de bazı sıra dışı zevk ve alışkanlıklarınız da çevreden tepki görmese durumund iyi bir kaçış yoludur,müzik ve yazı!Her hangi bir tepki di kolayca ya bu sadece yazı,kurgu yani yada müzik veya karikatür!diyerek tepkileri göğüslersiniz mesela marshall matters ın eminem ve silim shady olarak üç kişilğe bölünürek iç dünyasını yansıtması,galip tekin ve diğer bir çok karikatüristin çizimlerinde ve yazarların bilinç allarını bu şekilde dışa vurarak tepkileri azaltmaya veya göğüslemeye çalışmaları ki genel de inanılmaz suçlar işleyen insanların da genellikle hayatlarının bir döneminde sanatla uğraşmaları buna güzel bir örnektir.Sürekli yadsıdığımız,eleştirdimiz;hatta engellemeye çelıştığımız;pornografi ve şiddet,acaba hayatında sadece bir bölüm bile olsa porno seyretmemeş yada en azından bunu merak etmemiş olanınız varm?Hiç zannetmiyorum-ki ben çok severim,ve mastürbasyon yaparım ama sonunda o zevkin doruğuna çıkmam gereken anda ne yazıkki sürekli bir pişmanlık duygusu beni yakalar ve mahveder,bu tamamen sosyal ve toplumsal seçmalıkların sebep olduği bir bilinç altı hezayanıdır.oysa kötü bir şey yapmamışımdır,kimsenin canını yakmamış,parasını çalmamış,hakkını gasp etmemişim dir.Bu vicdan azabı ve pişmanlığın tek sebebi beynime erken yaşta kazınmış olan saçma sosyal statülerdir!Oysa erkek ve kadının her ay-patalojik bir bozukluk yoksa-belirli bir miktar yumurta ve sperm üretmesi gerekir ki bu eğer kullanılmazsa regl yoluyla atılmaktadır,erkekte isi böyle bir mekanizma yoktur ve eğer erkek bunu mastürbasyon yoluyla atmazsa,"rüyalanma dediğimiz"vücud bunu genellikle uyku da atmak zorundadır,ayrıyetten her canlının en temel ve birinci içgüdüsü ve yaşam nedeni olan,üreme dürtüsü eğer cinsel birleşme zevk veren bir hisolmasaydı çeşitle sebelerle engellecek ve insan ırkinin devamlılığıda tehlikeye girecek ti.Hal böyle iken sürekli belirttiğim bu en önemli ve birinci dürtümüzün insanların kendi yarattıkları saçma sosyal sebeplerle engellenmeye çalışılmak ta ve bir nevi insan,kendi türünün sonunu getirmeye çalışmaktadır.İkinci bir olayda zeki yada normal zekaya sahip her insanın hayatın da en az bir kere düşündüğü;ne için yaşıyoruz?sorusudur.Buna çeşeitli inanç,ülke veya bbölge sistemlein de yaşayan insanlara sorduğumuz da onlarca değişik cevap almamamız olasıdır,ahiret için,para için,güç için,diğer insanların mutlulğu için,ailese için, çocukları için,yaşadığını söyleyecek birçok insan olduğu gibi ilginç ama;ne için yaşadığını bilmeyen büyük bir topluluk söz konusudur,ben ise-zaman zaman değişmekle birlikte-mutluluk ve huzur için yaşadığımı düşünüyorum ki bu da aslında muğlak,zaman ve mekan için de kolaylıkla,ifade ettiği şeyler bakımından değişebilecek bir kavramdır.Bazıları mutluluğun içsel bir huzur ile sağlanabileceğini söyleselerde pek çokları için para,sex,güç,iktidar,din,vb.dir,ben ne nasıl kavramlarına girmeyeceğim,çünkü bu çok kişisel ve değişken olabilir.ama bildiğim birşey varsa mutluluğun uzun sürmediği ve herzaman ağır bir bedelinin olduğudur.Ve bu bedelin cehenneme kadar beklemediği ve yaşam süreciniz içinde size ödettirildiğidir.Eğer beni tanıyorsanız yada yazılarımı okuduysanız;hala sürmek te olan ağır derecede bir alkol ve madde sorunumun yıllardır süre geldiğini bilirsiniz.Burda söylemek isterim ki normal olarak;çok pişmanım.lanet olsun,keşke hiç başlamasaydım gibi normel ve patronumun sevgilelerimin yada aile ve toplumun beklediği şeylere söylemem gerekiyor ama ben maalesef bunu yapamayacağım!Çünkü artık dürüst olmak istiyorum gerçekten,yerleşek düşünce olarak bunu söylemem gerektiğini biliyorum ama maalesef değilim,ne alkolikliğimden ne eroin kokain bağımlılığımdan nede pek çok kadına aşık olmaktan dolayı pişman değilim!Ve artık yalan söylemekten sıkıldım,çünkü dürüstlük olmadıktan sonra hiçbir faziletin değer taşımadığına inanıyorum.Bu tabiiki benim düşüncem,ama sonuç olarak söylediğim gibi her mutluluğun ve iyi geçen anın bir bedeli var ve bu ödenmek zorunda.tabii bu söylediklerim ve düşündüklerim hiç kimseye öneri veya tavsiye olarak düşünülmemelidir,çünkü herkesin hayattan beklediği ve ödeye bileceği,katlanabileceği farklıdır,ben;seni öldürmeyen,seni güçlü kılar felsefesine inanıyorum ve hernekadar ağlansamda acılaırımla gurur duyuyorum ve barışığım,içtiğim litrelerce alkolün,yuttuğum binlerce hapın,zerk ettiğim binlerce eroin kokain vb. madinin karaciğerim dahil bütün organlarını yok ettiğinin,parasızlik çekmeme sebep olduğunun,terk edilmelere yol açtığının,kısacası fiziksel ve ruhsal olarak,katlanılması çok zor olan acılara sebep olduğunun ve olacağının ve hatta belki de sonsuz hayatı cehennemde geçireceğimin farkındayım ama,bunu bahane olarak yada acındırmak için söylemiyorum,bende ruhsal ve bedensel birtakım eksiklik veyahutta farklılık olduğunu düşünüyorum,Yani siz karnınız acıktığında yemek yiyiyorsunuz bende ruhum acıktığın da birine aşık oluyorum yada,sağlam bir eroin dozuna,kokein karıştırıp damarıma enjekte ediyorum.!kulağa çok mu garip geliyor?yada iğrenç?Aslımda üretim ve uygulama sürecinin zevkli olduğunu söyleyecek değilim,ama daha sonrasında yaşanaları ve hissedilenleri size,siz normal insanların tanımlayacağı benzetmekle anlatmak imkansız,ama yinede deneyeceğim.sanırım hepiniz en az birke orgazm olmuşsunuzdur?yada çok ama çok sevdiğiniz bir yemek yada piyangodan büyük ikramiyeyi kazandığınızı düşünün,yada evlenmek-tabiki sevdiğiniz biriyle,yada hızı seviyorsanız,bir ferrari ile geniş bir yolda ilerlediğinizi düşünün,ve bunları onla yo yo 100 ile çarpın!bu enjeksiyon sonrası yaşadıklarınızın yanına bile yaklaşamazsınz¹bu arada ve tabiki bunun doğru bir şey-doğru ne demekse?-kolay yada özenilecek birşey olduğunu söylemiyorum hatta ben ce denemye bile kalkmayın mecala ben cam yemeye yada kılıç yutmaya kalkışmıyorum,ama bungie yapmayı isterdim,herneyse burda olay biz junkie lerin.doğru yada özenilecek birşey yaptığını ispat etmek değildir hatta çok ta risklidir birkaç miligram fazla doz sizi anında öldürü yada hepatit c hiv vb.kapmanıza ada neden olur iktidarsızlık yapar,falan filan,anlatmak istediğim;bunu yapan,bunu bir hayat tarzı haline getirip,bunun için yaşayanların cahil,gerizekalı,iradesiz,korkak olmadığını bilmenizdir,çünkü bunu yapmak.hayat tarzı haline getirmek ki ben 4 sene kesintisiz bu şekil de yaşadım ilk karım reyhan la birlikte,neredesiyse imkansızdır,zayıf,korkak ve aptal bir insan için;öncelikle,inanılmaz fiziksel ve ruhani acılar çekersinizki bu gerçekten katlanılmazdır,sürekli aç kalır,üşür ve aşağlanır ve paranoyak olursunuz,bir süre sonra gerçeklikle hayal dünyası birbirine geçmeye başlar,çok uyumak yada günler ce uyuyamamk vardır ve allahım lütfen artık canımı al!dayanamıyorum artık dediğin zamanlar gelir,ve en büyük sorun isi vücudunuzun maddeye geliştirdiği tölerans sonucu madde miktarını sürekli arttırmanız gerekmektedir ki bu bulmanız gereken para miktarının da artması demektir,ölmek için dua etmeye başlarsnız ama intihar etmek için çok geçtir,onlarca hap artı sağlam bir vuruş bile,bırakın sizi öldürmyi,uyumanızı bile sağlamaz bazen,sokaklarda yatmak,günlerce aç kalmak daha sonra kusmak tan yemek yiyememek günlerce sıçamamak daha sonraları bir kola şişesini klozete bırakmakyedikleriniz den tad alamamak hayatınızın rutinleri oluverir,ve para bulmak gerçekten çok zordur,hırsızlık dolandırıcılık ve borç almak geçici çözümlerdir,evdeki eşyaları satmak ta öyle ayrıca risklidir de bu yüzden malan alım satımlarında komisyonculuk,fahişelere gözetmenlik yapmak(pezevenklik)ve şeytanın bile aklına gelmeyecek ticari numaralar bilmek gerekir ki bu gerçekten geri zekalıların ve iradesezlerin başarabileceği birşey değildir.Her ne kadar alkolün esrar kokain ve extacy nin beyin hücrelerini öldürüp insanı aptallaştığı söylense,ve kısmen doğru da olsa,eroini insan zekasına inanılmaz katkılar yaptığı düşüncesindeyim,çünkü şu anda bazı algılama problemleri yaşamakla beraber hala pek çok insandan daha zeki olduğumu biliyorum ve bunu başkaları hatta beni hiç tanımayan ve karanlık geçmişimi bilmeyen insanlarda onaylıyor.ve sanırım bu sebep ten doloyı bir dalış okulu bir pub işlettikten sonra şu anda bir otel işletmekteyim,...tam ondört yıl oldu...Evet ben bile inanmakta güçlük çekiyorum ama ilk eroini kokladğımdan bu yana tak on dört yıl geçti!ilk biramı on yedi ve ilk sigaramı da 16 yıl önce içtim amonyakta kaynattığım kokaini içmemin üzerinden onbir ve ilk eroini iğnemi yapmamdan bu yana ise on iki yıl geçti...Şu anda 31 yaşındayım,gür ve uzun saçlarım ve neredeyse hiç fazlası olmayan bedenimle genelde insanlar yirmili yaşların ortalarında göründüğümü söylüyorlar!Ve evet üniversiteyi bitiremediğim ve buna uyuşturucunun-kısmen-sebep olduğu doğru ama bundan sonra sağlikli ve bedenen tamamen temiz insanların bile başarmakta zorlandığı;tüplü eğitmenlik sınavını dereceyle bitirdiğim ki,bu aynı zaman da fiziksel sir dayanıklılığı gerektirirki,dereceyle başardığım da doğru.Bu arada pek de neşeli olmayan bir şekilde,şırınga paylaşımı ve korunmasız seks sonucu aptalca bir şekilde hepatit Bve C hastalığı kapmam ve ikisi benim hatam olmak üzere altı adet trafik kazası yapmam ve bir kezde merdivenden düşme sonucu iki kez-biri beyin.biri yüz ve çene ve biride omuzumdan olmak üzere,ameliyat geçirme durumum var!BUNU TEKRAR TEKRAR söylemek zorunda hissediyorum;bunların hiç birinin övünülecek şeyler olmadığını biliyorum,ama dediğim gibi,belki çok şanslıydım elimde can veren karım ve arkadaşlarım gibi bende şu anda doğaya geri dönmüş olabilirdim ama hayattayım,hiç hapise girmedim,hissedilir bir sağlık sorunum yok,ve bunları yazabilecek kadar hayattayım!Her ne idiyse,belki de tanrı beni çok seviyor,bilmiyorum ama hayattayım ve pişman değilim,belki de tayland da bir DİLEK'im yanım da bir iyilk meleğim olmasaydı şu anda bunları yazıyor olamayacak tım,sani demek istiyorum ki işte böyle bütün bunlardan sonra daha da çok inanıyorum daha da çok güveniyorum,ama hep bir DİLEK'im olsun istiyorum hayatta yada belki gerçekten periler var iyiki şikayet ve DİLEK kutuları var hayattan bir DİLEk in olduğu sürece DİLEK in hayatında oldu sürece DİLEK in hayatta olduğu sürece hayat çok ta acı değil çok ta zor değil çok ta adil değil-olması gerektiğini kim söyledi ki?-son olarak hayatta herkesin bir DİLEK i olmasını DİLERİM,işte böyle;bir DİLEK dilediğin sürece hayattan bir şey DİLEdiğin sürece hayat çok daha katlanabilinir oluyor ama ben de DİLMimi tutamıyorum ve heryere herşeye burnumu ve dilimi sokmak istiyorum,1sanırım çok yaramazım ve çocuğum,evet evet öyleyimdir sayın kendim!biraz çıkıp hava alsam iyi olacak.

Posted by sonertuter@eminem.com at 8:35 AM 0 comments Links to this post



Saturday, February 17, 2007
ilaç deneyleri
dün meprobamat ı tecrübe etme şansım oldu,etkiler tatlı bid uyku ve huzur nali,tatlerda aşırı bir keskinlik ve stümülasyon özellikle acı tatlarda aşırı bir artış,flash hali fakat uykuya düşkünlük ve rem uykusura dalma süresi kısalmakta olaylara daha pozitif bir yaklaşım,anti depressan atkilerin yanında az da olsa bir anksiyete görülmekte,tecrübelerimi sizin için araştırmaya ve yayınlamaya devam edeceğim,teşekkürler

Monday, February 19, 2007
ha bu arada
küçük bir ayrıntıyıda hatırlatayım(inanki tsunami de orada olmam yada aynı anda,beyin ameliyatından dolayı hafıza kaybına uğrayıp,biletimi pasaportumu yürümeyi ve konuşmayı unutmam gibi küçük ayrıntılar değil,vize nin son günü o*rospu karı yüzünden,kamboçya ya geç kalıp son paramı ceza olarak ödeyip bangkok havaalanında 6 gün sandalyelerin üzerin de aç ve ilaçsız yatıp istanbula döndüğmde trafik yüzünden beni almaya gelemdiğin için sultanahmete kadar yürümem de değil)imla hatası yaptığımın ve sürekli geçmiş zamanla şimdiki zaman arasında gidip geldiğimin farkındalım am bu yazıların yayınlasa bile parasının bana yemeye nasip olmayacağını bildiğim için olduğunu anlamanı istedim sadece,hahaaha gerçek ten komik tir hayat eğer gülebilyorsan kendin ve haline !

Posted by sonertuter@eminem.com at 3:18 PM 0 comments Links to this post



Aaaaaaaaaaaaa
Aman tanrım,gerçekten büyük bir günah işlemiş olmalıyım,bu sefer ki patronum da obsessif çıktı geçen seferkinin de eşcinsel eğilimleri olduğunu düşünüyorum,günde otalama dört saat dilek le bile telefon da konuşamaz ken aslında telefonla konuşmaktan da nefret ediyorum ama artık gerçekten dayanılmaz olmaya başladılar ama simetri hastası bir obsesif le çalışmak çok zor hatta "bir şekil de bülentten bile daha zor,bu arada kendine dokunmayı çok seven sevgilimin ablasına. eski kocasına ve ablasının eski kocası olacak şahsa olan hastane borçlarımı ödemek için tekne de çetrefilli işler çevirmeye kalkıp elime yüzüme bulaştırmam.her türlü kıyağı yaptığım polis katili almancının cüzdanımdan,üç yüz dolar ve sevgilimin telefonunu çalmasıda çok fena olabilirdi eğer,99 depremin de adapazarında olmasaydım ve iş görüşmem olanRJ reynolds un bölge müdürü enkaz altında kalmasaydı tabiiii,ama aslında buda katlanabilir olurdu sevgilimi sex cenneti tayland pattaya götürüp ve orada beynimi yarıp sigortam olmadığı için bir gecede on bin dolar borçlanmaya bile katlanabilirdim hatta eğer eski karım.ablam DİLEK im ve pankreas kanserinden ölmeseydi belki de annem de böyle düşünürdü ve belki yüzümdeki yara izleri tamamen kapanırdı 96 da 200km/hrs ile giderken uçtuğum viyadükten hedie kalanlara eklenmeseydi kafam daki 68dikiş ve inan bunlarada alışıyor insan çünkü yanında olmuyor uyuşturucuyu bırakmak için acı için de çırpınırken DİLEKin,söylemeye dilim de varmıyor ama eski anılar öldürmeye çalışırken 31.yaşında seni klavyedeki harflerden ve pek çok alfabenin 2.ve3. harfi olabilirken B ve C hatırlatıyor birden kanındaki HAPATİTİS mereti kendini,bazı insanlar ölümle karşılaşıyor hayatta benim si nedense sürekli yanımda,tamam diyor kendisi ben tarafından çok sevilen kendine dokunmayı çok seven küçük kız,çok ağlaştın hep fakir fukara edibiyatı yaptın!yahu çok mu normal bu olanlar?Aslında aklımdan zaman zaman çıkan küçük detaylar mı bunlar?hatırladığımda istanbula yapılacak üçüncü köprünün yapılacağını benim 4 senede herbirini bir defadan fazla olmak üzere kullandığım şırıngalardan yapılacağını,31 senede yediğim y**rraklardan yapılmış tüp geçidin üstüne?ve tabiiki çok sevdiğim ve uğruna çektiğim acılarla elde ettiğim dalış eğitmenliğini,yüzme bilmeyen el kadar bir kıza kaptırmam(ki o kızda mangal gibi yürek vardır)benim değilde karaktersiz patronumun i*bneliği değil benim işbilmezliğim!hadi buna da eywallah!ve herkesin hayatına değip bir anda değiştiren o el nasıl oluyorda,bırakıyor beni beş kuruşsuz,yarı aç ve çıplak,çalışmaya çalışırken bir gökdelen in 33üncü katında 3cü sınıf bir pavyon da('müzikhol yada kürt yusufun yeri köprü restaurant şahin tepesi)siktiminin şakülü kayık gönyesi bozuk fabrika deposunu yıkadın mı da(gider terstedir ittiğin su sürekli üstüne gelir)beş kuruş almadan yargılıyorsun beni ;ispiyonladım diye seni bir narkotik maykununa?Evet belkide haklısın.zamanın da kesseydim sesimi çıkarsaydım kulağımdan küpeyi.ne demeye yargılamak sistemi,dinlemek aykırı müzikleri ve öğrenmek bir kaç yabancı dili anlamak için poetik ve kaoisik lirikleri,ve nedemek oluyordu oluyordu uzatmak o sarı saçı tıstırıp kuyruğu yağlayıvermek varken kıçı?Evet evde bırakmak gerek ibneliği ağlamamak gerek sürekli!çıkıyorsan yola geri dönmemek üzeri!Ama ben küfretmeyeceğim sana,çünkü bana verdiğin ve hissettirdiğin herşey,hala çok değerli,ama ben yapamadım gerekeni belki de haklısın yakmamak gerekti köprüleri ve inan bana ağlamıyorum sadece görmek istemilorum o skilecek yüzleri,ve iptidai osada bana yaşattığın harşey gerçekten çok güzeldi ve kolay dolmuyor yeri hala sağ kolumun altı boş,belki dönersin birgün diye.geri,çok mu uzattım?tamam söylüyorum;hala çok seviyorum seniosted by sonertuter@eminem.com at 3:18 PM 0 comments Links to this post



Aaaaaaaaaaaaa
Aman tanrım,gerçekten büyük bir günah işlemiş olmalıyım,bu sefer ki patronum da obsessif çıktı geçen seferkinin de eşcinsel eğilimleri olduğunu düşünüyorum,günde otalama dört saat dilek le bile telefon da konuşamaz ken aslında telefonla konuşmaktan da nefret ediyorum ama artık gerçekten dayanılmaz olmaya başladılar ama simetri hastası bir obsesif le çalışmak çok zor hatta "bir şekil de bülentten bile daha zor,bu arada kendine dokunmayı çok seven sevgilimin ablasına. eski kocasına ve ablasının eski kocası olacak şahsa olan hastane borçlarımı ödemek için tekne de çetrefilli işler çevirmeye kalkıp elime yüzüme bulaştırmam.her türlü kıyağı yaptığım polis katili almancının cüzdanımdan,üç yüz dolar ve sevgilimin telefonunu çalmasıda çok fena olabilirdi eğer,99 depremin de adapazarında olmasaydım ve iş görüşmem olanRJ reynolds un bölge müdürü enkaz altında kalmasaydı tabiiii,ama aslında buda katlanabilir olurdu sevgilimi sex cenneti tayland pattaya götürüp ve orada beynimi yarıp sigortam olmadığı için bir gecede on bin dolar borçlanmaya bile katlanabilirdim hatta eğer eski karım.ablam DİLEK im ve pankreas kanserinden ölmeseydi belki de annem de böyle düşünürdü ve belki yüzümdeki yara izleri tamamen kapanırdı 96 da 200km/hrs ile giderken uçtuğum viyadükten hedie kalanlara eklenmeseydi kafam daki 68dikiş ve inan bunlarada alışıyor insan çünkü yanında olmuyor uyuşturucuyu bırakmak için acı için de çırpınırken DİLEKin,söylemeye dilim de varmıyor ama eski anılar öldürmeye çalışırken 31.yaşında seni klavyedeki harflerden ve pek çok alfabenin 2.ve3. harfi olabilirken B ve C hatırlatıyor birden kanındaki HAPATİTİS mereti kendini,bazı insanlar ölümle karşılaşıyor hayatta benim si nedense sürekli yanımda,tamam diyor kendisi ben tarafından çok sevilen kendine dokunmayı çok seven küçük kız,çok ağlaştın hep fakir fukara edibiyatı yaptın!yahu çok mu normal bu olanlar?Aslında aklımdan zaman zaman çıkan küçük detaylar mı bunlar?hatırladığımda istanbula yapılacak üçüncü köprünün yapılacağını benim 4 senede herbirini bir defadan fazla olmak üzere kullandığım şırıngalardan yapılacağını,31 senede yediğim y**rraklardan yapılmış tüp geçidin üstüne?ve tabiiki çok sevdiğim ve uğruna çektiğim acılarla elde ettiğim dalış eğitmenliğini,yüzme bilmeyen el kadar bir kıza kaptırmam(ki o kızda mangal gibi yürek vardır)benim değilde karaktersiz patronumun i*bneliği değil benim işbilmezliğim!hadi buna da eywallah!ve herkesin hayatına değip bir anda değiştiren o el nasıl oluyorda,bırakıyor beni beş kuruşsuz,yarı aç ve çıplak,çalışmaya çalışırken bir gökdelen in 33üncü katında 3cü sınıf bir pavyon da('müzikhol yada kürt yusufun yeri köprü restaurant şahin tepesi)siktiminin şakülü kayık gönyesi bozuk fabrika deposunu yıkadın mı da(gider terstedir ittiğin su sürekli üstüne gelir)beş kuruş almadan yargılıyorsun beni ;ispiyonladım diye seni bir narkotik maykununa?Evet belkide haklısın.zamanın da kesseydim sesimi çıkarsaydım kulağımdan küpeyi.ne demeye yargılamak sistemi,dinlemek aykırı müzikleri ve öğrenmek bir kaç yabancı dili anlamak için poetik ve kaoisik lirikleri,ve nedemek oluyordu oluyordu uzatmak o sarı saçı tıstırıp kuyruğu yağlayıvermek varken kıçı?Evet evde bırakmak gerek ibneliği ağlamamak gerek sürekli!çıkıyorsan yola geri dönmemek üzeri!Ama ben küfretmeyeceğim sana,çünkü bana verdiğin ve hissettirdiğin herşey,hala çok değerli,ama ben yapamadım gerekeni belki de haklısın yakmamak gerekti köprüleri ve inan bana ağlamıyorum sadece görmek istemilorum o skilecek yüzleri,ve iptidai osada bana yaşattığın harşey gerçekten çok güzeldi ve kolay dolmuyor yeri hala sağ kolumun altı boş,belki dönersin birgün diye.geri,çok mu uzattım?tamam söylüyorum;hala çok seviyorum seni


Posted by sonertuter@eminem.com at 10:24 AM 0 comments Links to this post



NEDEN ALMANYAYA GİDER İNSAN?
Ya evet aslında bukowskinin dediği gibi,sözcüklerde kaybolmamak için yazmak lazım,ve aslında geceleri yazmak lazım ama maalesef geceleri bilgisayarımdan uzakta,pasajın içindeki bir dükkan da yatmam gerekiyor.Yo yo aslında bakın bir dükkan da yatıyorum,ne kadar acıklı demek istemiyorum çünkü aslında son bir senede yada daha önceleri yattığım yerlerle kıyaslandığında lüks bile sayılır.Yoksa bangkok havaalanı daha mı lüks tü?Yada Berlin zoologicsher garten hauptbahnhof mu?Ama sanırım galiba kaldığım en lüks yerler,agnieszka'nın poznan polonya daki evi ile dileğin ablasının ulustaki ev idi.Peki ben neden tatmin olamıyorum?Neden en mutlu olmam gereken zamanlarda derin bir bunalımın içine düşüyorum ve alkole yada uyuşturucuya sarılmıyorum da adeta saldırıyorum?Sorun ne?Hayatı yada başkalarını suçlamak kolay,ama artık ben bile sıkıldım başkalarını yada hayatı suçlamak dan ve orgulamak tan.Böyle işte hayat böyle insanlar böyle,gerçekten ben bütün bu tızları çok sevdim ve hep arkalarından acı çektim,Ve onlar ve aileleri ve arkadaşları bana hep anlayışı oldular ben saçmaladıkça saçmaladım,kafayı buldukça anlattım,dinledilir,öğrendiler,ilgilendiler,saygı duydular ama ben doymadım asla doymadım,18 yaşımdayım,yakışıklı ve akıllı sayılırım olmam gereken den daha olgunum bunda babamı erken kaybetmemin,annemin bir iyilk meleği kadar saf,abimin ve ablamın ekstrem salak olmasının da payı olabilir tabiiki.Çevrem de bana örnek olabilecek akıl verebilecek akli melekelere sahip kimse yok aklım da binler ce soru dolaşıyor,kişiliğim oturmaya çalışıyor ama çevremde sorularıma bırakın cevap verecek,anlayacak kimse yok!Ben neden bahsediyorum?Neyse cevap yok ve ben yurt dışına açılmaya karar veriyorum!Tepkiler...

Posted by sonertuter@eminem.com at 9:35 AM 0 comments Links to this post



Monday, February 19, 2007
ha bu arada
küçük bir ayrıntıyıda hatırlatayım(inanki tsunami de orada olmam yada aynı anda,beyin ameliyatından dolayı hafıza kaybına uğrayıp,biletimi pasaportumu yürümeyi ve konuşmayı unutmam gibi küçük ayrıntılar değil,vize nin son günü o*rospu karı yüzünden,kamboçya ya geç kalıp son paramı ceza olarak ödeyip bangkok havaalanında 6 gün sandalyelerin üzerin de aç ve ilaçsız yatıp istanbula döndüğmde trafik yüzünden beni almaya gelemdiğin için sultanahmete kadar yürümem de değil)imla hatası yaptığımın ve sürekli geçmiş zamanla şimdiki zaman arasında gidip geldiğimin farkındalım am bu yazıların yayınlasa bile parasının bana yemeye nasip olmayacağını bildiğim için olduğunu anlamanı istedim sadece,hahaaha gerçek ten komik tir hayat eğer gülebilyorsan kendin ve haline !

1.ALAMANYA SEFERİ essen
Tabiki her zaman normal olmayan bir plan yada olasılık belirse,sizi yolunuzdan çevirmeye çalışan,yaptıınızın saçmalık olduğunu söyleyen insanlar belirir,niye böyle yaparlar onuda bilemiyorum ama herneyse,sanırım sizin birşeyler başarmanızdan korkarlar onlara muhtaç bir kaybeden olmanızı isterler ki kendi kapana sıkılmış,götlerinden korkarlar ve yerlerde sürünen egolarını sizin üstünüzde tamin etmeye çalışıralr,ve sizin hayatınızın bir başarısızlık öyküsü olduğuna sizi inandırmaya çalışırlar,ve maalasef bazen başarırlarda ve en fenası budur,çünkü inançsızlık en güçlü zehrdir,sizi hayal kunmaktan yeni planlar yapmaktan alıkoyar sürekli güçsüz ve tükenmiş hissedersinz kendinizive bu çok fenadır kaybetmenin kendisinden bile daha fenadır,çünkü hasarsız zafer olmaz ve cephelerden bir yada bir kaçında kaybetmek onlarca belkide yüzlerce savaştan oluşan genel bir muharebeyi kaybetmek değildir savaş yılllarca sürer cepheler bir çok kez el değiştirir ve sürekli yeni mevziler açılır,ve bu gerizekalılar grubu nedensiz birşekilde sizi kendilerine düşman olarak seçerler oysa siz sadece olmak istediğiniz gibi olmanın değerini anlamş biraz farklı olanlarsınızdır,sacınız kıyafetiniz yada tavırlarınz ve hatta hedef plan ve düşünceleriniz normalden farklıysa siz toplum için faşist gerizekalılar için potansiyel düşmansınızdır ve kesinlikle yok edilmeniz veyahutta nötürleşmeniz gerekmektedir,buda normallişme ve tektipleşme ile olur ve çoğumuz er yada geç bu tuzağa düşüriz ve yok oluruz...sadece bazı şanslı olanlarımız erken ölür yada sonsuza kadar mücadelesini sürdürür.2/pac shakur D12 den pr**f ve charles b*kowski van g*gh,da vinci bazı özel ve değerli kişiliklere örnektir saldırılara karşı koymanın en güzel yolları sanat la uğraşmak veya sıkça ve anlamsızca seyahat etmektir benim gibi pek yetenekli olmayan kişiler genellikle kaçar ki ben biryerde alkı aydan fazla işte bu sebeple kalamam ve herhangi bir şekildeki bu çoğu zaman bir kadın ve aşk şeklinde tezahür eder,bir yerde altı aydan fazla kalırsam çok ağır bir tempoda alkol ve uy*şt*rucuya takılırım.ki buda çoğu zaman en ağır ve adını hiç duymadığınız kimyasallarla alkolün yüksek prozentlisinin ölümcül bin kokteylidir,şimdi almanyada dört yıl kaldığımı hatırlattıktan sonra ki sanırım anlamışsınızdır başlıyorum

klaudia ile devam yazı=9

Evet annesi iyi bir insandı,sanırım,fakat babası kafayı yemişti,ama o da iyibiriydi,sanırım,o an anladım ki cerrahlık insanı delirtiyor.Bu arada,babası,işinin stresinden olsa gerek,hergece bir şişe fransız şarabı içiyor,ve yatmadan öncede,oldukça güçlü bir halüsünatif olan;Rhopynol isimli ilaçtan içiyordu.Bu ilaç tahmininizden kat kat daha kuvvetlidir,bir boğayı bile saatlerce uyutabilir.Yemek güzeldi,annesi biz domuz yemiyoruz diye,ki aslında hayvan gibi yiyiyorduk,tavuk yapmıştı,günler hızla geçiyordu,bir şeyler yapılması gerekiyordu.AMA NE?

26 Şubat 2007 Pazartesi

İlginç gelişmeler ve diğer maddeler l tanışma-yazı8

Ve afgan çocuk yakalandı.Artık kendimze yani bir dealer bulmamaız gerekiyordu.Bu arada ekonomik olsun diye;küçük paketleri almak yarine,5gramlık paketlrden alamya başlamıştık.Şimdi burada teorik olarak;0,3g lık paket bize iki gün yetyoridyse beş gramlık paketin,en az ongün yetmesi gerekiyordu,başlarda yetiyorduda.Fakat sorin;elinizin altında uyuşturucu varsa kullanırsınız olayıdır.Ne irade,ne kendine güven,sizi engelleyebilir.Ve böylece gün aşırı kullanım da başlamıştı.Arada,birkaç gün durduğumuz da oluyordu fakat nceden hasta olmaya başladık.Reyhan işe gidemiyordu,ben de üniversite nin bilgisayar mühendisliği ve iktisat bölümne kabul edilmiştim ama.ne dersi dinleyebiyebiliyordum nede evde ders çalışabiliyordum.Artık çok geçti;bir kez daha age in pençesine düştük!bu arada ben ehliyet belgemi almak üzere,iki haftalığına türkiyeye geldim.Ablam beni havaalanında karşıladı.Üzerimde bir gün daha yetecek kadar mal vardı.Telefonla ilhamiye ulaştım,ondan başka birinden temin edemezdim.İlhami sakaryanın bir köyündeydi.Ablamın lada marka arabasını aldım.önce kadıköy,ziverbeye geçtim.Aykutu almak için,aykut,bu kırık dökük,yarısı yanmış tablonun her karesinde vardı(şimdi neden yok?galiba bizim kötü alışkanlıklarımız onu korkutya başlamıştı,ama herşey;değişebilr)Arabayaa atladık,ablamın nrey gittimi bilmesine gerek yoktu!otoban dan bir saat yirmi dakika içerisinde adapazarına ulaştık,köyü bumamız da fazla uzun sürmedi.Az sonra ilhaminin ananesinin evinin önündeydk.Tipik iki katlı eski bir köy evi,ilhamiyi görmeyli dokuz ay olmuştu.Bizi kapıda karşıladı,solgun,zayıf ve bitkin gözüküyordu,oysa bir zamanlar oldukça yakışıklı sayılırdı,entellektüel ve kültürlü biriydi iyi giyinir iyi konuşurdu.Ama göreceli olarak kısa bir zaman da çok çökmüştü.Yukarıya çıktık,onun odası oradaydı.Ne istediğimizi bliyordu,dalgayı çıkardı,rengi bile kaliteli olduğunu gösteriyordu.Birer sağlam çizgi çektik,almanyadaki dandik maldan sonra beni acayip çarptı.bir miktarda yanımıza aldık ve istanbul a geri döndük.Kafam çok güzeldi yolu hatırlamıyorum,bu arada orada kesilen bir trafik cezası sayesinde;ablam adapazarına gittiğimizi öğrendi,otobüsle tekrar adaya döndüm.O zamanlar en büyük banknot mor bir milyon lira idi.ve alamnyaya göre cok ucuzdu eroin.Yüklü bir miktar aldım,almanyaya;reyhana da götürecektim.İki hafta çok çabuk geçti.Döndüğüm de,klaudia da evdeydİ.Ben yoken,relhanla bir beşlik almışlar ve bitirmişlerdi.Reyhana oldukça kızdım,çünkü eroin krizi gerçekten katlanabilinecek bir şey değil di ve ben hayatım da kimseye tavsiye etmedim,yada amiyane tabiri ile kimseyi aşılamadım,fakat klaudia çok ısrar etmiş eğer reyhan vermezse,gidip kendinin alacağını söylemişti,ki bu çok tehlikeli olabilir,maddeyi tanımayan bir insan kolaylıkla zehirlenebilir(overdose)Klaudia ile konuştum ve ona bütün olayları anlattım,ve bir daha ona temin etmeyeceğimizi de söyledim,çünkü benim için bir insanı öldürmkle,onu bağımlı yapmak arasında bir fark var!Bağımlı yapmak;öldürmekten daha beter ve ben cani değilim(en azından öyle zannediyorum kendimi)Fakat,klaudia kararlıydı;hemşirelik meslek yüksek okuyordu ve bitirme sınavları vardı.Son bir kez alacaktı,uyumaması,konsantre olması gerkiyordu!Son kez olmak şartıyla,ona bir beş gram aldık.fakat ortada olmayan bir faktör daha vardı klaudianın abisde denemek istiyordu,aralarındaki ilişki akrabalıktan öteydi.Sonun da razı oldum hafta sonu beraber takılacaktık,kalan mal ı klaudia alacak ama bir daha alışveriş olmayacaktı!Eroin den zehirlendiğiniz de(burundan çekmek çok daha iyidir)vücud kendini koruma iç güdüsüyle,kusma reflfksini harekte geçirir ve bu sizi hayatta tutar.Alümünyum folyadan içtiğinizde yada enjeksiyon kullandığınızda,şansınız çok daha azdır.Klaudia ve abisi bizim çektiğimiz miktar da çekmek istediler,onları uyardım!Ama kibir ve kendine güven snır tanımaz!Malı kullandık dan sonra,hepimiz dolaşmak için dışarı çıktık,klaudia ve abisi her elli metre bir durup kusarak yola devam ediyorlardı.Daha sonraki günlerde,klaus ve klaudia bizi ailecek bir yemee çaırdılar.Bırakma çalışmalarından birindeydik.Klaus erken gelip beni evden aldı,Reyhan çalışıyordu.Önce beraber bir yüzme havuzuna gittik,kalablık tı etrafta hoş hatunlar vardı,ama hastalığım ağırdı,daha öncekilede nazaran çok ağır,orada fazla kalmak istemedim,almancam da henüz çok yetersizdi,basit konuşmaları rahatça yapıyor ve anlıyorken;hislermi anlatamıyor,istediğim gibi kendimi dışa vuramıyordum.Az sonra klaudiaların evindeydik Dinslaken diye bir kasabada oturuyorlardı,evleri oldukça geniş ve rahat döşenmiti.Anesi bze aperatif olarak;anason aromalı bir içki verdi,anneleri fransız dı,babaları ise %100 almandı.Babasının kendine ait ufak bir kliniği vardı,kendiside cerrah idi ve karısı,klinikte hemşire ıo

yazı no7 tarih;26/02/07

Şimdi,ben ilerleyen yaşıma rağmen,ergenken dinlediğim müzikleri ve türevlerini dinlemeye devam ediyorum,bir kaç tür ve müzisyen eklendi tabi.Ama genel olarak çizgimi koruduğum söylenebilir,bir başka olayda;ben dinlediğim müziklerin çoğunu anlıyorum,anlayamadıklarımında liriklerini bir yerden bulup okuyorum,müzikal başarı tabi ki önemli ama yeterli olsaydı,herkes klasik müzik dinlerdi!Ve dinledikleri müzik türü ve okudukları,insanlar hakkında bir çeşit kişilik testi yapmaya olanak verirken,her zaman kesin sonuç vermez!,aynı tür dinleyen yada okuyan insanların bir çeşit birliktelik oluşturmasınada olanak verir,bu arada yazıya biraz ara verip;1 ve 2 nolu odaları temeizlemem gerekecek,bu arada,yazılarıma en azından bir otosansür uygulamam gerektiğini söyleyenler çikacaktıd.Fakat ben burada yaşadıklarımı ve düşüncelerimi aktarırken,şu kesunlikle bilinmelidir ki;bunlar kimseye tavsiye yada özendirme niteliği taşımamaktadır.Olayların zevkli ve heyacanlı yanlarını anlatırken,özellikle yan etkileri ve başınıza gelemesi muhtemel belalarıda anlatıyorum.Ve bin insan tamam ben artık büyüdüm,reşit oldum diyorsa;yaptıklarının sorumluluğu,kesinlikle ona aittir!(ve ötenazi=kendi ölüm kararını verme.Bu konudada,fikirler havada çarpışır ve fikirler,çapraz çatışırken,ben kızarım.neden ümiksiz bin hastalığı yada felç e yakalanınca;yani kısacası,kuyruğu kaptırınca,öldürmek istiyor kendini,ne acıya katlanabiliyoru.nede acı çekene saygımız var.Daha öncede söyledim,bağımlılık,sokaklarda yaşamak,kolay değildir;çok acıtır insanın canını,bunu tavsiye ettiğimden değil,doğru olduğunu da düşünmüyorum ama evsizler,alkolikleri,eşcinsellere,kısacası farklı olana saygı duymayı öğrenin,çünkü benzeri başınıza geldiğin de,söyleyeceğiniz;şu insanlara bak,merhamet ve insanlıklarını kaybetmişler,olacaktır oysa bir süre önce,siz de onlardan biriydiniz!Asalım,keselim,yasklayalım,yok edelim,naraları atıyordunuz.Bu size toplumsal bir statü ve güç kazandrıyordu,sizin gibi düşnen arkadaşlarınız oluyordu.Ne kadar zayıftır insan,yanlız kalamaz,açlığa susuzluğa ve abazanlığa,katlanamaz.Ama yaratılmış en üstün ırk olduğunu iddaa edere böbürlenir ve ihtimal bile vermez,cehennem gidecğine,ama yaptıklarınıza,yaşamınız a bir baksanıza!Tanrı olsaydınız,kendiniz gibi birini nereye yollardınız?

25 Şubat 2007 Pazar

intahar üzerine(3) yazı no6

Ya ulan delirmek istiyorum,şu anda buzda dans isimli salak programı izliyorum,adamı delirttiler adam kanada lı falan galiba bizim şu reyting mahsülü(sersem skin mahsülüde denebilr)yorumcuların yorumlarını duydu ve Çıldır dı buda bEnim deli olmadığımı gösterir;gerçekten yurt dşında bir süre yaşadıysanız ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız,sadece bir tatil,yabancı bir gazeteyi okumak veya tv seyretmekte öyle.Bu toplumun ezici bir çoğunluğunun nasıl çıldırdığını anlamak için yeterledir.Ben biraz da aklıma sahip olabilmek için yazıyorum.Şimdi benim durumum daha kötü;tanıyanlar bilir ben biryerde altı aydan fazla kalamam,kalınca da sapıtırım.Neyse bu sebeple aralarında,umman,polonya,tayland,almanya,hollanda,kamboçya,bahreyn gibi ülkelerde,ve Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde,çalışırım.Allahtan mesleğim dalış eğitmenliği,barmenlik ve birkaç yabancı dili konuşabilmem neticesinde bunu başarabilirim.Ve tabiiki zaman ı tv deki aptal programlarla katletmek yerine bol bol okumam,müzik dinlemem ve yazmam da akli melekelerimi korumama yardımcı olur.Yaşadığımız çağ a çeşitli isimler verilebilir,fakat benim seçici algım;bu çağın bilgi çağı olduğu üzerine yoğunlaşır.Her hangi bir bilgiye yada sanata ulaşmak bildiğimiz tarihin hiç bir döneminde,bukadar ucuz,hızlı ve kolay olmamıştı fakat,anlayamadığım nokta;nasıl olup da cahilliğin bukadar yoğun olduğu,inançsızlığın(yobazlık dan bahsetmiyorum)bu kadar arttığı ve suç oranının yükseldiği?Açıklamalrı da merak etmiyorum,şimdi saat 22,30ve hayati fonksiyonlarımı idame etirmek için beslenmem gerekiyor,sonrada biraz sosyalleşip,tv seyredeyimki;gündemi takip edebileyim ve yazılarımı takip etmiyen,gerçek beni bilmeyenler,normal olduğuma inanmaya devam etsinler.Neyse yemeği yedim ama eklemeden duramadım,elektrikli su ısıtıcısnı,tv kumandasını kullanmayı bilmeyen,çay demlemesini bilmeyen insanlar var!bunları aşağılamıyorum ama düşünmeden de duramıyorum;bu insanlar,nasıl hayatta kalıyor?Nasıl para kazanabiliyor?Ve ben neden sürekli parasız kalıyorum?Ve polis neden gerçek suçluyu yakalamak yerine,kağıt toplayan insanları gözaltına alıyor?Neden insanlar,hayvanları,güçsüzleri,hastaları ve çocuklari dövüyor?Bana binlerce,sosyolojik veya felsefik yada psikolojik açıklama getirebilirsiniz,ve ben bunları empatik olarak anlamaya çalışabilirim ama bu benim sizin içiniz de yaşamaktan korkmamın,sizlerden kaçmamı engelleyemez,işte bu yüzden;altı aydan fazla bir yerde kalamıyor.kalırsam da sapıtıyorum.Çünkü her gidş,aslında başta kendİm olmak üzere insanlardan BİR KAÇIŞ denemesi.Kalırsam da sapıtıyorum,çünkü;dayanamıyorum.İnsanların birbirini,diğer canlıları öldürmesine,öldürülmesine(ne sebeple olursa olsun)kılıf uydurulmasına,tecavüzlere,açlık ve sefalet hüküm sürerken dünyada,birilerinin on bin dolarlık saat takmasına dayanamıyorum ve kaybolmaya çalışıyorum,alkolün,tabletlerin içinde,ve söylenesi bir çok yalan var,dilimde!Beni eliştirmek.kaldıysa,cahillerin,dar görüşlü yobazların eline,haksızmıyım?sizcede dalmaya dahada derinlere?Tanrı rolü oynamak kolaydır,insan için ve hiçbir yaptırımı yoktur eleştirmenin.Hayatlarında iki satır yazamayanlar(ki yazsalardı yazar olurlardı!)yazarları,hiç spor yapmayanlar;teknik direktörleri,nota okuyamayanlar da;müzisyenleri eleştirir,fütursuzca,çünkü eleştirmek,yapmaktan dahası;denemekten daha kolaydır.Ve size de uzak durmanızı ve hatta aklınızdan bile geçirmemenizi salık verirler,ve peki sen yaptınmı=denedin mi?ki kötü veya yanlış olduğu söylüyorsun diye sorulduğun da.genel de cevap alamazsın,konu değştirilerek yada çeşitli zeytin yağı salvolarıyla,olaydan sıyrılınır!Ve hayatın da hiç alman görmemiş birini tanımıştım!almanlardan nefret eden!Yani bilgi çağın da cahilliğin zirve yapması,mafya babalarının ve katillerin,bilim adamlarına tercih edilmesi,kendine örnek alınması,ne kadar da ironik?Ve özellikle türkiyede,medyanın,cok küçük bir azınlığın hayatını genel bir yaşam tarzı gibi yansıtması,fakir ve cahil çoğunluğu,yok sayarak;damardan yüksek dozlarda magazin,yani modernlik!pompalaması;olayları sadece daha kötüye götürmekle kalmıyor,yakın geleceğimizi de bilinmeyen bir ufuk a sürüklüyor.Ve ben şaşırıyorum,nasıl oluyorda,seçimden aylar önce hemde kendi manüpüle ettikleri anketlerle sonuçlar belli iken,AAaaa bu parti nasıl kazandı?şu parti nasıl barajı aşamadı,falan diye şeşebilmixelerine.Herhalda,ortada bir şaşı bak şaşır durumu var,ee tabi,plazadaki lüks ofiste oturup,yoksulluk üzerine yazılar döşenmek,ve nasıl olupta;toplumsal patlamalar yaşanmadığına şaşırmayıp,zeytinburnu'ndaki durup dururken çöken bir binaya,kapkaçın sürekli artmasına,hayvanların ehliyet alabilip,dahası motor ve araba ve hatta kamyon kullanabilmesine şaşırmak,insan da bir miktar şaşılığa sebebiyet vediği gibi,yine bu insanlarda bir miktar,akli denge kaybına,şizofren ve paranoyak hezeyanların husule gelmesine sebebiyet verebilir.(bu arada,hasta ve doktorların faydalanması için,üretilen,en azından öyle olması gerekiyor,prospektüsleri,tamamen anlayabileniniz varmı?mesela;öfori=aşırı mutluluk hali.yada;lökopeni=kan tablosu bozukluğu,biri bana sponsor olursa,sadeleştirip,türkçeleştirebilirim.)

İnahar üzerine ve iliaç denemeleri(2)yazı no5

Şimdi yazıya başlamadan önce;mastürbasyon yapıyormusunuz?Hayır!HİÇ YAPMIDINIZ MI?Sizin,acilen bir psikiyatriste ihtiyacınız var.Tabi eğer,ergenlik çağınız da evlenip düzenli bir seks hayatına sahip olmadıysanız!Aslında benim oldu yani;18 de evlendim ve dört sene her şey dört dörtlüktü:=)Bu arada az önce,mastür den sonra,dekstrometorfan kustum ve biriaz psödefrin ve parasetamaol,iğrençti hala miğdem bulanıyor.Aslında konumuz da bu.Anlık bir eylem midir intahar?BEN CE DEĞİL!Büyük bukowski nin dediği gibi;Alkol(benim için madde) hergün tekrarlanabilen tek intahar sekilidir,Yani herkes benim hapçı olduğu mu düşünüyor(ki bu kısmen doğru,şurup yada fitil kullandığımda oluyor)aslında benim durumum sizinle alakalı;yani ben hayatı seviyorum,ama;insanları sevmiyorum.Kendimi aralarında güvende hissetmiyorum!Adını vermiyeyim bir kız arkadaşımla porno seyrediyorduk(ki bu başlı başına hasta bir eylem);sanırım üç zenci ufak bir sarışını beceriyordu.Yazik yahu kıza insan insana bunu yaparmı dedim.Aldığım cevap;KIZ HIÇTE ŞİKAYETÇİ GÖZÜKMÜYOR DURUMUNDAN!Oldu.Allah allah!Bu bana bir mesajmıydı anlayamadım ama neyse.Yani aslın da direk intahar ademilcek kadar cesaretsizseniz ki ben şu anda bu durumdalım,o zaman sevmediğiniz bir işte çalışarak,her gün içerek yada otla yada iğneyle,hapla.şurupla,fitil le,kendinizi öldürebilirsiniz.Sorun,en azından benim için,son nefesimi verene kadar,beynime aklıma sahip olmak.Yani aptalca yaşamak ve yazamayacak durume gelmektense,ölmeyi tercih ederim.Biraz ara verip madelerin mide bağırsak kanalımdan emilerek,kana karışmasını bekleyeceğim,6no lu yazıda buluşmak üzere,ki yazıları baştan okumayı unutmayın,çünkü ben az sonra hastanelek olabilirim yada direk emirdağ mezarlığına geçerim;bilinmez...

24 Şubat 2007 Cumartesi

YaRatIcı,intahar metodları -3-

İNSANIN,YEMEK YİYİŞİ,GİYİNİŞİ,KONUŞuŞU GİBİ SEÇTİĞİ İNTAHAr metodou da kişilğini ele verir,benim bu konu da örnek aldığım kişi Adolf tur,kendisi sadaca kafaya sıkmanın yada süyanür tableti yutmanın en kesin kendini öldüdme metodları olduğunu fakat bunlarda az da olsa kurtulma ihtimali olduğunu,ve rusların onun üzerinde her türlü otopsi ve deneyi yapacağını bildiği için,gerçek aşkıyla beraber inanılmaz bir metod secti,o ve aşkı eva braun,önce birer ampul siyanür ü ağızlarına aldılar,ve ampülleri dişleri ile kırıp,aynı anda kafalarınada birer adet kurşun sıktılar.ama bu orlar için yeterli değildi,kalan son maga askere,kalan ve hayati öneme sahip son 12 galon benzini üzerlerine dökerek yakmaları emri verilmişti.berlinde ana karagah a yaklaşan,Rus askerlerinin ayak sesleri,diğer taraftan gelen amerikan ve ingiliz askerlernin paletli araçlarının seslerine karışıyordu,müttefiklir karagaha geldiklerin de.dört sene boyunca dünyayı titreten hitlerih ve sevgilisi eva nın kömürleşmiş cesetlerine ulaşıkladna,karargahin içide;üst düzey alman yöneticilerinin ve ailelerinin-çoluk,çocuk-cESEDLERİYLE,karşılaşmışlardı,bu konuduku detayları öğrenmet için;downfall(çoküş)isimle filmi izlemeniyi şiddetle tavsiye ederim,-bu arada aldığım 600mg dekstrometorfan,2g meprobamat,100mg kodeinfosfat,12.5g atropin,300mg kafein ve 13g parasetamol ün etkisiyle sürekli imla hatası yapıyorum kusura bakmayın,yada bakın .mına koyim,ben bunları siz beğenisiniz diye değil;egolarım tatmin olsun diye yazıyorum.Ama şunada eminim,üzerim de yazıyla ilgili maddi yada maneve bir baskı olmazsa çok daha özgün ve rahat yazacağıma eminim.bu arada,yiyebleciğin den fazla yiyen bir hayvanın çatlaması gibi,insanoğluda yargılayabileceğimden fazya bilgi öğrendik çe yada öğrenmeye çalıştık ça,bir hayvan gibi çatlıyor,daha mantıklı ve yargılayacı olacağana,entaresan ama olan olay maalesef bu,cahil cüheyla sayısı giderek artmakta,topsumsal cinnet ve linç psikolojisi,konktrolsüz çoğalamktadır,topluluğun vurun kahpeye,sapık,vatanhani,şeklindeki,sözleriyle harekete geçen topluluğun ezici bir çoğunluğu;kimi?neden?linç ettiğini bilmemektedir,polis aldıı üç kuruş maaş yüzünden-ve tabiiki eiğtimsizliği-Olaylara son ana kadar müdahale etmemektedir.zaten mesai bitmek üzeredir, bitmek üzeredir ve gider ayak başınızı belaya sokmanın bir ailemi yoktur,bunu polisle çalştığım kısa zaman süresince çok iyi gözlemleme fırsatım oldu.Bazen yakalanacak kişi orada hazır beklerken ki,ramazan ayıydı!Simdi olmaz,iftardan sonra yakalırız,yada söyle biz oraya gidemeyiz oraya buraya gelsin dedikleri oldu!İnanabiliyormusunuz?Suçlu orada suç ispat edilmiş ve biz adama iftardan sonraya randev veriyoru,maalesef bu şaka değil!Sanırım burada;iktidardaki dinci partinin kadrolaşması sonucu o mevkii ye gelen üstlerini yaltaklanma olayıda vardı,yani gidiyorduk aynasız abiler bir güzal!iftarlarını açıyorlar,ki bütün emniyet teşkilatı da oradaydı!Daha sonra ad suçluyu yakalamak üzere olay yerine gidiyorduk ve dahada ilginç olanı orada hala bekleyen bazı gerizekalılar bile oluyordu:yani suç işlemek kolay değildir,akıl ve ilgi ister ama bukadar rahat suç islemek,bu kadar vurdum duymaz olmak sanırım bir tek benim muhteşem ülkemde olur!Yani demek istediğim,filmlerde gördüğünüz;acayip planlar yapan,normalin üzerinde bir zekeye sahip suçlular,...sadece filmlerde var.Herneyse,konudan kopmayalım.Ben en yaratıcı intahar yöntemlerinden biri geçen gazete okuduğum.adapazarlı.istanbul üniversitesi tıp fakültesin de çalışan bir profesör ün intaharıydı.Tıp bilgisi olmanyanlar için açiklamam gereken birşey var öncelikle;vücudumuzda ikisi üst gövdede(koltuk altlarında)ikisi de alt gövdede(kasıklarde olmak üzere;dört adet aterial)olmak üzere toplam dört tane ana atar damar vardır ve sunlar serçe parmak genişliğindedir,ye kalp,böbrek.karaciğer ücgeninde olmak üzere;ortalama 25litre kanı dakikada,yaklaşık 80 kez,vücudumuzdaki milyarlarca hücreye pompalarlar.yani bunların herhangi birinin patlası yada kesilmesi halinde,saniyeler içinde ölüm,kaçınılmazdır!Ve pofesör acı hissetmemek için kasığını bir çeşit lokal anestezik olan;lidokainle uyuşturduktan sonra kasığındaki atar damarı neşterle kesip,kapıyıda arkadan kilitlemişti;yani ölüm kaçınılmaz dı prof.ne kadar kararlı olduğunu göstermişti...Peki insan,helede bu şahıs gibi kariyerinin zirvesindeyken,yeterince parası ve mutlu(en azından öyle gözüküyor=)bir ailesi varken,insan neden hayatına son vermek ister?Bu konu üzerinde sayfalarca hatta ciltlerce yazmak mümkün,ama benim burada önemsediğim;intaharın sadece kaybedenlerinmadde bağımlılarının ve kırıp kalblerin son çıkış ı olmadığını anlatabilmek.İnsan,bazen mutsuzlukdan,çaresizlikten,bazen de cektiği fiziksel ve ruhsal acılardan kurtulmak için,bazen de sadece;tanrı rolünü oynamak,hayatı üzerindeki kesin hakimiyetini kanıtlamak için,öldürür kendini,bazen de kendini yaşamaya değer bulmadığı için!Ama sebebi ne olursa olsun,ölüm,hele hele kendini öldürmek ciddi bir iştir ve gerçekten.Sebep ne olursa olsun ölüm hepimizin aklına en az bir kez gelir,intahar da öyle ama insan beyni,türünü idame ettirmek için;kötü anıları ve olayları unutarak yada yok sayarak yaşar ve gelişir işte yine bu sebepten,hayvani,günah,sapıkça saydığımız pek çok şey,aslında bilinçaltı dedimiz,beynimizin derin kıvrımlarında yaşar ve bazen herhangi bir sebepten ortaya çıkar ve yeniden(reactivity)aktif hale geçen.Ve suç dediğimiz olay vuk u bulur bende okunurluğumu canlı tutmak için,karmaşık cümleler kurar,yabıncı kelimeler kullanarak kendime entellektüel bir hava veririm ki okuyanlar beni bir bok zannetsinler,kızlar benden hoşlansınlar,görüyorsunuz,;hayat insana tuzaklar kurar ve insanlar bunlara yakalanır hatta ben bile.Tek mesele tuzağı fark etmek tuzağa yakalandığınızı bilmektir.

23 Şubat 2007 Cuma

Kendine çok güvenmek,ölümcül olabilir! no4

Evet,ben de reyhan da bir daha age kullanmamız halinde hasta olacağımız biliyorduk.o halde üst üste üç gün eroin,kesinlikle kullanmamalıydık ama yaşadığımız zevk inanılmazdı ve kontrol altında tutulduğu sürece hiç te tehlikeli değildi,böylece hafta sonları-ki bu her hafta sonu oluyordu-Reyhanın,friedrichsfeld,wesel deki anne babasını ziyaret ettikten sonra,direk Düsseldorf a gidiyorduk,hafta sonları aile ziyaretini pek sevmiyordum,rahatça sigara ve bira içemiyordum.Ama ziyaret demek,elli ila yüz alman markı arasında harçlık demekti,ve bu para aile saadetine katlanmak için yterliydi.BAZEN EVE DÖNMEYİ BİLE BEKLEMİYORDUK.Ailesi"nin mazdasını alarak,düsseldorf a gidiyorduk ve bunu gizli gizli yapıyorduk.Bütün bu gizlilk,tek başına bile yeterince zevkliydi.Yada eve dönerken ki reyhanın citroenini tamir etmiştk ve onunla gidip geliyorduk,önce düsseldorfa uğruyor,alışverişi yapıyor ve eve gidiyorduk.Aslın da bizim yaşadığımz Essen hiç te küçük bir şehir değildi,almanyanın altıncı en büyük şehriydi,ama orada alışverş yapamıyorduk,birkere denemiş ve boyumuzun ölçüsünü almıştık.Düsseldorf tren garı isa günün her saati hizmet sunuyordu,eğer paranız varsa,24 saat boyunca her istediğiniz illegal maddeyi,eroin,kokain,silah esrar,kumar,kısaca aklınıza na gelirse,bulabilir ve satın alabilirdiniz,sex satın almak için okadar uzağa gitmenize bile gerek yoktu.ama ben reyhana aşıktım,alman hatunlar taş gibiydi ama gözüm başka kadını görmüyodu,yada sadece görüyordu...Bu arada,düseldorf ta afgan yirmili yaşlarda bir torbacıyla tanışmış ve ondan alışveriş yapıyorduk,20 marka,bobble denilen 0,5g lık paketlerden alıyorduk orasıda ikimize iki gün boyunca yetiyordu daha sonra bir hafta on gün ara veriyorduk,böylece hastada olmuyorduk ve maddi olarak ta sorun yaşamıyorduk,reyhan saati 15 marktan anketörlük yapıyordu,parfümerideki iş bitmişti.Ayrıca,bafög denilen okul kredisi alıyordu ayda 800mark ve ailesinin de yardımıyla oldukça rahat geçiniyorduk.Bu arada aykutu geri yollamadan önce annem de almanyaya geldi.Evimiz küçük olduğu için,son birkaç gün,annem kaynanalmarda kaldı,aykut türkiye ye dönünce annemi almak için wesel e gittim,artık araba kullanmaya başlamıştım ama ehliyetim yoktu,kursu bitirmiş fakat alamanyaya gelmek için acele ettiğimden,belgeyi alamamıştık,ama araba kullanma belgelerim ve almanca tercümesi sürekli yanımdaydı,oberhausen yakınlarındaki bir kavşeğı geçtik sonra bir trafik polisi arkamıza yapıştı,arabayı sağa çektim,polis e belgeleri gösterdim,sorun yoktu,ama az önve 120km hız sınırı olan bir bölgede,radar a girmiştim,polisler bıraktı on dakika sonra evdeydik.Uzun zamandır uyuşturucu kullanıyorduk ve ne benim nede reyhanın ailesi bunun farkındaydı,ama eroin gerçek yüzünü göstermiş,hafif de olsa hasta olmaya başlamıştık,Ama kendimize ve birbirimize cok güvenyorduk.Annem üç ay kaldı almanyada,kalnanalar çok iyi anlaşıyordu,biz çok aşıktık nerdeyse mükemmeldi herşey ve biv herşeyin mükemmel olamayacağını bilecek kadar büyümüştük...

günlerin getirdiği

Way anasını be,nedin bu kafamın başına gelenler?Yukarıya çatı katına çıkmıştım.tüp ü değiştirmeye,kafayı vurdum,ya saten kafam harita gibi,toplam da 76 tane dikiş var,şimdi bide yumurta eklendi kafama,aslında baya bi acıması gerekirdi ama,aldığım 250 mg.dfenoksilat hcl-analjezik aktivitesi,hiç yada çok az olan bir pathidin türevidir,diaretik olarak kullanılır ama ben öforik etkisi sebebiyle kullanıyorum-ve,100mg kodein fosfat+10g parasetamol sayesinde,ağrı hissetmiyorum.Ama yarın öpürgün kanser olursam,tarrağa yatay oturmam işten bile değil.neyse dün meprobamat ı çok kaçırdım galiba bu gün dörtte kalkabildiğim,burdan da kovulmazsam hiçbiryerden kovulmam herhalde!Bu arada,cnn türk de akşam haberlerini sunan hatun.evanencence nin solisti hatuna benzemiyormu sizcede?Çok hoş hatun be,neyse yaz geliyor,dolar düşük ve dalış eğitmenliğin den emekli olmayı ciddi ciddi düşünüyorum,bu aralar acayip bir okuma hastalığına tutuldum,hergece ortalama bir kitap okuyorum,bütün günlük gazeteleri,ve üzerinde yazı olan,bulduğum bütün kağıt parçalarını.Az sonra akşam haberlerini seyredeceğim,Ondan sonra da,yazmaya devam ederm,bu arada dekstrometorfanı kendi üzerimde deneme fırsatım olmadı hala,okuduğum kadarı ile NMDA angönistlerini-anfetamin(extacy)-lerin etkilerini taklit ettiğini bilyorum ama bu aralar uyarıcı değil,uyuşturucu,sakinleştirici bir ruh halindeyim,Pavlov şartlanmış deneylerini araştıran bir psiloğ la freud ve bukowski karışımı bir yarı deli gibi hissediyorum kendmi,ama yaşamak için parakazanmam,bunun içinde maskeler takarak bir süre insan gibi taklit yaparak dolaşmam gerekecek,neyse,haberlerin başlamasına az kaldı,biraz sonra görüşürüz..2007/şubatsaat17,55

22 Şubat 2007 Perşembe

YA NEGÜZEL Dİ B;eSSEN GRUGA HALLE1196 megadeth konserinde ön gurup corrosidn df comfortimy ile bir parça çalmıştım.Dilek tutup,tayland ta loy krothongta,denize çiçek koymak ve little court otelinde deliler gibi sevişmek kadar güzeldi neredeyse haha evet çok güzeldi bütün yaşananlar,zor tuarsın kendini teknenin üstündü,yasak aşk yaşadığın sevgilin sarılıp,deli gibi dudaklarını emmemek için,gökten yıldız kayar,deli bir dilek tutarsın,yada alaadinin cini çıksa,deseki sana üç DİLEK,dersinki istemez,dilek milek,benim bir emelim var,yaşarım ben o emel le aksak,ve ürkek!

simdiki zaman

bu aralar okuyorum,bukowski okuyorum,karikatür dergilerini okuyorum ve bol bol yazıyorum,dileğin tekrar lanımda olmasını istiyorum,sanırım onu hala seviyorum ve herşey den önemlisi hala çok saygı duyuyorum.dünyanı ve üorkiyenin hali beni gerçekten endişelendiriyor insanlar sanki yarınyokmuş gibi,yaşıyorlar,bense çok düşünüyorum;topsumsal cinneti,yaygınlaşan ve yaşı düşen uyuşturucu kullanımını,aç ve hasta insan ve hayvanları ama bunun çok aptalca olduğunu söylüyor insanlar!düşünmeye kesip,üçüncü sınıf işlerde çalışmalıymışım,düşünek,yazmak,müzik,resim ve sanatla ilgilenmek aptalcaymış,yada en azından benim gibi fakirler için!allah allah,sanat bilim,din,tarih ve hümanizm,sadece cahillerin yada yobazların tekelindemi,neden sıdadan olmadığm için,farklı düşündüğüm,giyindiğim ve konuştuğum için,sürekli terk ediyorum,oysa hep karakterli,akıllı kızları seçeiyoruyada öyle zannediyorum-onları anladım maddi olarak onları tatmin edebiliyorum,ama ablam ve abim neden benden nefret ediyor?sıradan olmak,3.sınıf hiç bir güvencem olmayan işlerde çalışıp körelmemi istiyorlar,tanrım,bu da bir çeşit ölüm değilmi,ama birgün intahar edecek cesarete toplayacağıma eminim,sadece bu günün gelmesi için yaşıyorum.ve kızlar,onları çok seviyorum.ama sürekli kendimden birşeyler kurban etmeden kendim olarak beni sevecek birini bulamzsam,mastürbasyonu yüceltmeye devam edeceğim,sex,çok güzel ama kişiliğimi ve kendim olmayı kurban ettiricek kadar önemli değil,hey ben kendim olmaya çalışyorum ve kendi içimde tutarlıyım,yaratım sürecin de tabiiki kötü zamanlar geçiricek ve acı çekeceğim ama sonunda muzaffer çıkacağım bu savaştan,siz kendinizi düşünün,mutlumusunuz?o zaman sorun yok beni rahat sıraıkn yeter,sizi duyar gibiyim,borcunu öde ve birdaha bizden para istemede,ne halin varsa gör!hatta geber der gibisiniz!:=)ama sanırım buna siz değil de tanrı ve hayatın kendisi karar veriyor yoksa şimdiye kadar çoktan yok olmam gerekmezmiydi?

önemli

Şimdi yazdıklarımı sondan bakarak okumanızı tavsiye ederim,anlayabilmeniz için olayları

21 Şubat 2007 Çarşamba

maalesef biz buyuz

siz toplum olarak ne olduğunuzu görmek için haber bültenlerinize,dinlediğiniz müziğe gazetelerinize bakın ve halinizi görünya nasıl oluyor anlamıyorum,çöken binalar,satılan kadınlar tecavüz edilen çocuklar,nasıl oluyor bu ülke bitti ve siz hala anlamıyorsunus ve bizi kimse bölemez diyorsunuz orta da bölünecek bir ülke kalmadı insanlar olay bitmiştir,bizi yöneten tarikatlar,mafyalar ya birine üye olursun yada yok olursun bu ülke fiili olarak misyonunu tamaladı ve artık türkiye cumhuriyeti sona ermiştir artık bir atatürk te yok kimse bizi ciddiye almıyor savaş falan olmayacak adamlar zaaten fiili olarak yönettikleri bir ülke için neden askerlerini öldürsünki hiç bir doğal zenginliğimiz yok.turizm bitti sanayi devrimi hiç olmadı. maalasef çok acı ama bizi yönetenlerin suratlarına bakın polisin hiçbir suçu engellemdeği gibi suçun içindeolduğuda çok ortada,daha ne bekliyorsunuz?kabul edin artık,doğudakiler batıdakileri,askerler polisleri,fenerliller galatasaraylıları,küçükler büyükleri sevmiyor kapmaç,gasp tecavüz taciz normal olaylar oldu!gece kimse sokağa çıkmıyor,alkol,sigara ve uyuşturucu tüketimi zirve yartı,kime güveniyorsunuz,bir muhalefet bile yok,çocuklarınız çöle doğacak,hastanelerin haline bakın,okullara,parası olanlar kendilerini güvendeme sanıyor bu insanlar açkaldığında önce size saldıracak.bence artık kendinizi kurtarmak için birşeylen yapın gazeteler tv ler bizimle dalgama geçiyor,askeriücrete bakın ve de gazetelerin hafta sonu eklerin deki restaurant ve tanıtılan cafelerin elbiselerin fiyatlarına bakın ve nasıl bir trajedi için de olduğunuzu anlayın,ben umman da poyonya da almanyada taylanda ve daha birçok ülkede yaşadım ve çalıştım bütün bunların içinde sürekli kötüye giden tek ülke türkiye ve insanlar biz türklerden nefret ediyor,kadın satan bizziz uyuşturucu satan biziz koskoca bir ırkın bütün kadınlarına,-rus,sovyet-hayat kadını muamelesi yapan biz ve daha sonrada turist e şehrin odtasında tecavüz bi.spor da sanat ta sonuncu,bilim adamladı,sanatçıları,sporcuları gazetecileri,yurt dışına kaçan biz,çocuk pornosunda birinci olan yine biz,ya sev ya terk et diyorsunuz ya ben terk etmek istiyorum ama pasaport ve havaalanı harcı altında haraç topladığınız için gidemiyorum ama gideceğim ve ilk iş pasaportumu yakıp bir daha hiç dönmeyeceğim,sizin kadınlarınız çok namuslu ya,ingilizceforum.net sitesine girin eğer ingilizceniz iyyise,türk olduğunuzu söylemeden chat yapın,yaşları 18 ile 28 arasında bir sürü türk kızının size seks?diyeceğini ve bir süre sonrada sizin ülkenize gelmek istediğini göreceksiniz farler gibi maalesef batan bir gemi olan türkiyeden kaçmaya çalışıyorlar ama ben türküm derseniz aaa,pis aptal.salak şey derler,niyeyse?ya ben bunu birtek tayland kamboçyada gördüm,allah allah siz bu ülkeye neyaptınız?neden kağıt toplayan çocukları yaşlıları hastaları ve hayvanları dövüyor,neden din baronlarını milleyitçi geçinen silah ve uyuşturucu kaçakçılarını yüceltiyorsunuz,bizi değil avrupa birliği afrika örgütü bile almaz ve amıyorda zaten,askere gidenleriniz,ordunun elinde doğru düzgün hiç sileh ve yakıt olmadığını bilir bütün askerler madde bağımlısı,polis te öyle biz lisedeyken bira içerdik şimdikilir ekstacy içiyor,esrar içiyor allahım beni delirtiyorsunuz,zayıf ümitsiz bir jenerasyon geldi,futbol,din,ve uyuşturucu ekseninde gençliği a politik yapmaya çalışırken insanlıktan çıkardınız,umarım mutlusunuzdur ama ben oyununuza dahil omıyacak ya bu ülkeden gidecek yada bu sene öleceğim...Başta abim ve ablam hepiniz den nefret ediyorum.

--------------------------------------------------------------------------------

soner tüter tarafından postalandı

TR 07 E 1976


Yorum Yaz (0) Arkadaşıma Gönder Yazdır

Sen de üye ol Yazıya Puan Ver Puan nedir?
Düşük Ziyaretçiler 1 2 3 4 5
Yüksek
Düşük Üyeler 5 10 15 20 25
Yüksek
Yazının Toplam Geçmiş Puanı: 0 Yazının Puanı: 0


| SMS Gönder


--------------------------------------------------------------------------------

ilk günler ve ALMANYA rüyası

evet,arkadaşları tanıdıkları.beni görmeye geliyorlardı,kendimi hayvanat bahçesine yeni gelmiş bir hayvan gibi hissediyordum.Neyi merak adiyorlardı ki?Almanya daki türkler gerçekten garipti.Ne bizim gibilerdi nede almanlar gibi!Garip bir üçüncü tür olmuşlardı,ama genel olarak almanya hoşuma gitmişti temiz di düzenliydi ve herşeyden önemlisi benim ve sevdiğim kadının kendimize ait bir evi vardı ve inanın bana bunu kaybedene kadar değerini anlayamazsınız.Eroinin sebep olduğu fiziksel ağrılar ve yakınmalarım gittikçe azalmıştı ama maalesef,daha uzunca süre devam edecek olan ruhsal bir bunalım içerisirdeydim.Genelde akşamları,alkol alıyorduk ama birkere eroin kullandıysanız,bütün diğer maddelere karşı toleransınız inanılmaz artar.Genel de bira içerdik fakat artık bira kesmiyordu Reyhan ve kankası Klaudia,esrar ı daha çok seviyorlardı,fakat esrar tam olarak benik kalemim bir madde değildir,çok aptal ve güçsüz hissdiyordum,alkol daha çok hitap ediyordu,beş altı ay kadar böyle devam etti.Fakat ikimizde eroinin yerine tam olarak birşey koyamıyorduk,içten içe bir özlem vardı.Altı ay kadar sonra,Aykutun almanyaya gelme durumu belirdi,aykut bengüyü görmek için gelecekti.Bengü bize 90km mesafedeki Düsseldorf a bağlı neuss ta oturuyordu,fakat babası aykut un gelmesine sıcak bakmadığı için vize için gerekli evrakları bizim yollamamız gerekiyordu.Veinanın bana bu hiç te kolay birşey değildir,fakat Reyhan büyük bir özveriyle çok kısa zamanda herşeyi halletti.Bu arada bizde kalması da gerekecekti ve hergün bu doksan kilometreyi trenle gitmesi gerekiyordu ve bu maddi olarak ta oldukça ağır bir külfet demek ti.Aykutu havaalanına almaya giderken neuss dan bengüyüde aldık,Aykut dirikt olarak düsseldorf a uçek bulamamış,köln/bonn havaalanına geliyordu.Yaklaşık 100km lik yolu,reyhanın küçük citroen visa sı ile almıştık,aykut kapıdan gözüktü,o benim gelmiş geçmiş en iyi arkadaşım dı onu çok seviyorduk,birbirimize sarıldık bir yumak olmuştuk ben,bengü aykut ve reyhan,tanrım kısa sürede bir çok imkansızı başarmıştık,nihayet aykutta burdaydı,sadace bir ay kalacaktı am ben onun da almanyaya yerleşmesini istiyordum.İyi bir arkadaş ve reyhan bana sonsuza akadar yeterdi...Arabaya bindik muhabbet ediyor ve aykut un türkiyeden getirdiği camel ları içiyorduk,almanyadaki camellar berbattı.Eve gelmeden önce aldi ye uğrayıp,24 lü bir kasa alman birası aldık,aykutta sıkı içerdi.Bengü ise eve dönmek sorundaydı.çünkü babasının,Aykut un almanya ya geldiğini bilmesini istemeyordu babası gerçekten çekilmez biriydi.Ayutun mali durumu iyi sayılmazdı yanında sadece 145 mark vardı ve bu onun bir haftalık tren masrafına bile yetmezdi ama biz fena durumda sayılmazdık ve biz arkadaştık,yani harşeyimiz ortak tı!saat daha akşam dokuzdu ve biz biraları bitirmiştik,saat 19.30 da almanyada ki dükkanlar kapanıyordu ve alkol alınacak tek yer,on dakikalık yürüme mesafesindeke benzin istasyonuydu.bu arada ben de çat pat almanca konuşmaya başlamıştım.Aytutla yürümeye başladık,yolda bizden bahsdiyorduk,ona evliliğin harika gittiğini ve çok mutlu olduğumuzu söyledik,birbirimiz için hiç düşünmeden ölebilir ve öldürebilirdik!Büyük birşişe rus votkası alıp geri döndük,Onu da bitirip uyuduk ertesi gün reyhan aykuta,öğrenci kimliğini verdi,böylece hergün normalde elli mark tutan tren yolculuğunu bedava yapabilecekti,basit sarı bir kağıttan ibaretti kimlik,ve resimsizdi,yani almanlarvatandaşlarına ve beyanlarına çok güveniyorlardı!Birer renkli fotokopi çektirip ben ve reyhan da aynı kimliği kullanıyordu yani yaklaşık olarak 300km çapındaki bir bölge olan Rhein Rhur verkehersverbund da kısacaVVR,üçümüz beş kuruş vermeden metro.tramvay ve otobüslerden bedava yaralanıyorduk ve bu bana inanılmaz geliyordu ama daha sonra almanyada daha pekçok inanılmaz şey olduğunu görecektim!Bazen bengü geliyordu,evin anahtarını bengüye vermiştik,böylece yanlız kalıp sevişebilecekler di ve biz bu konularda insanlara yardımcı olmaya bayılıyorduk.Bir akşam konuşurken konu eroine geldi,aykutta pekçok kez bizimle beraser kullanmıştı,nekadar saçma değil mi dedim;eroini o kadar kötü ve kurtulması imkansız birşey gibi anlatıyorlarki.Oysa biz hemde üç aydan fazla kullundık ama altı aydan fazladır temiziz.Evet dedi reyhan,sadece zayıflar bağımlı olur ve bu onun kötü olduğu anlamına gelemz,bengüde biliyordu kullandığımızı ama o hiç denememişti ve bizi onaylamıyordu,gerçi o sigara ve bira bile içmezdi ye neyse!Ya aslında bir kez daha takılsak fena olmazdı değilmi dedi birisi!Hepmiz atladık,şahane olurdu.Az sonra tren istasyonundaydık-hauptbahnhof-Reyhan butür şeylerin almanyada tren istasyonlarında döndüğünü söylüyordu.Az sonra junky tipli birni bulduk ve bize sugar-eroin-ayarlayabileceğini söyledi.30 marka bir paket alıp eve döndük,ufak bir paketti,türkiyede o paraya iki gram alabilirdim ama bu paket en fazla0,3g dı ama neyse sorun değil di sadece bir kez takılıacaktık öyle değilim=?Heyecanla eve geldik,paketi açtık,ve ilk fırtı ben çektim burnama ve,burnuma dolan sütlükahve yüzünden neredeyse kusuyordum.Evet ilk almanya alışverişimizde kazıklanmıştık.Deli gibi hızla evden fırladık tren istasyonu evden yürüyerek beş dakika çekiyordu,ve tabiki adam çoktan kaybolmuştu küfürler ederek bağırmaya başladım,hepimizin siniri inanılmaz bozulmuştu.Sorun tabiki para değildi o muhteşem hissi bir daha yaşayacak olmamız hepimizi heyacanlandırmıştı,ve tabiki kazıklanmak sinir verici bir durumdu.Ama pes etmeyi hiç sevmeyen insanlardık reyhan ve ben birşey e karar verilmişse o olmuş demekti,vazgeçmek sözkonusu bile olamazdı-,gesagt,getan-,söylenen yapılmıştır...Başka birini bulmuştuk,daha genç bir alman.Bu sefer kazıklanmaya niyetimiz yoktu.Genç bize düsseldorftan mal bulabileceğini söyledi,ve en az iki paket almamız gerekiyordu,kafaya koymuştuk bir kere,citroen e atladık ve A52 den düsseldorf a doğru yola çıktık,arabayı reyhan kullanıyordu,ben o zamanlar almanyada araba kullanmıyordum,çünkü kurallar çok sıkıydı ve ben neredeyse kural tanımayan bir türk şöförü olduğum için fazla hoş karşılanmıyordum.20 dakika sonra düsseldorf hbf.-merkez tren garı-önündeydik daha öncede gelmiştik birçok defa.ama bu sefer farklı bir amaç için.Çocuğa denemden parayı vermiycemizi söyledim,çocuk bizimle geri döneceğini ve kendisinin de kokain alacğını söyledi,daha önce kokain kullanmamıştık ve umurumuz da değildi.Tek istediğimiz,vücudumuzdan çıksada,aklımızdan çıkmayan age kafasını tekrar yaşamak dı.Alışverişi tamaladıkarabaya bindik.ben paketi açtım ve üç çizgi hazırladım,çektik,aracın içinde çocuk cebinden bir insilün şırıngası çıkardı daha önce iğne yapan birini görmemiştik,canlı olarak yani.Hatta kokainin iğne olarak kullanıldığını bile bilmiyorduk.Çocuk,şaşkın bakışlarımız arasında,boş bir kola kutusunu ters çevirerek arkasınaki çukurda çok az bir suyun içine döktüğü kokaini,iğnenin içinden çıkardığı pompa ile ezerek.sigara filtresini topaklayarak yaptığı filtreden çekti,ve damarına şırınga etti.Bir süre sessiz kalmamızı itedi.Sanırım bir kaç dakika sonra normale döndü ve yola çıktık.Uzun zamandır temiz olan bedenimize eroin,çok iyi gelmişti,mal,koyu kahverengiydi ve iyiydi,birar sigara yaktık arabayı reyhan kullanıyordu.Almanyadaki ilk doz eroinmizi kullanmıştık üçümüzde eve kadar bumutların üzerinde geldik.Evde birer line daha yaptık,aykutta...O gece sabah a kadar seviştik reyhanla,sabaha kadar mal ertesi gün bitti,ve uzun bir süre daha kullanmadık,hasta olacağımızı biliyorduk eğer üst üste alırsak...Ve hasta olmak inanın bana hiç zevkli değildir.

20 Şubat 2007 Salı

AGE

Evet evet tecrübeliydim ve ben bir müziysen dim ve bir yazar!İdollerim den bir çoğu,kurt cobain,jim morrison,iggy pop,charles bukowski,hemmingway,ya alkolik ya kumarbaz yada uyuşturucu kullanıcısı değilmiydi?Yani bir nevi yasa dışı olanın yasak olanın üretime bir katkısı olduğu söylene bilirdi.Yada LSD türü halüsinatiflerin,yaratıcılığı teiklediği hakkında konuşulunlar vardı...Ve ben burnuma hayatımı çekmiştim!Essen1994;kısa bir şaşlınlıktın sonra içeri geçtik,abisi de ordada idi ve o yüzden,rahatkonuşamıyorduk,sormak istediğim sorular vardı,ve onunla sevişmek istiyordum.Abisi,Reyhanın anne ve babasının da beni görmek istedikleri ni söyledi,bunlar bana saçma geliyordu,uzun süredir ayrı olduğum karımın yanıdaydım,yorgun şaşkın ve biraz da korkmuştum,yanlız kalmaya ihtiacım vardı ama insanlar anlayışsızdır,kendilerini düşünür ve onların istediğinin olmasını isterler,senin ne düşündüğünü ne istediğinin önemi yoktur hele 18 yaşındaysan ve onlara maddi olarak göbekten bağlıysan.Tekrar yola çıktık,arabayı abisi kullanıyordu,öne oturmamı istemişti ama ben arkaya,reyhanın yanına oturdum.ona dokunmak yakın olmak istiyordum,gerisi boştu.Aslında yol uzun deiğl di,ama bana çok uzak gelmişti bu formalitelerden sıkılmıştım,biran önce yanlız kalam istiyordum ama yapılması gerekenler vardı,her zaman vardır? değilmi!A3 otaban dan Oberhausen a oradan ra hollandaya gida A42 den feurde-Wesel a gelmiştik.Nispeten küçük bir yerde yolda abisi sürekl konuşuyor okuduğu okulu,babasının çalıştığı yeri falan gösteriyordu ama gerçekten yorulmuş ve sıkılmaya başlamaıştım.Eve vardığımızda bitkindim,rutin aile seramonileri sıradan sorular falan filan derken saat geç olmuştu,annesi o gece orada kalmamız için bastırmaya başladı ama bu duyduğum en saçma şeydi,haftalardır ayrıydık ve artık yanlız kalmak istiyordum,ben ailesi ile değil,Reyhan ile evlenmiştim,ve hayatın bu saçma tek düze mecburiyetleri beni gerçekten sıkıyordu ve hala da sıkıyor.Ama o zamanlar daha serttim ve taviz vermz bi şekilde eve gitmek istediğimi,ve dahası gideceğimizi söyledim.Reyhanın eski model bir citroen i vardı fakat bozuk tu ve bizi abisi götürecek ti aynı otobanlardan eve döndük,tanrım ne kadar çok otoban vardı ve araba,heryer aydınlık,düzenli ve temiz di.Eve vardık,abis tekrar geri döndü,ben kesinlikle ailesinin idealindeki damat adayı değildim ama,bunun için ellerinden gelen herşeyi denemişlerdi ama benim ve reyhan ın duruşu çok kesin ve sert ti engel olamazsınız,eve döndüğümüz de,korktuğum başıma gelmiş ti.Reyhan,doğal olmayan birşekil de bana uzak duruyordu,belliki çok yorulmuştu ve kafasını sikmişlerdi,bu uzun saçlı küpeli garip giyinen,düşünen çocuk da nereden çıkmıştı.O gece birlik te olmadık,bu aslında beni olduk ça rahatsız etmişti ama kadınlar böyledir ve baskı ters teper,o yüzden onu anladığımı,ve sorun olmadığını söyledim.Ama sorundu,onu yanlız bırakmam gerektiğini,ilişkimize hiç te olumlu bakmayan bir sürü insanın etrafta olduğunu fark etmiştim.ama nekadar dayanabilirdim ki?Ertesi gün erken kalktık.Reyhan duş alıp evden çıktı,işe gitmesi gerekiyordu saati 15 mark a çalışıyordu ve dokuz saat çalışacaktı.Ve almanyaya geldiğim 18 saat olduğun da yanlız kalmıştım.Yanımda getirdiğim iki karton camel sigaram ve iki büyük rakı vardı ama eroinin etkisi geçmiş,yoksunluk semptomları başlamıştı,aslında gelmeden önce istanbul da 5 gün kadar eron kullanmamış fakat son bir paket daha almıştım,taksim tünel de o zamanlar kiraladığımız bir müzik sütüdyosun da ilhamiyle buluşmuş ve dolapdere den gelen bir torbacıdam sağlam iki paket almıştık,mal ucuzdu o zamanlar,ve kaliteliydi,dozumuz da daha yükselmemeişti,iki gram iki hafta boyunca yetiyordu.Evden dışarı çıktım ama bu ülke b şehir bana tamamen yabancıydı ve kaybolsam adres bile soramazdım.Türkiyeden gelirken sony müzik setimi washburn elektro gitarımı ve reyhana hediye aldığım klasik gitarı getirmiştim,Megadeth in yeni çıkan youthanasia albümünü kaset çalara koydum alkol içebilecek durum da değildim hastalık;eroin krizi,başlamıştı,fakat daha önce ara verdiğim için o kadar da kötü değildi,pozitif düşünmeye çalışıyordum akşam Reyhan gelecekti,ve bir kaç gün sonra tamamen iyileşecek tim,herşey güzel olacaktı!I tought i knew at all-herşeyi bildiğimi düşünürdüm-Çalıyordu şarkının sözleri oldukça anlamlı geliyordu aslında oldukça pesimist sözlerdi,bana kim yardım edecek şimdi?nerede uzanacak yardım eli?bu benim son denmem mi?O anki ruh halimi çok güzel anlatıyordu,çok zor bir işi başarmış,dünyayı karşımıza alarak aşkımızı yaşatmıştık ama nasıl bir belaydı şu eroin insanın,bütün vücudunu etkiliyor ve aır bir depresyona sokuyordu ama başaracaktım çünkü relhana çok güveniyor ve çok seviyordum,akşam yedi buçuk ta reyhan geldi.Çok sevinmiştim,çok daha olumlu gözükyordu bir an için onun da bunları yaşadığı aklıma geldi daha güçlü olmalıydım,oda benm ruh halim anlamış bana daha şevkatli davranıyordu,Çok zorlandığını anlattı roin gerçekten çok güçlüydü ama biz beraber daha güçlüydük ve başarmak zorundaydık.O gece ve ilerleyen gecelr de,reyhanınarkad

evde

anahtarla kapıyı açtı,gerçekten heyecanlanmıştım,gerçekten pek çok zor ve imkansız gibi gözüken şeyi,kısa bir süre içinde halletmiş ve engellere rağmen,beraber olmayı başarmıştım,Almanyadayım.Saat 19,00 olmuştu ev küçüktü,bir yatak odası,mutfakla beraber salon ve banyo tuvaletten oluşan kırktbeş metrekarelik aşk yuvamızdaydım,ev de nerdeyse hiç eşya yoktu,salonda modern bir koltuk,yerde eski bir halıflex,mutfağı ayıran bir amerikan bar ve iki adet bar taburesi...recep bana evi göstermek için,yatak odasının ışığını açtı,yerde çift kişilk bir yatak,dolap yoktu,recep,eşya almak için beni beklediklerini,reyhanın benimle beraber seçmek istediğini söyledi.Umurumda değil di hiçbirşey,sadece reyhanı görmek istiyordum,gerisi umurum da bile değil.abisi reyhanın işten çıktığını ve az sonra evde olacağını söyledi.Artık kalbimin atışını duyabiliyordum.Bir sigara daha yaktım,on dakika sonra kapı çalındı,yerimden fırladım,kapıyı açtım,çok güzeldi...Sadece çok güzel kocaman gözlerimiz ile şaşırmış birşekilde birbirimize bakıyorduk,başarmıştık saniyelerce mi sürmüştü,yoksa saatlerce mi?kapıdan sanki üzerime atladı,yoksa benmi sıçradım birbirimize deliler gibi sıkıca sarılmıştık.İlk tanışmamızdan sonra birbirimize aşık olmuş.onbeş gün için de daha birlikte bile olmadan,onun hayatımı birleştirmek için beklediğim kadın olduğunu anlamıştım,gece kumsalda içtiğimiz efes extralar,ve tütün paketinden çıkartıp sardığı cigaralık,yeni çıkan metallica "black"albümünü duyduğumda,150metreden görmüştüm onu ilk kez,yüzünü seçemiyordum ama.uzun siyah saçları,ve metallica dinlemesi,onunla tanışmam için yeterliydi,neden bilmiyorum ama çok güzel olduğuna emindim.Gece yazlık sitenin ortasındaki valeybol sahasında.ateşin yanında oturan gençlerden biri olduğunu hemen fark ettim,pek hazzetmediğim,doktorun oğlu bülent,almanyadan gelecek birkızın sevgilisi olduğunu söylüyordu,yoksa?Engel,benim için motivasyon demek ti ve o zaman ki gençler arasında ben ve aykut çok daha cool takılıyorduk,elektro gitar çalıyor,bira ve rakı içiyor ve entellektüel muhabbetler ediyorduk,kızlar,arabalar,ve futbol dan bahseden sıradan yaşıtlarımızdan farklıydık,lise yi bitirdiğimden beri saç uzatıyor ve o zamanlar için oldukça marjinal sayılacak şekil de giyiniyordum ve küpe takıyordum,farklıydım,her şekilde.Kalabalığa yaklaştık ça yüzünü daha net görebiliyordum,iri silah gözleri,uzun siyah saçları,hafif gothic makyajı,siyah taytı ile daha adçekici bir hale gelen bedeni ve yaydığı enerji beni bir mıknatıs gibi kendine çekti,flrt etmeyi beceremezdim,fazla atılgan olduğum da söylenemezdi ama onunla tanışmam gerektiğini biliyordum iç güdüleriyle avlanan bir hayvan gibi yanına giderek merhaba dedim,çok tatlı bir gülümsemesi vardı ve almancı 3.jenerasyonda olan aksanı yoktu tane tane ve çok düzgün türkçe konuşuyordu,herşeyi beni inanılmaz etkiliyordu ve onunda benimle ilgilendiği belli olyuor du,zaman çok kısıtlıydı,sadece üç haftalığına gelmişler di.Ve gymnasium da okuduğunu,almanca ingilizce ve matematik abitur,bir çeşit olgunluk sınavı,u yapacağını ve üniversitede matemetik ve ingilizce okuyacağını,bir çırpıda anlattı,genellikle,almancıları pek sempatik bulmazdım,için için bir kıskançlıkla beraber;elbiseleri,sonradan görmelikleri,dinledikleri müzik,aksanları ve tavırları bana çok itici ve komik gelirdi,bunu onada söyledim,oda paralel düşündüğünü söyledi,farklıydı;entelleküel di,rock dinliyordu çok sade ama parlayan bir güzelliği vardı,çok hoş giyiniyordu yani her molekülü iyi beni kendine doğru çekiyordu,ve doktorun oğlu!doktor adayı bülent i çok itici bulduğunu,söylemiş ve kalbimde taht kurmuştu.Zaman su gisi geçiyordu ve birşeyler yapılması gerkiyordu hem de çok hızlı...Geziyor.müzik dinliyor,içiyor sevişiyorduk,tutcu bir ailesi vardı,sakaryanın bir köyünde yaşayan,minyatür tyzsinin kızı bize yardımcı oluyor,zaman ayarlıyor ve birbirimize gün geçtik çe daha çok bağlanıyorduk.Zaman azalıyor gündüzler yetmiyordu,sağdan soldan gerizekalı dedikodular duyuyor,pekte sağlam pabuç olmadığını.esrar içtiğini ve o zamanlarda bir türk kızının olamayacağı kadar açık düşünüyor ve konuşuyordu,ama bütün bunlar beni ondan uzaklaştırmak bir yana daha da aşık ediyordu,bu arada,ben üniversiteyi kazanmış olmamın verdiği rahatlıkla,yazlık ta tek başıma kalıyor,her ğece bira içiyor ve maddi olarak ta çok rahat davranıyordum.Evlerimiz arasında 150 metre vardı ama ailesi yüzünden gece davetlerimi geri çeviriyordu ama artık onu inanımaz derecede arzuluyordum ve gece evden kaçıp gece gizliçe bana gelemesi için bastırıyordum,kabul etti o akşam anne ve babasına demlediği çayın içine,almanyadan tankası olan klaudianın cerrah babasından arakladıkları,rhopynol ü krmış ve annebabasını uyanılması imkansız bir uykuya yatırarak,evin ikinci katından bahçeye atlamış ve arka kapıdan benim eve gelmişlerdi,Yanıda teyzesinin kızı.benim yanım da ise aykut vardı.Altınci biramı açtım kapı çalında ve sabah a kadar yanlız kalacak,müzik rakı ve...Birbirimize sarıdık öpüşmeye başladık duracak gibi değildik,çek yatın üzerin de sevişmeye başladık.dudaklarını açlık tan ölmek üzere olan bir bebeğim mamaya saldırması gibi emiyor,ağrımaya başlayan testislerim zonkluyordu.tabiki bakir değildim ve aslında yaşıma ve sosyal statüme göre oldukça renkli bir cinsel hayatım vardı on altı yaşımdan beri...Ve oda hiç tecrübesiz değildi.Allerim,inanılmaz bir hızla vücudunda ustaca hareket ediyor,işimi iyi yaptığımı ispatlayan zevk iniltileri evi dolaşıyordu,parmaklarımkalçalarına oturmuş 501 in düğmelerini açmak üzere harekte geçtiğinde çok sahroş olmasına ve ateş gibi yanmasına rağmen,bunu yapmamamız gerektiğini söyledi,biraz keyfim kaçmıştı ama onubbir gecelik birşey uğruna kaybedemeyecek kadar çok seviyordum.Beklemem gerekecekti ve bekleyecektim...zaman inanılmaz bir hızla geçmiş,gitme vakti gelmişt ama bunun bir son olamayacağıçok açıktı ama 17 yaşında bir çocuktum ve almanyaya kendi imkanlarımla seyahet etmem de imkansızdı,ağlamak ta fayda etmedi ve arkasından bakakaldığım halde,mazdaya binmişler ve almanyaya gitmek üzere yola çıkmışlardı artık cebeci de kalmamın da bir anlamı kalmamıştı,ilk otobüsle adapazarına doğru yolaçıktım,tahmini olarak edirnede olmaları gerekiyordu ve cep telefonlarının.internetin olmadğı bir çağda yaşıyorduk,ve elyazimnin üzerine dalmayan gözyaşlarım mürekebi dağıtırken yazdığım mektubu posta ya vermek üzere evden çıkmak üzereyken,telefon çaldı.bu,oydu tanrım inanamıyordum ama,hala adapazarındaydılar,bu gece eniştelerin de kalacak.daha sonra ananesine,köye gidecek ve tam üç koca gün daha türkiyede kalacak ve daha sonra yolaçıkacaklardı,bu bir işaret olmalıydı,bir saat sonra,üçüncü sınıf bir pastanede oturmuş konuşuyorduk geri zekalı kız kardeşleri ve kuzenleriyle beraber ve onlardan kurtulmamız gerekyordu,bir aat sonra evdeydik deli gibi öpüşüyor ve sevişyorduk,bu kız benim olmalıydı,bir sene,evet bir sene sonra 18 olacaktım o saten bu sene onsekiz olacak tı ve sonra ailelerimiz karşı bileçıksa birbirimizin olacaktık,kesin kararlıydık,bir sene boyunca,eskişehirdeki postaneden,adapazarından istanbul poztanesinden sürekli mektup atıyor ve alıyor dum belli saatlerde bütün paramı yatırdığım telefon kartlarıyla telefon da görüşüyor kalan zamanlar da birbirimize mektup yazıyorduk ucuz şarap içiyor,ve sadece onu düşünüyordum,çevremde bir sürü kız vardı ama gözüm kimseyi görmüyor,günleri sayıyordum,tekrar geleceği zaman yaklaşıyordu evet başaracak tık bütün dünyayı karşımıza alacak ve evlenecektik...sonsuza kadar birbirimizin olma üzere,söz verdik ve masa ve sandalyelerin şahitliğinde nikah kıydık,kedi kendimize kimseye ve hatta tanrı ya bile gerek yoktu,biz birbirimize yeterdik,okan ve aykutla beraser İTÜ kimya mühendisliğinde,derslere giriyor ve eskişehirde,çok az zaman geçiriyordum,anneme de anlatmıştım ve tanıdığm herkese ama sanırm iki çocuğun düşleri olarak ciddiye bile almıyorlardı bir hafta sonu,istanbuldan,okanın arabasıyla cebeciye gelmiş mangalı yakmış,aşağından ekmek almış dönerken cebecideki yazlğımızın,yanındaki evin camının açık olduğunu gördüm.koşarak eve geldim,aykut ve okan evde gitar çalıyorlardı hafta sonları taksim balıkpazarındaki Caravan rock barda çalıyorduk gurubun ismi juliaces voices te,aykuta bağırdım.olm hazine buldum hazine,bir saat sonra evin içindeydik bir telefon vardı ve açıktı!Aykutta aadapazarlı bir ailenin almanyada yaşayan kızları bengüden hoşlanıyor ama bu imkansız aşk için birşey yapamıyordu(Aykut ve bengü şu anda evliler ve istanbul anadolu yakasında oturuyorlar)çünkü bengü aykutun uzaktan akrabasıydı,ve babası kızını almanyada okutacak ve asla bir türk le hele hele aykutla evlendirmeyecekti,ama aykut benim de gazımla o gece bengüye telefonda evlenme teklif etti ve bengüde kabul etti!bir saat ben bir saat aykut konuşuyordu,tam 48 saat telefola konuştuk bir eve yasadışı lollardan girmiş ve inanılmaz yüklü miktarda fatura getirecek bir telefon konuşması yapmıştık aykut ayrıntılı fatura gelince foyamızın ortaya çıkacağını ve hapse gireceğimizi söylüyor ve bana küfür ediyordu ama ben onun şu anda devam eden bir evlilik yapmasına sebep olmuştum ve ne ben ne aykut hapse girmedi kızları,bu konuda uyardık ve o ailede gelen 2800 marklık faturayı ödemedi.YAZ GELMEK ÜZEREYDİ,REYHANA EVLEN ME TEKLİFİNİyaptığım GUİTAREST cafede oturuyor kahvemi içerken,stairway to heaven ı dinliyordum,evet gerçekten de cennete merdiven dayamış ve merdivenleri ağır ağır çıkıyordum...yada cehenneme.öZCAN iLHAMİNİN sahibi olduğu cafede çalışıyordu,kafası sürekli iyiydi ama alkol değildi içtiği,peki neydi,94 yazının başlarıydı ve reyhan temmuz sonunda gelecekti,ünivensite tetile girmiş ama benim için çoktan bitmişti.Ve özcana sordum.doztum ne kullanıyorsun,esrar?Daha önce bir kez reyhanla birkez de istanbul da manken sibel gökçenin kardeşi ile,bin travestiyi becermeden önce,etiler de akmerkezin karşısında,seneler sonra tanışacağım sevgili Dileğin ablasının,evinin bulunduğu sitenin yanın da,şarkıcı Ozan orhon'un kayınçosu muratın evinde içmiştim tecrübeliydim yani ve reşittim!Hayır dedi esrar değil,ama söylemek te istemiyordu biraz ısrar yetmişti,eroin di kullandığı!N,dedim?Eroin mi/?iğnemi yapıyorsun?Hayır dedi,sakin di.Burun tava yapıyorum.Nasıl yani dedim kokain değlmiydi o burna çekilen beyaz toz?Az sonra tuvaletteydik.zarf şaklinden ağıt bir paket çıkardı!Toz klozetin kapağına döküldüğn de bütün tarih yeniden yazılıyordu,eroin;kahve rengiydi,iğne yadılmıyordu ve burun dan çekilebiliyordu,,,,asiydim,metalciydim.alkolik bir aileden gelen babasız bir çocuktum,korkusuz dum,ve burnuma hayatımı çektim